kapıldı ile cümle
kapıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.ユダヤ人にとっては大問題です
Aranız iyiydi ve o yanlış fikirlere kapıldı.¡Fuiste amable con ella y se hizo ideas!
Aranız iyiydi ve o yanlış fikirlere kapıldı.Kau baik dan dia salah paham !
Aranız iyiydi ve o yanlış fikirlere kapıldı.오빠가 좀 잘해주니까 알랑방귀 끼는 거지?
Aranız iyiydi ve o yanlış fikirlere kapıldı.Você foi gentil com ela e ela interpretou errado!
Aranız iyiydi ve o yanlış fikirlere kapıldı.Ти був добрий, а вона все не так зрозуміла!
Aranız iyiydi ve o yanlış fikirlere kapıldı.كنت لطيفا معها ولكنها اسائت الفهم
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Du bist dem Zauber von Baek Seung Jo komplett verfallen.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Du har fallit totalt för magin som är Baek Seung Jo.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Em đã hoàn toàn lọt vào vòng ma thuật của Baek Seung Jo.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Je bent totaal gevallen voor de magie die Baek Seung Jo is.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Kamu jatuh dalam pesona Baek Seung Jo.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Sei totalmente innamorata della magia che è Baek Seung Jo.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Te-ai indragostit si mai tare de magicul Beak Seung Jo.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Tu es totalement tombée sous l'emprise de Baek Seung Jo.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Zakochałaś się po uszy w magii, która jest w Baek Seung Jo.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Έχεις πέσει θύμα της μαγείας του Μπεκ Σουνγκ Τζο.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.Ты поуши влюбилась в волшебство Бэк Сын Чжо.
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.انتى حقا وقعتى فى سحر بيك سونج جو
Artık tamamiyle Baek Seung Jo sihrine kapıldın.もしもし
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.A gdy był dzień, stał się rozruch niemały między żołnierzami o to, co by się z Piotrem stało.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.A když byl den, stal se rozbroj nemalý mezi žoldnéři o to, co se stalo při Petrovi.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.A keď nastal deň, bolo nemalé vzrušenie medzi vojakmi, čo sa stalo s Petrom.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Bij het aanbreken van de dag was er grote opschudding onder de soldaten. Wat kon er met Petrus gebeurd zijn?
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Cînd s'a făcut ziuă, ostaşii au fost într'o mare fierbere, ca să ştie ce s'a făcut Petru.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Cuando se hizo de día, hubo un alboroto no pequeño entre los soldados sobre qué habría pasado con Pedro
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Ðến sáng , trong bọn lính có sự xôn_xao rất lớn : vì chúng_nó chẳng hay Phi - e-rơ đi đâu .
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Ðến sáng, trong bọn lính có sự xôn xao rất lớn: vì chúng nó chẳng hay Phi -e-rơ đi đâu.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Fattosi giorno, c'era non poco scompiglio tra i soldati: che cosa mai era accaduto di Pietro
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.날이 새매 군사들은 베드로가 어떻게 되었는지 알지 못하여 적지 않게 소동하니
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Ko se je pa zdanilo, ni bil majhen strah med vojaki, kaj da se je s Petrom zgodilo.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Logo que amanheceu, houve grande alvoroço entre os soldados sobre o que teria sido feito de Pedro.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Men da det blev Dag, var der ikke liden Uro iblandt Stridsmændene over, hvad der var blevet af Peter.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Mikor pedig megvirradt, nem csekély háborúság támada a vitézek között, mi történt hát Péterrel.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Mutta kun päivä koitti, tuli sotamiehille kova hätä siitä, mihin Pietari oli joutunut.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Quand il fit jour, les soldats furent dans une grande agitation, pour savoir ce que Pierre était devenu.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Αφου δε εξημερωσεν, ητο ταραχη ουκ ολιγη μεταξυ των στρατιωτων τι αρα εγεινεν ο Πετρος.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.По наступлении дня между воинами сделалась большая тревога о том, что сделалось с Петром.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.Скоро ж настав день, зробивсь немалий переполох між воїнами, що стало ся з Петром.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.הבקר אור ומבוכה לא קטנה היתה בין אנשי הצבא על פטרוס מה היה לו׃
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.فلما صار النهار حصل اضطراب ليس بقليل بين العسكر ترى ماذا جرى لبطرس.
