kapıldım ile cümle

kapıldım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben görünce dehşete kapıldım.I was appalled at the sight.
Sorumsuz tavrınız yüzünden paniğe kapıldım.I am alarmed by your irresponsible attitude.
Ben trajik bir hikayeyle gözyaşlarına kapıldım.I was moved to tears by the tragic story.
Ben kızın cazibesine kapıldım.I was attracted to the girl.
Ben hasta olduğun izlenimine kapıldım.I got the impression that you were ill.
Onun söylediği tarafından dehşete kapıldım.I was horrified by what she had said.
Ben gerçekten dehşete kapıldım.I'm truly horrified.
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’I’m sort of watching myself do it.”
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.And then came one of the biggest guilt trips of my life.
Paniğe kapıldım, aşırı derecede tedirgin oldum.I had a total anxiety attack.
Bunun daha başarılı çözümlerden biri olduğu hissine kapıldım.I felt this was one of the more successful solutions.
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.I was horrified and shocked to learn about this.
Yemeğimize devam ederken, tuhaf bir duyguya kapıldım:And as we were eating,
Büyüsüne kapıldım.I got hooked.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.But I got sort of curious of what he meant with liberty, and liberty for whom.
Kafam karıştı ve umutsuzluğa kapıldım.I wound up confused and despairing.
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’Es war, als würde ich mir selbst zuschauen.
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’J'ai cru qu'il se fichait de moi ».
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’Мне нравилась идея того, что за мной кто-то присматривает.»
Benden boşanacağı korkusuna kapıldım.Ik werd bevangen door de angst dat zij van mij zou gaan scheiden.
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’俺の頭を見てるもん」と指摘された。
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’나는 내 자신이 이용당하는 느낌이었다"라고 밝히기도 했다.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Aber ich wurde irgendwie neugierig, was er mit Freiheit gemeint hat, und Freiheit für wen.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Ale jaksi jsem byl zvědavý co myslel pojmem svoboda, a svoboda pro koho?
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Ale zaciekawiło mnie co miał rozumiał przez wolność i dla kogo miałaby ona być.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Dar m-am întrebat la ce se referea prin libertate şi libertate din partea cui.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.무엇을 의미하고, 누구의 자유를 말하는 지 궁금 했습니다.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Maar ik werd een beetje nieuwsgierig naar wat hij bedoelde met vrijheid, en vrijheid voor wie.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Mais je me suis demandé ce qu'il entendait par "liberté" et de la liberté pour qui.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Ma mi sono incuriosito, riguardo a cosa intendesse con libertà, e libertà per chi.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Mas fiquei meio curioso sobre o que é que ele queria dizer com liberdade, e liberdade para quem.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Men jag blev lite nyfiken på vad han menade med frihet, och frihet för vem.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Mutta heräsin pohtimaan, mitä hän tarkoitti vapaudella, ja kenen vapaudella.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Nhưng tôi cảm thấy tò mò về những gì ông ấy muốn bày tỏ khi nói về quyền tự do, và đó là quyền tự do cho ai.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Pero me despertó la curiosidad sobre qué implicaba con "libertad", y libertad para quién.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Tapi saya jadi penasaran akan apa yang dimaksudkan dengan kebebasan, dan kebebasan untuk siapa.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Αλλά ήμουν περίεργος τι εννοούσε με τον όρο "ελευθερία", και ελευθερία για ποιον.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Но меня заинтересовало, что он понимал под свободой, и для кого была эта свобода?
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Но някак ми стана любопитно какво е имал предвид под свобода, и свобода за кого.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.Та мені стало цікаво, що він мав на увазі під свободою, і свободою для кого.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.לגבי מה הוא התכוון בחירות, ולמי החירות.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.عن ماذا كان يقصد بالحرية، و الحرية لمن.
Ama bir çeşit meraka da kapıldım özgürlük derken neden bahsediyordu, kimin için özgürlük.次に、1858当時の世界を
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.A potom prišili jedny z najväčších výčitiek, aké som zažil.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.E depois veio um dos maiores momentos de culpabilização da minha vida.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.E poi mi sono sentito terribilmente in colpa.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Erre elkezdett úgy bűntudatot ébreszteni bennem, mint még soha senki.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Et alors j'ai subi une tentative de culpabilisation comme rarement.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.In potem se je začel eden največjih občutkov krivde v mojem življenju.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Kemudian datanglah salah satu rasa bersalah terbesar dalam hidup saya.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.그리고 이 일은 저에게 큰 죄책감을 느끼게 했습니다.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Načež přišlo něco, díky čemu jsem cítil snad největší vinu ve svém životě.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Og så kom en af de største skyldfølelser i mit liv.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Şi-atunci a venit unul din cele mai intense sentimente de vinovăţie din viaţa mea.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Siitä tuli yksi isoimmista syyllisyydentunteista elämässäni.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Und dann kamen die heftigsten Schuldzuweisungen meines Lebens.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Varpå jag fick mitt livs största skamkänsloattack.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Và sau đó tôi tôi bước vào một tâm trạng xấu hổ trong khoảng thời gian dài nhất của đời mình.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Wat er toen kwam, gaf mij een immens schuldgevoel.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.Wtedy wpadłem w najgorsze poczucie winy w życiu.

İlgili Sayfalar