kapıya ile cümle
kapıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şey, Carnegie, Rockefeller ve tüm bu koylara Aynı sıralama, biliyorum. "kapıya kaydırdı.Щось подібне Карнегі та Рокфеллер, і всі ці бухти робите, ви знаю. "Я ковзнув за двері.
Şey, Carnegie, Rockefeller ve tüm bu koylara Aynı sıralama, biliyorum. "kapıya kaydırdı.نفس النوع من الشيء كارنيجي وروكفلر ، وجميع هذه الأمور خيران ، فإنك أعرف. "انا انزلق نحو الباب.
Şey, Carnegie, Rockefeller ve tüm bu koylara Aynı sıralama, biliyorum. "kapıya kaydırdı.知っている。"私はドアにスライド。 "非常にあなたを残して申し訳ありませんが、私は他の若者の一部を満たすために持っている。"
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Fico ali de costas contra a porta para o Johnny não entrar no quarto e ver que não estou a fazer nada.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Ich stelle mich mit dem Rücken gegen die Tür, damit Johnny nicht reinplatzt und sieht, dass ich nichts tue.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Ik sta met mijn rug tegen de deur zodat Johnny niet kan binnenstormen en zien dat ik niets doe.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Jag står med ryggen mot dörren så att inte Johnny kan komma inrusande och se att jag inte gör något med henne.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Je suis dos à la porte pour que Johnny ne fasse pas irruption dans la chambre et voit que je ne fais rien.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.저는 쟈니가 문을 박차고 들어와 제가 아무것도 하지 않고 있는 것을 보지 못하도록 문을 등지고 섰습니다,
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Stau cu spatele în uşă pentru ca Johnny să nu poată da buzna în cameră şi vedea că nu fac nimic.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Stoję plecami do drzwi, żeby Johnny nie wtargnął do pokoju i nie zorientował się, że nic nie robię.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Stojím chrbtom k dverám, takže Johnny nemôže vraziť do izby a vidieť, že nič nerobím.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Tôi đứng dựa lưng vào cửa để Johnny không thể bất chợt nhảy vào phòng và thấy rằng tôi chẳng làm gì cả.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Στεκόμουν με τη πλάτη μου στη πόρτα για να μην μπορεί ο Τζόνι να μπει και να δει οτι δεν έκανα τίποτα.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Стоях с гръб опрян на вратата, така че Джони да не може да влезе в стаята и да види, че не правя нищо.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Я стояв спиною до дверей, щоб Джонні не ввірвався до кімнати та не побачив, що я нічого не роблю.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.Я стоял спиной к двери так, чтобы Джонни не вломился бы к нам и не увидел, что я ничего не делаю.
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.עמדתי עם הגב לדלת כך שג'וני לא יוכל לפרוץ לחדר ולראות שאני לא עושה דבר
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.لقد جعلت ظهري على الباب حتى لا يستطيع جوني دخول الغرفة ويرى أننى لا أفعل شيئ .
Sırtımı kapıya dayamıştım ki Johnny içeri dalıp bir şey yapmadığımı görmesin.ドアを背中で押さえていました かなりの長い間何もしないで
Sonra doğuya bakan kapıya gitti, basamakları çıkıp kapı eşiğini ölçtü. Eni bir ölçü değneği kadardı.그가 동향한 문에 이르러 층계에 올라 그 문통을 척량하니 장이 한 장대요 그 문 안통의 장도 한 장대며
Sonra doğuya bakan kapıya gitti, basamakları çıkıp kapı eşiğini ölçtü. Eni bir ölçü değneği kadardı.ויבוא אל שער אשר פניו דרך הקדימה ויעל במעלתו וימד את סף השער קנה אחד רחב ואת סף אחד קנה אחד רחב׃
Sonra doğuya bakan kapıya gitti, basamakları çıkıp kapı eşiğini ölçtü. Eni bir ölçü değneği kadardı.他 到 了 朝 東 的 門 、 就 上 門 的 臺 階 、 量 門 的 這 檻 、 寬 一 竿 、 又 量 門 的 那 檻 、 寬 一 竿
Sonra doğuya bakan kapıya gitti, basamakları çıkıp kapı eşiğini ölçtü. Eni bir ölçü değneği kadardı.他 到 了 朝東的門 、 就 上門 的 臺階 、 量門 的 這檻 、 寬一竿 、 又 量門 的 那 檻 、 寬一竿
Sonra kapıyı kapatıp gitti ve ben orada kalakaldım. Uzun bir süre kapıya bakıp durdum.Luego se ha marchado, ha cerrado la puerta y me he quedado ahí... ...yo que sé el tiempo, mirando la puerta.
