kapının ile cümle

kapının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.En tant que gardien de cette porte, j'ai vu partir tellement de gens.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Kot vratar smrti sem jih že mnogo pospremil.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Ως φρουρός αυτής της πύλης, αποχαιρέτησα πολύ κόσμο.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Я, как привратник смерти, проводил множество людей.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım...و كبواب فقد ودعت العديد من الناس
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Da sagde han: "Kald på hende!" Og han kaldte på hende, og bun tog Plads ved Døren.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Da sa han: Kall på henne! Så kalte han på henne, og hun trådte frem i døren.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Ê - li-sê nói rằng : Hãy gọi nàng . Ghê-ha-xi gọi nàng , nàng đến đứng nơi cửa .
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Ê-li-sê nói rằng: Hãy gọi nàng. Ghê-ha-xi gọi nàng, nàng đến đứng nơi cửa.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Eliseo disse: «Chiamala!». La chiamò; essa si fermò sulla porta
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Entonces Eliseo dijo: --Llámala. Él la llamó, y ella se detuvo a la puerta
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Er sprach: Rufe sie! Und da er sie rief, trat sie in die Tür.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.És monda: Hívd ide! És a mikor oda hívta, megállott az ajtóban.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Et il dit: Appelle-la. Guéhazi l`appela, et elle se présenta à la porte.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Hän sanoi: "Kutsu hänet". Niin tämä kutsui hänet, ja hän astui ovelle.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.In veli: Pokliči jo! In ko jo pokliče, stopi ona med duri.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.가로되 다시 부르라 부르매 여인이 문에 서니라
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu."Panggillah wanita itu," kata Elisa. Wanita itu datang dan berdiri di pintu
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Pelo que disse ele: Chama-a. E ele a chamou, e ela se pôs � porta.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Protož řekl: Zavolej jí. Takž jí zavolal, a ona stála u dveří.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Przetoż rzekł: Zawołajże jej. I zawołał jej, a ona stała u drzwi.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Så sade han då: »Kalla henne hitin.» Då kallade han dit henne, och hon stannade i dörren.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Şi el a zis: ,,Cheamă -o!`` Ghehazi a chemat -o, şi ea a venit la uşă.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Vtedy povedal: Zavolaj ju. A zavolal ju, a zastála vo dveriach.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.Και ειπε, Καλεσον αυτην. Και οτε εκαλεσεν αυτην, εσταθη εις την θυραν.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.И рече: Повикай я. И когато я повика, тя застана при вратата.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.И сказал он: позови ее. Он позвал ее, и стала она в дверях.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.ויאמר קרא לה ויקרא לה ותעמד בפתח׃
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.فقال ادعها. فدعاها فوقفت في الباب.
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.以 利 沙 說 、 再 叫 他 來 . 於 是 叫 了 他 來 、 他 就 站 在 門 口
Bunun üzerine Elişa, ‹‹Kadını çağır›› dedi. Gehazi kadını çağırdı. Kadın gelip kapının eşiğinde durdu.以利沙 說 、 再 叫 他來.於是 叫 了 他來 、 他 就 站在 門口
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Fui atirado para um espaço branco, diante de uma grande entrada.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Jag kastades i ett vitt ljus framför en stor dörr.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Jeg blev kastet igennem hvidt lys foran en stor dør.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Me arrojaron a un espacio blanco, justo delante de una gran puerta.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Minut heitettiin valkoiseen tilaan suuren portin eteen.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Sono stato lanciato in uno spazio bianco, davanti a un grande cancello.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Zostałem wrzucony w białą przestrzeń przed wielkimi wrotami.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Εκσφενδονίστηκα σε κάτι λευκό, μπροστά σε μια μεγάλη πύλη.
Büyük bir kapının önüne, beyaz bir uzaya atıldım.Меня бросило в белое пространство у больших ворот.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım. (Çekiçler çınlıyor)Kijk eens naar de figuren in de vorstelijke ingang. hamer geluid
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım. (Çekiçler çınlıyor)Podívejte se na postavy na královském portálu (zvuk kladiv)
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Jetons un regard sur les statues sur le portail royal.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Przypatrzmy się postacion w ościeżach królewskiego portalu.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Давайте посмотрим на фигуры на столбах между вратами.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Поглянемо на фігури Королівського порталу.
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi ki그리고 우리는 닫혀진 문 앞에서 잠시 멈추었는네, 로빅첵 박사는
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi kiNastępnie zatrzymaliśmy się przed zamkniętymi drzwiami i doktor Robicsek powiedział, z wyraźną dumą:
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi kiPotom sme zastali pred zavretými dverami a Dr. Robicsek s očividnou hrdosťou povedal:
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi kiואז עצרנו לפני דלת סגורה וד"ר רוביצ'ק אמר,
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi kiثم توقفنا أمام الباب المغلق قال السيد روبيكسك
Daha sonra kapalı bir kapının önünde durduk ve Dr. Robicsek büyük bir gururla dedi ki「さあこの先はレジスタンス作品だ」
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.A Dávid si zažiadal a riekol: Oj, keby sa mi dal niekto napiť vody zo studne v Betleheme, ktorá je pri bráne!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.A Dávid si zažiadal a riekol: Ó, keby sa mi dal niekto napiť vody zo studne v Betleheme, ktorá je pri bráne!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David a avut o dorinţă, şi a zis: ,,Cine-mi va aduce apă de băut din fîntîna de la poarta Betleemului?``
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David a avut o dorinţă, şi a zis: ,,Cine-mi va da să beau apă din fîntîna de la poarta Betleemului?``
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David eut un désir, et il dit: Qui me fera boire de l`eau de la citerne qui est à la porte de Bethléhem?
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða - vít ao_ước rằng : Chớ_chi ta được uống nước bởi giếng ở bên cửa thành Bết-lê-hem !
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða-vít ao ước rằng: Chớ chi ta được uống nước bởi giếng ở bên cửa thành Bết-lê-hem!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða - vít ước_ao rằng : Than_ôi ! chớ gì ai ban cho ta nước uống của giếng bên cửa thành Bết-lê-hem !

İlgili Sayfalar