kapılar ile cümle

kapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.Foran Kamrene var der en Forgang, ti Alen bred og hundrede Alen lang, og deres Døre vendte mod Nord.
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.그 두 방 사이에 통한 길이 있어 광이 십척이요 장이 일백척이며 그 문들은 북을 향하였으며
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.А перед комнатами ход в десять локтей ширины, а внутрь в один локоть; двери их лицом к северу.
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.ולפני הלשכות מהלך עשר אמות רחב אל הפנימית דרך אמה אחת ופתחיהם לצפון׃
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.وامام المخادع ممشى عشر اذرع عرضا. والى الداخلية طريق ذراع واحد عرضا وابوابها نحو الشمال.
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.在 聖 屋 前 有 一 條 夾 道 、 寬 十 肘 、 長 一 百 肘 . 房 門 都 向 北
Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.在 聖屋 前有 一 條 夾道 、 寬十肘 、 長一百肘.房門 都 向北
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Aby oni i synové jejich byli při branách domu Hospodinova, v domě stánku po strážích.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Aby oni i synowie ich byli we drzwiach domu Pańskiego, w domu namiotu na straży.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Así ellos y sus hijos fueron porteros por turno en la casa de Jehovah, es decir, en la casa del tabernáculo
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.A tak boli oni aj ich synovia nad bránami domu Hospodinovho, domu stánu, podľa stráží.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.De och deras söner stodo därför vid portarna till HERRENS hus, tälthuset, och höllo vakt.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.de og deres Sønner holdt Vagt ved Portene til HERRENs Hus, Teltboligen.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.De og deres sønner stod ved portene til Herrens hus, telthuset, og holdt vakt.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Ei şi copiii lor păzeau uşile Casei Domnului, adecă ale casei cortului.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Essi e i loro figli avevano la responsabilità delle porte nel tempio, cioè nella casa della tenda
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Eux et leurs enfants gardaient les portes de la maison de l`Éternel, de la maison de la tente.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.저희와 그 자손이 그 반열을 좇아 여호와의 전 곧 성막문을 지켰는데
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Niin he ja heidän poikansa olivat vartijoina Herran temppelin, telttapyhäkön, ovilla.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Õk és fiaik õrizik vala renddel az Úr házának, a sátornak kapuit.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Oni in njih sinovi so imeli nadzorstvo pri vratih hiše GOSPODOVE, ob hiši šatora, kot straže.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Sejak itu mereka dan keturunan mereka tetap menjadi penjaga pintu gerbang Rumah TUHAN
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Zij en hun nakomelingen hadden de leiding over de tabernakel van de HERE.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.И они и сыновья их были на страже у ворот дома Господня, при доме скинии.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.И така те и потомците им надзираваха портите на Господния дом, на дома на скинията като вардеха по ред.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.והם ובניהם על השערים לבית יהוה לבית האהל למשמרות׃
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.وكانوا هم وبنوهم على ابواب بيت الرب بيت الخيمة للحراسة.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.他 們 和 他 們 的 子 孫 、 按 著 班 次 看 守 耶 和 華 殿 的 門 、 就 是 會 幕 的 門
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.他 們和 他 們的 子孫 、 按 著 班次 看守 耶和華 殿 的門 、 就 是 會幕 的 門
O kapılar, önümüzdeki yüz senede, hem yeni bilimi yaratacak, hem de bildiğimiz dünyayı kökten değiltirecek.그리고 그 미래는 둘 다 새로운 과학을 창조할 것이며 그것이 다음 100년 내에 우리가 보게 될 근본적인 변화일 것입니다.
O kapılar, önümüzdeki yüz senede, hem yeni bilimi yaratacak, hem de bildiğimiz dünyayı kökten değiltirecek.ונקודות מבט אלו ייצרו מדע חדש, ושינוי בסיסי של העולם כפי שאנו רואים אותו, במאה השנים הבאות.
O kapılar, önümüzdeki yüz senede, hem yeni bilimi yaratacak, hem de bildiğimiz dünyayı kökten değiltirecek.و هذه الآفاق سوف تخلق مجالات جديدة للعلم ، وتغيير جوهري في العالم كما نراه ، في المئة سنة القادمة.
O kapılar, önümüzdeki yüz senede, hem yeni bilimi yaratacak, hem de bildiğimiz dünyayı kökten değiltirecek.新しい科学を生み出し 現在の世界は根本的に変化します 以上です 有り難うございました
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Azaż odkryte są tobie bramy śmierci? bramy cienia śmierci widziałżeś?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Či sú ti zjavené brány smrti, alebo brány tône smrti si videl?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Cửa âm phủ há có bày ra trước mặt ngươi chớ? Có thấy các cửa của bóng sự chết chăng?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Cửa âm_phủ há có bày ra trước mặt ngươi chớ ? Có thấy các cửa của bóng sự chết chăng ?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Haben sich dir des Todes Tore je aufgetan, oder hast du gesehen die Tore der Finsternis?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Har dødens porter vist sig for dig, og har du sett dødsskyggens porter?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Hava dödens portar avslöjat sig för dig, ja, såg du dödsskuggans portar?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Jsou-li tobě zjeveny brány smrti? A brány stínu smrti viděl-lis?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?사망의 문이 네게 나타났었느냐 사망의 그늘진 문을 네가 보았었느냐
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Les portes de la mort t`ont-elles été ouvertes? As-tu vu les portes de l`ombre de la mort?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Megnyíltak-é néked a halálnak kapui; a halál árnyékának kapuit láttad-é?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Mon Dødens Porte har vist sig for dig, skued du Mulmets Porte?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Odprla so se ti vrata smrti in videl si vrata smrtne sence?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Ou foram-te descobertas as portas da morte, ou viste as portas da sombra da morte?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Ovatko kuoleman portit sinulle paljastuneet, oletko nähnyt pimeyden portit?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Pernahkah orang menunjukkan kepadamu gapura di depan alam maut yang gelap gulita
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?¿Te han sido reveladas las puertas de la muerte? ¿Has visto las puertas de la densa oscuridad
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Ţi s'au deschis porţile morţii? Sau ai văzut tu porţile umbrei morţii?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Ti sono state indicate le porte della morte e hai visto le porte dell'ombra funerea
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Ηνοιχθησαν εις σε του θανατου αι πυλαι; η ειδες τας θυρας της σκιας του θανατου;
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Отворялись ли для тебя врата смерти, и видел ли ты врата тени смертной?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?Откриха ли се на тебе вратите на смъртта? Или видял ли си сенчестите врати на смъртта?
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?הנגלו לך שערי מות ושערי צלמות תראה׃
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?هل انكشفت لك ابواب الموت او عاينت ابواب ظل الموت.
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?死 亡 的 門 、 曾 向 你 顯 露 麼 . 死 蔭 的 門 、 你 曾 見 過 麼
Ölüm kapıları sana gösterildi mi? Gördün mü ölüm gölgesinin kapılarını?死亡 的門 、 曾 向 你 顯露麼 . 死蔭的門 、 你 曾見過麼
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Anda mengajarkan cara membuka pintu buat diri sendiri
İlgili Sayfalar