kapıldı ile cümle
kapıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İki yaşlı kadın da sulara kapıldı." dedi.Two old ladies were also swept away," he says.
Nehirlerin taşması ile pek çok araba suya kapıldı.The rivers burst their banks and swept cars.
Arap kuvvetleri paniğe kapıldı ve yenildi.The Arab forces panicked and were defeated.
Louis XIV ve Madame de Maintenon üzüntüye kapıldı.Louis XIV and Madame de Maintenon were plunged into sadness.
Kafam karıştı ve umutsuzluğa kapıldım.I wound up confused and despairing.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Und als Zacharias ihn sah, wurde er bestürzt, und Furcht überkam ihn.
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’Es war, als würde ich mir selbst zuschauen.
Tecrübesiz mürettebat paniğe kapıldı ve gemiler Cenevizliler tarafından ya batırıldı ya da ele geçirildi.L’inexpérience de l’équipage entraîne la panique et les navires sont coulés ou capturés par les Génois,.
Kimileri şiirin korkunçluğuna kapıldı, kimileri de müziğine.Certains de mes amis en sont captivés par la peur de celui-ci, d'autres par sa musique.
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’J'ai cru qu'il se fichait de moi ».
2 kapıldır.2 Num.
Fitzgerald,başarısız olduğu hissine kapıldı ve çalışmasının unutulacağını düşündü.Fitzgerald murió en 1940, creyéndose un fracaso y pensando que su obra estaba en el olvido.
Niye şimdi?" diye endişelendik, "Eva çok yaşlı" hissine kapıldık.«Eva es demasiado viejo», sentimos.
Tecrübesiz mürettebat paniğe kapıldı ve gemiler Cenevizliler tarafından ya batırıldı ya da ele geçirildi.Gli equipaggi inesperti si fecero prendere dal panico, e le navi furono o affondate o catturate dai Genovesi.
2 kapıldır.2 voll.
Tecrübesiz mürettebat paniğe kapıldı ve gemiler Cenevizliler tarafından ya batırıldı ya da ele geçirildi.Неопытные экипажи запаниковали, и корабли были потоплены или захвачены в плен генуэзцами.
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’Мне нравилась идея того, что за мной кто-то присматривает.»
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Зоя, увидев это, раскаялась в своих грехах, бросила свои украшения в огонь и вновь надела рубище.
Kale halkı bunu görünce korkuya kapıldı.Якуты испытывают страх, увидев этих людей.
2 kapıldır.Это будет 2.
Begil’in bundan haberi olunca, derin üzüntüye kapıldı.Когда Ариос об этом узнал, сердце его было разбито.
Niye şimdi?" diye endişelendik, "Eva çok yaşlı" hissine kapıldık.لماذا الآن؟" "إيفا قديمة للغاية"، نحن أحسسنا.
2 kapıldır.Quanto a 2.
Kale halkı bunu görünce korkuya kapıldı.Quando o inimigo viu isso, ficaram surpresos.
Bu fikre de nereden kapıldın?De onde você tirou essa idéia?
Benden boşanacağı korkusuna kapıldım.Ik werd bevangen door de angst dat zij van mij zou gaan scheiden.
Depremle birlikte insanlar paniğe kapıldı ve birçok kişi araçlarla kenti terk etti.We wsi wybuchła panika, ludzie uciekali w różne strony.
Begil’in bundan haberi olunca, derin üzüntüye kapıldı.När Birger fick höra detta greps han av stor sorg.
Sanırım durumun cazipliğine kapıldı.Hon har roligt åt situationen.
Tecrübesiz mürettebat paniğe kapıldı ve gemiler Cenevizliler tarafından ya batırıldı ya da ele geçirildi.Недосвідчені екіпажі запанікували й кораблі були потоплені або взяті у полон генуезцями.
Gemiciler korkuya kapıldı, her biri kendi ilahına yalvarmaya başladı.Кожен розмовляв своєю мовою і молився своєму богові.
2 kapıldır.Věřím 2.
Kimileri şiirin korkunçluğuna kapıldı, kimileri de müziğine.Unii dintre prietenii mei sunt cuprinși de frică, iar alții de muzicalitate.
Depremden dolayı şehir paniğe kapıldı.Orașul a fost cuprins de panică din cauza cutremurului.
Bu ateş kasırgasında bazı filikalar, içlerindeki herkesin ölmüş olması sonucu akıntıya kapıldılar.Az kigyulladt, majdnem mindenki meghalt, aki bent volt.
Gemiciler korkuya kapıldı, her biri kendi ilahına yalvarmaya başladı.Merimiehet pelästyvät ja huutavat avuksi jumaliaan.
Kraliçe bu kelimeleri duyduğunda büyük bir korkuya kapıldı ve sonucun ne olacağını merak etti.Da kongen det hørte, ble han underlig derved og mente at det skulle bety noe ondt.
Dolayısıyla, eğer yuvaları kapıldıysa kızıl kuyruklu şahinler yeni yuva yapmak zorunda kalırlar.Etter innførselen av humler fikk rødkløveren en normal frøsetting.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Ketika pada waktu pagi Yusuf datang kepada mereka, segera dilihatnya, bahwa mereka bersusah hati.
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’俺の頭を見てるもん」と指摘された。
İngiliz halkı, Çanakkale'de Türklerle tekrar savaşa gitme olasılığı ile paniğe kapıldı.イギリス世論はチャナクでの事件とふたたび戦争が始まる可能性におびえた。
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.陽燧面窪,以一指迫而照之則正;漸遠則無所見;過此遂倒。
Begil’in bundan haberi olunca, derin üzüntüye kapıldı.陶岚知道后,心痛得发抖。
Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’나는 내 자신이 이용당하는 느낌이었다"라고 밝히기도 했다.
2 kapıldır.따르다 2.
Sauron'un güçleri kararsızlığa, korkuya ve dehşete kapıldı.העין של סאורון הפכה לסמל של דיכוי ופחד.
Depremle birlikte insanlar paniğe kapıldı ve birçok kişi araçlarla kenti terk etti.Vo vzniknutej panike sa tisícky ľudí rozhodli oblasť opustiť svojimi autami.
2 kapıldır.Po 2.
Kraliçe bu kelimeleri duyduğunda büyük bir korkuya kapıldı ve sonucun ne olacağını merak etti.Kralj opazi njen strah in jo vpraša, česa se bo i.
Depremle birlikte insanlar paniğe kapıldı ve birçok kişi araçlarla kenti terk etti.Mieste kilo panika ir daug žmonių pabėgo.
2 kapıldır.On kaks.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Aber unsre Väter wurden stolz und halsstarrig, daß sie deinen Geboten nicht gehorchten,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ale oni a naši otcovia prevádzali pýchu a zatvrdili svoju šiju a nepočúvali na tvoje prikázania.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ale oni i ojcowie nasi hardzie sobie poczynali, i zatwardzili kark swój, i nie słuchali rozkazania twego.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ali oni, očetje naši, so ravnali prevzetno in postali so trdovratni in niso poslušali zapovedi tvojih
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Dar părinţii noştri s'au îngîmfat şi şi-au înţepenit grumazul. N'au urmat poruncile Tale,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.저희와 우리 열조가 교만히 하고 목을 굳게 하여 주의 명령을 듣지 아니하고
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Maar onze voorouders waren trotse, hardnekkige mensen, die weigerden naar Uw geboden te luisteren.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Mais nos pères se livrèrent à l`orgueil et raidirent leur cou. Ils n`écoutèrent point tes commandements,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men de, våre fedre, var overmodige og hårdnakkede og hørte ikke på dine bud.