kapıya ile cümle
kapıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hoedenmaker was uit het zicht voor de officier kon krijgen naar de deur.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Kalapos eltűnt szem elől, mielőtt a tiszt nem jutott el az ajtót.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Kloboučník byl z dohledu, než důstojník mohl dostat ke dveřím.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Klobučar je bil daleč od oči, preden bi lahko uradnik priti do vrat.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Klobúčnik bol z dohľadu, ako dôstojník mohol dostať ku dverám.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.경찰관이 문을에 도착하기 전에 해터 시야에서 사라져야했다.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Palarierul a fost departe de ochii înainte ca ordonatorul ar putea ajunge la uşă.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Sombrerero se había perdido de vista antes de que el ujier pudiera llegar a la puerta.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Капелюшник зник, перш ніж офіцер міг дістатися до дверей.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Шапкар не се виждаше пред длъжностното лице може да стигне до вратата.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Шляпник скрылся из виду, прежде чем офицер мог добраться до двери.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.הכובען היה מחוץ לטווח הראייה לפני הקצין יכול להגיע אל הדלת.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.وكان حتر بعيدا عن الانظار قبل موظف يمكن الوصول إلى الباب.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu."次の証人を召喚する!"キング氏は言う。
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Cảm ơn", ông nói drily, liếc nhìn từ cô ra cửa và sau đó cô ấy lần nữa.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Ďakujem," povedal sucho a díval sa z nej k dverám a potom sa na ňu znova.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Danke", sagte er trocken und warf einen Blick von ihr auf die Tür und dann sie wieder an.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Dank u," zei hij droog, met een blik van haar naar de deur en daarna weer naar haar.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Děkuji," řekl suše a díval se z ní ke dveřím a pak se na ni znovu.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."감사합니다"라고 그녀에게서 다시 문에 후 그녀에게 반짝이기는하지만, drily했다.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Dziękuję", powiedział sucho, zerkając od jej drzwi, a następnie na nią ponownie.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Gracias", dijo secamente, mirando de ella a la puerta y luego a su vez.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Grazie", ha detto seccamente, guardando dal suo alla porta e poi di nuovo.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Hvala," je dejal drily, Že pogled od nje do vrat, nato pa se ji še enkrat.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Kiitos", hän sanoi kuivasti ja vilkaisi hänen ovelle ja sitten hänelle taas.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Köszönöm", mondta szárazon, nézett a lány az ajtó felé, majd rá ismét.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Merci", dit-il sèchement, en regardant d'elle à la porte et puis à lui à nouveau.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Mulţumesc", a spus el sec, se uite la ei la uşă şi apoi la ei din nou.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Obrigado", disse ele secamente, olhando dela para a porta e depois para ela novamente.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Tack", sa han torrt, en blick från henne till dörren och sedan på henne igen.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Terima kasih," katanya datar, melirik ke pintu dan kemudian di lagi.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Σας ευχαριστώ", είπε στεγνά, ρίχνοντας μια ματιά από της προς την πόρτα και στη συνέχεια μαζί της και πάλι.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Благодаря ви", каза той сухо, като погледна от нея до вратата, и след това отново я.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Спасибі," сказав він сухо, переводячи погляд з неї на двері, а потім на неї знову.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."Спасибо," сказал он сухо, переводя взгляд с нее на дверь, а затем на нее снова.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."شكرا لك" ، وقال انه بركتها ، نظرة عابرة من بلدها الى الباب في وجهها ثم مرة أخرى.
"Teşekkür ederim," diye onu tekrar kapıya ve sonra ona bakarak, kurak söyledi."私は一度に、それらをきれいに乾燥先生があるでしょう、"彼女は言った、と彼の服を実施
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir gün터보가 그의 부리로 문을 두드렸죠. 그녀석이 들어오게 했고 터보는 이곳으로 왔죠. 전 여러분께 보여드리고자 합니다.
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günTurbo a început să bată cu ciocul la ușă. I-am dat drumul să intre.
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günTurbo a pris l'habitude de frapper à la porte avec son bec. On ouvre la porte et il entre.
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günTurbo đã gõ cửa xe bằng cái mỏ của nó. Chúng tôi để nó vào trong, và nó đến đây
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günTurbo elkezdett kopogtatni az ajtón a csőrével. Beengedtük és bejött ide.
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günTurbo ha aprendido a llamar a la puerta con el pico. Le dejamos pasar y entra. Y sólo quería mostrarles
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günTurbo ha preso a bussare alla porta con il becco. Gli abbiamo aperto ed è entrato.
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günTurbo zapukał dziobem do drzwi. Wpuściliśmy go, a on wszedł.
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günТурбо начал стучать в дверь клювом. Мы впустили его, и он вошёл.
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günТурбо се е заел да чука на вратата с клюна си. Пуснахме го вътре, и той влиза тук.
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günטורבו למד להקיש במקורו על הדלת. הכנסנו אותו, והוא בא לכאן. ורציתי רק להראות לכם
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günكان توربو يطرق على الباب بمنقاره فسمحنا له بالدخول فأتى إلى هنا و أردت فقط أن أريكم
Turbo kapıya gagasıyla vurur, onu içeri alırız ve buraya gelir ve size bir günそうすればドアを開けて中に入れてやります お見せしたかったものがあります ターボがある日友達を
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.Als een specht klopte hij op mijn deur tot ik opendeed.
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.Batia na porta como um pica-pau até eu a abrir.
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.Dia mengetuk seperti burung pelatuk sampai saya buka pintunya.
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.E bussa alla mia porta come un picchio finché non apro.
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.Et il frappait à la porte comme un pic-vert jusqu'à ce que j'ouvre.
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.그리곤 마치 딱다구리새처럼, 제가 문을 열때까지 계속 노크를 해대는 거예요.
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.Kopogott mint a harkály, míg be nem engedtem.
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.Og ligesom, banke som en spætte på min dør indtil jeg åbnede den.
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.Pukał niczym dzięcioł, póki nie otworzyłam.
Ve bir ağaçkakan gibi ben açana kadar kapıya vurdu.Şi, ca, ca o ciocănitoare a bătut la uşa mea până i-am deschis.
İlgili Sayfalar