kapısı ile cümle
kapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kortejoların giriş kapısı kapandığında burada yaşayan ailelerin dış dünya ile temasları kesilirdi.Door deze Kattenburgerbrug op te halen konden de bewoners zich afsluiten van de buitenwereld.
Giriş kapısı demirdir.De posten van de entree zijn achtzijdig.
Bu sebeple Selahaddin Kapısı olarak da anılır.Daarom werd ze ook Overste poort genoemd.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.Uit die tijd dateren het trappenhuis, de vloeren en de deurportalen.
Bir gün Bahadır'ın kapısına, Yalçın'ın hayaleti gelir.Er zal een dag komen dat de lentewind waait door de jaden poort.
Ayrıca güney ve kuzey taraflarda da iki giriş kapısı mevcuttur.Zowel de noord- als de zuidzijde kent twee portalen.
Aylaklar, evin ön kapısına vurmaya başlar.Gomez begint bij de voordeur van het huis.
""Yeşilırmak Kapısı'nda anlaşmaya varıldı""."Wees bereid tot verzoening na ruzies".
Rampa üzerinde ayrıca bir acil durum kapısı bulunmaktadır.Boven de poort bevindt zich ook een gevelsteen.
VE kapısı bağımsız olayların birleşimini temsil eder.Zij wordt gerekend tot de kunststroming van het Onafhankelijk Realisme.
Ancak uçağın kapısı henüz kapatılmıştır.De luchthaven is momenteel gesloten.
Minare kapısı da buradadır.Hierin bevindt zich ook de toegangsdeur.
Bu sınır kapısı, 1989 yılında açılmıştır.Deze hal werd in 1989 geopend.
Tek kapısı doğuya bakmaktadır.Het paleis is op het oosten gericht.
Nehrin üstündeki köprü de sınır kapısı, geçiş noktası işlevindedir.De brug in de rijksweg is een vaste brug.
Giriş kapısı aslını korumuştur.De deksteen van de ingang is bewaard gebleven.
Cami giriş kapısının yanı ahşap camekanla bölünmüştür.Podobne było nad drzwiami po przeciwnej stronie, lecz zostało zamurowane.
1989 yılında FIBA kapısını ABD’nin NBA oyuncuları gibi profesyonellerin katılımına da açmıştır.W 1989 FIBA otworzyła drzwi na igrzyska olimpijskie profesjonalistom np. z NBA w Stanach Zjednoczonych.
Puerta del Sol (İspanyolca "Güneşin Kapısı"), Madrid'in en bilinen meydanı.Puerta del Sol (pol. brama słońca) – jeden z najważniejszych placów w Madrycie.
Yedi gece boyunca, tam bir saat sürecek yavaşlıkla yaşlı adamın odasının kapısını açarak deneme yapar.Siedem nocy z rzędu otwiera on drzwi do pokoju starego człowieka, za każdym razem zajmuje mu to pełną godzinę.
Minare kapısı da buradadır.Znajduje się tu też komora boczna.
Brandenburg Kapısı, Berlin'de bir kapı.Ponownie otwarto Bramę Brandenburską w Berlinie.
Tek kapısı doğuya bakmaktadır.Jest to jedyna brama otwarta ku wschodowi.
Buranın çok büyük ve kalın bir kapısı vardır.Brama Ploče składa się z bramy zewnętrznej i wewnętrznej.
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler powala psychopatę na ziemię i zabija go drzwiami od lodówki.
Tam bu sırada evin kapısı çalınır.Wtedy zaryglował drzwi domu.
Büyük mağara kapısı açılır; Ali Baba mağaranın içine girer ve cok geçmeden kapı kendiliğinden kapanır.Wrota otworzyły się przed nim i Ali Baba wszedł do środka.
Oruç ehli olanlar / sürekli oruçlarını tutanlar Reyyan (su içip kanan) kapısından çağrılır.Nazwa pochodzi od znajdujących się tu ław (straganów), na których handlowano pieczywem.
Çok süslü bir ana giriş kapısı vardır.Posiada bardzo duży otwór wejściowy.
Yeraltı Dünyasına giden geçidin kapısıdır.Niedaleko znajdowało się wejście do świata podziemnego.
