kapılar ile cümle

kapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.A okrem týchto dvoch dverí sa tam nachádzajú taktiež dvaja sediaci chlapíci.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.A vedle těchto dveří sedí dva lidé.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Co więcej, obok drzwi siedzi sobie dwójka ludzi.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Di fianco alle porte sono sedute due persone.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Do lado das portas, há duas pessoas sentadas.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.En naast deze deuren zitten twee personen.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Ja näiden ovien vieressä on kaksi henkilöä istumassa
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.문 옆에는 두 명의 사람이 앉아 있습니다.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Naast de twee deuren zitten twee mensen
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Och bredvid dessa dörrar sitter två människor.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Og ved siden af ​​dørene, er der to mennesker, der sidder der.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Uh, I just--what I meant is that I really appreciate everything that you-- okay.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Und neben den Türen sitzen zwei Männer.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.Και δίπλα από αυτές τις 2 πόρτες, υπάρχουν 2 άνθρωποι που κάθονται.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.А пред вратите има двама човека.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.ליד הדלתות יושבים שני אנשים
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.一人はここに、
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Acestea sînt specii cheie. Specii de avangardă care deschid uşile pentru alte comunităţi biologice.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Đây là những sinh vật mở đường. Những loài vật tiên phong mở cửa cho những cộng đồng sinh học khác.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dessa arter är "inkörsportar". Förtrupper som öppnar dörrarna för andra biologiska samhällen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dies sind bahnbrechende Gattungen. Spitzenarten, die die Tore für andere biologische Gemeinschaften öffnen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Disse er grænse-arter, specielle arter, der åbner døren for andre biologiske samfund.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dit zijn pioniersoorten. Voorhoedesoorten die de deur openen voor andere biologische gemeenschappen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Estas son especies de acceso. Especies de vanguardia que abren las puertas a otras comunidades biológicas.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Ezek átmeneti fajok. Előőrs fajok, amelyek ajtót nyitnak más biológiai közösségeknek.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Grzyby to gatunki przejściowe otwierające drzwi innym biologicznym społecznościom.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Jamur adalah spesies perantara. Spesies garis depan yang membuka pintu untuk komunitas biologis lain.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.이 균류, 미생물들은 모든 종의 관문입니다. 다른 생물군집의 터를 닦아주는 선두주자인 것이죠.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Sienet ovat avainlajeja, edelläkävijöitä, jotka avaavat oven muille biologisille yhteisöille.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Sono delle specie di transizione, delle avanguardie che aprono la porta alle altre comunità biologiche.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Toto jsou únikové druhy, předvojové druhy otevírající dveře dalším organismům.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Toto sú pionierske druhy. Slúžia ako predvoj, ktorý otvára dvere iným biologickým spoločenstvám.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Αυτά τα είδη αποτελούν πύλες. Είναι προφύλακες που ανοίγουν την πόρτα σε άλλες βιολογικές κοινότητες.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Това са входни видове. Авангардни видове, които отварят вратата за други биологични общности.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.מינים אלו מהווים שער, חיל חלוץ שפותח את השער לקהילות ביולוגיות אחרות.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.وهذه الأنواع هي بمثابة بوابة طليعة الأنواع التي تفتح الباب لوحدات بيولوجية أخرى
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.先陣を切って扉を開け 他の生物群を招き入れるのです そこで私は麻袋で作る土嚢を考案しました
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Bili so vijaki v hiše in loputanje vrata za seboj, z novicami.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Boli vybiehanie do domov a zabuchla dvere za nimi, s novinkami.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Byli śrub do domów i zatrzaskując za sobą drzwi, z wiadomością.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Byli vybíhání do domů a zabouchla dveře za nimi, s novinkami.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.De var bultning in i hus och smällande dörrar bakom dem, med nyheten.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ei au fost ancorare în case şi trântind uşile în spatele lor, cu ştiri.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Eles estavam trancando em casa e batendo a porta atrás deles, com a notícia.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Erano bullonatura nelle case e sbattendo la porta dietro di loro, con la notizia.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Fueron pernos en las casas y golpear las puertas detrás de ellos, con la noticia.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.He olivat seulomiseen taloihin ja paiskautuvista ovet takana, kanssa uutisia.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Họ đã được sàng vào nhà và đóng sầm cánh cửa phía sau họ, với tin tức.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ils ont été boulonnage dans les maisons et en claquant la porte derrière eux, avec les nouvelles.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.그들이 집집으로 추대 및 소식, 그들 뒤에 문을를 공격했다.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Mereka lari ke dalam rumah dan membanting pintu di belakang mereka, dengan berita.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ők csavarkötés a házakba becsapódás az ajtót maguk mögött, és a híreket.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Sie wurden in die Häuser Schrauben und knallte die Tür hinter ihnen, mit den Nachrichten.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ze werden bouten in de huizen en slaande de deuren achter hen, met het nieuws.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ήταν γαζών σε σπίτια και χτυπώντας την πόρτα πίσω τους, με την είδηση.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Вони були болтів в будинку і, грюкнувши дверима за ними, з новинами.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Они были болтов в дома и, хлопнув дверями за ними, с новостями.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Те бяха болтове в къщи и затръшна вратата зад тях, с новините.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.كانوا انشقاقه في المنازل وتغلق الأبواب وراءها ، مع الأخبار.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.彼はそれを聞き、最後の絶望的なスパートを行いました。
İlgili Sayfalar