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.到 了 天 亮 、 兵 丁 擾 亂 得 很 、 不 知 道 彼 得 往 那 裡 去 了
Askerler sabahleyin büyük bir telaşa kapıldılar. Birbirlerine, ‹‹Petrusa ne oldu?›› diye sordular.到了 天亮 、 兵丁擾亂 得很 、 不 知道 彼得 往那 裡 去了
Batı Avrupa'daki kiliseye katılım çok keskin bir şekilde düştü ve insanlar paniğe kapıldılar.서유럽에서 교회에 가는 사람의 수가 급속히 감소하면서 사람들은 당황했습니다.
Batı Avrupa'daki kiliseye katılım çok keskin bir şekilde düştü ve insanlar paniğe kapıldılar.Số người theo nhà thờ ở Tây Âu bắt đầu trượt xuống rất đột ngột, và mọi người hoảng hốt.
Batı Avrupa'daki kiliseye katılım çok keskin bir şekilde düştü ve insanlar paniğe kapıldılar.נוכחות בכנסיות במערב אירופה החלה לדעוך בצורה חדה מאוד, ואנשים החלו להיבהל.
Batı Avrupa'daki kiliseye katılım çok keskin bir şekilde düştü ve insanlar paniğe kapıldılar.مرتادي الكنيسة في غرب اوروبا بدأوا في الانحدار بشكل حاد , و فزع الناس.
Batı Avrupa'daki kiliseye katılım çok keskin bir şekilde düştü ve insanlar paniğe kapıldılar.急速に減り 人々はパニックを起こしました 彼らはこう自問しました
Bazı ev kadınları bir yerlerde iyi bir damat olduğu hissine kapıldılar.Kilka gospodyń domowych doznało złudzenia, że jest gdzieś dobry zięć.
Bazı ev kadınları bir yerlerde iyi bir damat olduğu hissine kapıldılar.Některé vdané ženy získaly pocit, že tu je dobrý budoucí zeť.
Bazı ev kadınları bir yerlerde iyi bir damat olduğu hissine kapıldılar.Viele Hausfrauen haben die Illusion bekommen, dass es da draußen einen guten Schwiegersohn gibt.
Bazı ev kadınları bir yerlerde iyi bir damat olduğu hissine kapıldılar.Κάποιες νοικοκυρές είχαν την ψευδαίσθηση ότι υπάρχει ένας καλός γαμπρός εδώ πέρα.
Bazı ev kadınları bir yerlerde iyi bir damat olduğu hissine kapıldılar.Некоторым домохозяйкам могло показаться, что я мог бы быть хорошим зятем.
Ben hemen hemen bu ekran endişeye kapıldı garip bir sevinç deldi, duygu.Aku hampir khawatir dengan tampilan ini perasaan, melalui mana suatu kegembiraan yang aneh menusuk.
Ben hemen hemen bu ekran endişeye kapıldı garip bir sevinç deldi, duygu.Am fost aproape de alarmat de acest afişaj de senzaţie, prin care străpuns o euforie ciudat.
Ben hemen hemen bu ekran endişeye kapıldı garip bir sevinç deldi, duygu.Bil sem skoraj vznemirjen zaradi tega prikaza občutek, skozi katere prebodeno čudno vznesenosti.
Ben hemen hemen bu ekran endişeye kapıldı garip bir sevinç deldi, duygu.Ero quasi allarmato da questa esposizione di sentimento, attraverso il quale trafitto una strana esaltazione.
Ben hemen hemen bu ekran endişeye kapıldı garip bir sevinç deldi, duygu.Eu estava quase alarmado com esta exibição de sentimento, através do qual perfurou uma euforia estranha.
Ben hemen hemen bu ekran endişeye kapıldı garip bir sevinç deldi, duygu.Ich war fast von dieser Anzeige alarmiert Gefühl, durch die ein seltsames Hochgefühl durchbohrt.
Ben hemen hemen bu ekran endişeye kapıldı garip bir sevinç deldi, duygu.Ik was bijna gealarmeerd door deze vertoning van gevoel, waardoor doorboorde een vreemde opgetogenheid.