Giriş kapısının üzerinde gül renkli vitray vardır.Nad wejściem jest rozeta z wirażem.
Kambur soytarı evinin sokak kapısını açarak içeri girer ve kızı Gilda orada bulunmaktadır.Wtem otwierają się drzwi książęcej komnaty i wybiega z nich Gilda.
Kapısı güney duvarında bulunmaktadır.Drzwi zostały umieszczone w ścianie zachodniej.
Doğu tarafında ise Brandenburg Kapısı'ndan sonra Straße des 17. Juni olarak devam eder.Trasa wiodła od Bramy Brandenburskiej poprzez dzisiejszą Straße des 17.
Yedek taret ve çıkış kapısı çıkartıldı.Zostały zakupione nowe ławki i drzwi wejściowe.
Tapınağın Yukarı Kapısı'nı onardı ve Ofel kentinin duvarlarını genişletti.Wznosił nowe fortece i naprawiał mury miejskie.
Kilisenin kapısı.Adres kościoła.
Hutter şatoya vardığında şatonun kapısı kendiliğinden açılır.Gdy dotknął bram, zamek sam się otworzył.
1963 yılında, ABD başkanı John F. Kennedy Brandenburg Kapısı'nı ziyaret etti.W czerwcu 1963 roku Berlin odwiedził prezydent USA John F. Kennedy.
Avlunun biri kıblede, ikisi yanda üç kapısı vardır.Otoczone jest murem, w każdym boku posiada trzy bramy.
Cümle kapısı Draman caddesindedir.Leży na linii Drammenbanen.
Ancak uçağın kapısı henüz kapatılmıştır.Kabina pilota była zamknięta.
Şam Kapısı (Kudüs), Kudüs'ü çevreleyen tarihi bir kapı.Widoczna wieża jest Wieżą Dawidową znajdującą się w Jerozolimie.
Dante onları öldürür ve Cehennem kapısını kapatır.Dave podpalił swą ofiarę i zamknął miejsce zbrodni.
Göğün kapısını bekler.Niebiosa otwierają swoje bramy.
1517 - Martin Luther, Wittenberg'de 95 tezini kilise kapısına asarak Protestanlığı ilan etti.1517 – Marcin Luter przybił do drzwi katedry zamkowej w Wittenberdze swoich 95 tez.
Yapılan incelemede kazaya uçağın arka bagaj kapısındaki yapım hatasının neden olduğu belirlenmiştir.Przyczyną wypadku miały być nieprawidłowo domknięte drzwi samolotu.
Yazlık kısmının geometrik şekillerle süslenmiş muhteşem bir Ana kapısı vardır.W portalu znajdują się drewniane drzwi zdobione geometrycznie.
VE kapısı bağımsız olayların birleşimini temsil eder.Działa w Stowarzyszeniu Działaczy Niepodległościowych Nieprzejednani.
Dükkanların her birinin ayrı kapısı yoktur.Każde pomieszczenie miało oddzielne drzwi.
Zaman Kapısı'nın sırrını bilen ender kişilerdendir.Tylko on wie o istnieniu tajemniczego lokatora starego zegara.
Üç avlu kapısı, iki giriş kapısı vardır.Jaskinia ma dwa otwory wejściowe.
Kemerli giriş kapısı.Zauważmy położenie drzwi wejściowych.
Mistress Quickly Falstaff'in evin kapısına geldiğini bildirir.Fru Quickly signalerar att Falstaff är på väg.
Bu, dört kardinal kapısı, bir bent kapağı, dört gizli kapı ve bir işaret kulesi içerir.Dessa består bland annat av fyra huvudportar, en dammlucka, fyra hemliga portar och ett signaleringstorn.
Sanatçı şarkıyı şatonun kapısının önünde söyler.En trubadur sjunger framför slottet.
Ancak uçağın kapısı henüz kapatılmıştır.Flygbolaget är numera nedlagt.
Buranın çok büyük ve kalın bir kapısı vardır.Var och en av dessa består av en mur och en bred vallgrav.
Bugün yalnızca, avlusunun giriş kapısı ayakta kalmıştır.Endast stenporten genom dem har överlevt.
Leonov, uzay aracının kapısından içeri girmekte de güçlük çekti.Leonov klarade nästan inte att komma tillbaka till rymdskeppet.