- Sonraki kapıya git!- Туда! Быстро! Успокойся.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Apoi a intrat în salon, şi, deodată, rapid, răutate, a trântit uşa în
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Aztán belépett a nappaliba, és hirtelen gyorsan, kegyetlenül, becsapta az ajtót az arcukat.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Dann trat er in die Stube, und plötzlich, schnell, brutal, schlug die Tür in ihre Gesichter.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Então ele entrou na sala e, de repente, rapidamente, violentamente, bateu a porta na seus rostos.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Kemudian ia masuk ruang tamu, dan tiba-tiba, cepat, kejam, membanting pintu di wajah mereka.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.그런 다음 그는 응접실를 입력, 갑자기, 신속하게, 지독하게,에서 문을 닫은
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Luego entró en la sala, y de repente, rápidamente, violentamente, cerró la puerta en sus rostros.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Następnie wszedł do salonu, i nagle, szybko, brutalnie, zatrzasnął drzwi w ich twarze.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Pak vešel do salonu, a najednou, rychle, zlomyslně, zabouchl dveře jejich tváře.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Poi entrò nella sala, e subito, rapidamente, con cattiveria, sbattuto la porta in i loro volti.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Potem je vstopil v salon, in nenadoma, hitro, zlobno, zaloputnil vrata njihove obraze.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Potom vošiel do salónu, a zrazu, rýchlo, zlomyseľne, zabuchol dvere ich tváre.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Puis il entra dans le salon, et soudain, rapide, vicieusement, claqué la porte au leurs visages.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Sau đó ông vào phòng khách, và đột ngột, nhanh chóng, đầy ác ý, đóng sầm cửa lại trong khuôn mặt của họ.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Sedan han kom in i salongen, och plötsligt, snabbt, brutalt, smällde dörren i deras ansikten.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Sitten hän tuli saliin, ja yhtäkkiä, nopeasti, raa'asti, sulki oven heidän kasvonsa.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Vervolgens ging hij de salon, en plotseling, snel, venijnig, smeet de deur in hun gezichten.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Στη συνέχεια, μπήκε στην αίθουσα, και ξαφνικά, γρήγορα, άγρια, χτύπησε την πόρτα πρόσωπά τους.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Затем он вошел в гостиную, и вдруг, быстро, злобно, захлопнул дверь их лица.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Потім він увійшов до вітальні, і раптом, швидко, злобно, зачинив двері їхні обличчя.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Тогава той влязъл в гостната стая, и изведнъж, бързо, порочно, затръшна вратата в лицата им.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.ثم دخل صالون ، وفجأة ، بسرعة ، بشراسة ، انتقد الباب في
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.彼らの顔。単語は、最後のエコーまで話されていたではない
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Cappellaio era fuori dalla vista prima che l'ufficiale potrebbe arrivare alla porta.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Chapeleiro estava fora de vista antes que o oficial chegasse à porta.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Chapelier était hors de vue avant que l'agent pourrait se rendre à la porte.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hatter außer Sicht war, bevor der Offizier die Tür bekommen konnte.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hatter było widać przed oficer może dostać się do drzwi.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hatter đã được ra khỏi tầm nhìn trước khi nhân viên có thể nhận được cửa.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hatter oli poissa näkyvistä ennen upseeri voisi päästä ovelle.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hatter sudah keluar dari pandangan sebelum petugas bisa sampai ke pintu.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hatter var ude af syne, før officer kunne komme til døren.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hatter var utom synhåll innan officeren kunde komma till dörren.
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hatter ήταν έξω από τα μάτια, πριν ο αξιωματικός θα μπορούσε να πάρει στην πόρτα.
İlgili Sayfalar