kapılar ile cümle
kapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sürüklenip Yeruşalim kapılarından dışarı atılacak, Eşek gömülür gibi gömülecek o.››他 被 埋 葬 好 像 埋 驢 一 樣 、 要 拉 出 去 扔 在 耶 路 撒 冷 的 城 門 之 外
Sürüklenip Yeruşalim kapılarından dışarı atılacak, Eşek gömülür gibi gömülecek o.››他 被 埋葬 好像 埋驢 一 樣 、 要 拉 出去 扔在 耶路撒冷 的 城門 之外
Tabi. Belediye başkanının kapalı kapılar ardında ne yaptığını kim bilmek ister?Кто хочет узнать, что мэр делает за закрытыми дверями?
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Af Dørvogterne: Akkub, Talmon og deres Brødre, der holdt Vagt ved Portene, 172.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.A kapunállók pedig: Akkub, Talmón és atyjokfiai, a kapukat õrizõk százhetvenketten.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.A vrátni: Akkúb, Talmon a ich bratia, ktorí strážili pri bránach; bolo ich sto sedemdesiatdva.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.A z odźwiernych: Akkub, Talmon, i braci ich, i stróżów w bramach, sto siedemdziesiąt i dwa.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Dalje vratarji, Akub, Talmon in njiju bratov, ki so čuvali pri vratih, je bilo sto dvainsedemdeset.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Et les portiers: Akkub, Thalmon, et leurs frères, gardiens des portes, cent soixante-douze.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.I portieri: Akkub, Talmon e i loro fratelli, custodi delle porte: centosettantadue
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.성 문지기는 악굽과 달몬과 그 형제니 도합이 일백 칠십 이명이며
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Los porteros: Acub, Talmón y sus hermanos, los que hacían guardia en las puertas: 172
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Những kẻ canh giữ cửa, là A-cúp, Tanh-môn, và các anh em họ, được một trăm bảy mươi hai người.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Những kẻ canh_giữ cửa , là A-cúp , Tanh-môn , và các anh_em họ , được một_trăm bảy mươi hai người .
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Och dörrvaktarna, Ackub, Talmon och deras bröder, som höllo vakt vid portarna, voro ett hundra sjuttiotvå.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Para penjaga pintu gerbang: Akub, Talmon dan rekan-rekan mereka. Semuanya berjumlah 172 orang
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Şi uşierii: Acub, Talmon, şi fraţii lor, păzitorii porţilor, o sută şapte zeci şi doi.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Também os porteiros, Acube, Talmom, e seus irmãos, os guardas das portas, foram cento e sessenta e dois.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Verder waren er 172 poortwachters. Zij stonden onder leiding van Akkub, Talmon en hun familieleden.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.Z vrátných: Akkub, Talmon a bratří jejich, strážní u bran, sto sedmdesát a dva.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.А вратарите: Акув, Талмон и братята им, които пазеха портите, бяха сто и седемдесет и двама души.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.А привратники: Аккув, Талмон и братья их, содержавшие стражу у ворот – сто семьдесят два.
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.והשוערים עקוב טלמון ואחיהם השמרים בשערים מאה שבעים ושנים׃
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.والبوابون عقوب وطلمون واخوتهما حارسو الابواب مئة واثنان وسبعون
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.守 門 的 是 亞 谷 、 和 達 們 、 並 守 門 的 弟 兄 、 共 一 百 七 十 二 名
Tapınak kapı nöbetçileri: Kapılarda Akkuv, Talmon ve kardeşleri nöbet tutardı. Toplam 172 kişiydiler.守門 的 是 亞谷 、 和 達們 、 並守門 的 弟兄 、 共 一百七十二 名
Tek elle kapıları kırdılar.Eles quebram portas com uma mão.
Tek elle kapıları kırdılar.Те разбиват вратите с една ръка.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Dajte na tha" veci a spustiť "Preskočiť sa o" dvere, "hovorí Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Đặt những thứ tha" và chạy một 'bỏ qua' o cửa ra vào, "Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Dejte na tha" věci a spustit "Přeskočit se o" dveře, "říká Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Laita tha 'asioita ja ajaa" livistää tiehensä O' ovet ", sanoi Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Masukan tha 'hal dan menjalankan' melompat keluar 'o pintu, "kata Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Metti in tha 'le cose ed eseguire un' saltare fuori o ' porte ", ha detto Marta.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."On tha Put 'Dinge und führen Sie ein" überspringen o' Türen ", sagte Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Ponte el tha 'las cosas y ejecutar un" pase de O' puertas ", dijo Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Pune pe Tha" lucruri şi să executaţi un "container out" o uşi ", a spus Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Put na tha 'stvari in vodijo" preskočiti ven o " vrata, "je dejal Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Put on tha 'dingen en start een' skip out o ' deuren ", zegt Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Put on tha" rzeczy i uruchomić "przejść się o" drzwi ", mówi Marta.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Revesti-tha 'coisas e executar um" saltar para fora o' portas ", disse Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Revêtez-tha 'des choses et d'exécuter une" sauter hors o' portes ", a déclaré Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Sæt på tha 'ting og køre en' springe ud o ' døre, "siger Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Ta på tha" saker och kör en "hoppa ut o" dörrar, "säger Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Tedd a tha" a dolgokat, és futtatni egy "skip ki o" ajtók, "mondta Martha.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."THA 입어 O '를 건너'물건과 실행 ' 문, "마사 고 말했다.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Βάλτε ΘΑ 'τα πράγματα και να εκτελέσετε μια" Μετάβαση από "o πόρτες ", δήλωσε η Μάρθα.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Покладіть на тха" речі й біжіть "перестрибнути з о ' двері ", сказала Марта.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Положите на тха" вещи и бегите "перепрыгнуть из о ' двери ", сказала Марта.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi."Поставете THA" неща и провеждане на "пропуснете о" врати ", каза Марта.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi.להפסיק. "שים על tha" דברים ולהפעיל "לדלג החוצה" o הדלתות, "אמרה מרתה.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi.تتوقف. "وضعت على ثا' الأشياء وتشغيل 'القفز خارج' س الأبواب "، وقال مارثا.
"Tha koyun o 'atlama' şeyler ve çalıştırmak ' kapılar, "Martha" dedi.ドア、"マーサは言った。 "母は、場合でも私は、できるだけ多くしていただけるようにO'ドアを締め出すするように指示する必要があると述べた
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.El teatro nos despierta los sentidos y abre la puerta de nuestra imaginación.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Il teatro ci risveglia i sensi e ci apre le porte dell'immaginazione.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Kịch đánh thức giác quan và mở ra cánh cửa của trí tưởng tượng.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.공연은 우리의 감각을 깨우고 상상의 문을 열어 줍니다.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Le théâtre éveille nos sens et ouvre la porte à notre imagination.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Teatr budzi nasze zmysły i otwiera drzwi do naszej wyobraźni.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Teatrul ne trezeşte simţurile şi deschide uşa imaginaţiei.
İlgili Sayfalar