kapılar ile cümle
kapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Os nossos pés estão parados dentro das tuas portas, ó Jerusalém!
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Ott álltak a mi lábaink a te kapuidban, oh Jeruzsálem!
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Picioarele mi se opresc în porţile tale, Ierusalime!
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Så står vore Fødder da i dine Porte, Jerusalem,
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Sekarang kami sudah tiba di gerbang kota Yerusalem
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Unsre Füße stehen in deinen Toren, Jerusalem.
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Våra fötter fingo träda in i dina portar, Jerusalem,
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Våre føtter står i dine porter, Jerusalem!
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Ya se posan nuestros pies ante tus puertas, oh Jerusalén
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Że stanęły nogi nasze w bramach twoich, o Jeruzalemie!
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Οι ποδες ημων θελουσιν ιστασθαι εν ταις πυλαις σου, Ιερουσαλημ
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!Ето, нозете ни стоят Отвътре портите ти Ерусалиме.
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!עמדות היו רגלינו בשעריך ירושלם׃
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!تقف ارجلنا في ابوابك يا اورشليم.
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!耶 路 撒 冷 阿 、 我 們 的 腳 、 站 在 你 的 門 內
Ayaklarımız senin kapılarında, Ey Yeruşalim!耶路撒冷 阿 、 我們的腳 、 站在 你 的 門內
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Abriram-me novos mundos.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Chúng mở ra những thế giới mới cho tôi.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.De öppnade upp nya världar för mig.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Ils m'avaient fait découvrir de nouveaux mondes.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Îmi arătau noi lumi.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Mereka membuka dunia baru bagi saya.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Mi hanno aperto nuovi mondi.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Ne avasivat minulle uusia maailmoja.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Odprle so mi nove svetove.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Otevíraly mi nové světy.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Otvorili mi nové svety.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Otwierały nieznane światy.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Sie eröffneten mir neue Welten.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Új világokat nyitottak meg előttem.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Ze openden nieuwe werelden voor me.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Μου άνοιγαν νέους κόσμους.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Вони відкривали переді мною новий світ.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Они открывали мне новые миры.
Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.Отваряха нови светове за мен.
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,창문을 내다보지 않고는 비행기가 움직이는지 알 수 없습니다
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,Não tem como eu dizer se o avião está em movimento ou não a não ser que eu olhe pela janela
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,Nie mógłbym stwierdzić czy samolot się porusza nie patrząc w okno
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,Så vil jeg ikke være i stand til at føle om flyet bevæger sig eller ej. Uden at kigge ud af vinduet.
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,Наистина няма никакъв начин да кажа, дали самолета се движи, без да погледна през прозореца.
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,למעשה מבלי להביט בחלון אין כל דרך לדעת האם המטוס נע.
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,لا يوجد طريقه لاخبرك ان الطائرة تتحرك دون ان انظر من النافذه
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,この飛行機には、窓がないって考えて。 そして、完全に一定の速度で進むんだ。
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.A ki pedig én velem beszéle, annál vala egy arany vesszõ, hogy megmérje a várost, és annak kapuit és kõfalát.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.A ten, co mówił ze mną, miał trzcinę złotą, a zmierzył miasto i bramy jego, i mur jego.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.A ten, kterýž mluvil se mnou, měl třtinu zlatou, aby změřil město i brány jeho i zed jeho.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.A ten, ktorý hovoril so mnou, mal mieru, zlatú trstinu, aby odmeral mesto i jeho brány i jeho múr.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Celui qui me parlait avait pour mesure un roseau d`or, afin de mesurer la ville, ses portes et sa muraille.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Colui che mi parlava aveva come misura una canna d'oro, per misurare la città, le sue porte e le sue mura
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Ðấng nói cùng ta tay cầm một cái thước, tức là cây sậy bằng vàng để đo thành, các cửa và tường của thành.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Ðấng nói cùng ta tay_cầm một cái thước , tức_là cây sậy bằng vàng để đo thành , các cửa và tường của thành .
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.De engel die met mij sprak, had een gouden meetlat om de stad, de poorten en de muur op te meten.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.El que hablaba conmigo tenía una caña de medir, de oro, para medir la ciudad, sus puertas y su muro
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.In z menoj govoreči je imel merilo zlato, da izmeri mesto in vrata njegova in zid njegov.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.내게 말하는 자가 그 성과 그 문들과 성곽을 척량하려고 금 갈대를 가졌더라
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Och han som talade till mig hade en gyllene mätstång för att därmed mäta staden och dess portar och dess mur.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Og han som talte med mig, hadde et gullrør forat han skulde måle staden og dens porter og dens mur.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Und der mit mir redete, hatte ein goldenes Rohr, daß er die Stadt messen sollte und ihre Tore und Mauer.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.А той, хто говорив зо мною, мав золоту тростину, щоб змірити город і ворота його, і мур його.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Говоривший со мною имел золотую трость для измерения города и ворот его и стены его.
İlgili Sayfalar