kapılar ile cümle

kapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şehrin dört ana kapısı vardı ve bu kapılardan çıkan yollar sıkı bir şekilde korunuyordu.Esta sala tinha quatro entradas, cujas portas estavam decoradas com relevos.
Onlar kapıların yerden yukarıda menteşelere bağlı olduklarını keşfettiler.Eles descobriram que as portas foram colocadas alto acima do chão em dobradiças.
Bir gece uyanır ve tüm kapıların açık olduğunu fark eder.Já em alta noite, acordam os dois, e vêem toda a casa resplandecente.
Tüm istasyonlar otomatik platform kapılarıyla donatılmıştır.Elas são equipados com portas de plataforma.
Yine de Basileios'un Bulgaristan üzerine ilk seferi Trajan Kapıları'nda onur kırıcı bir yenilgiyle sonuçlandı.Sua primeira expedição contra a Bulgária, porém, resultou em derrota humilhante na Porta de Trajano.
Diğer kapılar bugün mevcut değildir.Nenhuma destas portas existe na actualidade.
Kapılar heykele açılıyordu.As portas do céu estavam abertas.
DEĞİL kapıları TTL ve CMOS tümleşik devreleri olarak üretilen temel mantıksal kapılardan biridir.As portas XOR são portas lógicas básicas que são reconhecidas na TTL e nos circuitos integrados CMOS.
Kapıların birinden bir geçitle avluya ulaşılır.Para ir de um nodo a outro, utilizam-se portais.
Kapılar 5 metre yüksekliğinde ve 2 metre genişliğindedir.Os portões possuem 5 metros de altura e 2 metros de largura.
Pencereleri, tonozları, kapıları vardır.Também tem janelas lancetas e portas.
Kapıları ise bir Lamborghini klasiği olan makas biçimindedir.As portas se abrem ao estilo de tesoura dos Lamborghini.
Müze kapılarını ziyaretçilere resmen 2001 yılında açmıştır.Em 1967, o museu foi aberto para os visitantes.
Publarda ve evlerin kapalı kapıları ardında büyük bir protesto hareketinin planları yapılmaya devam ediyordu.Em portas de fábricas ou em praças ele tinha um grande poder de mobilização.
Dar kale kapıları kule ile takviye edilmiştir.As torres da porta do castro de pedra foram reforçadas em resposta às incursões.
Onlar bu adamın şehrin tüm kapılarını açan, usta bir anahtara sahip olduğunu söylüyor.Dizem que esse homem tem uma chave-mestra que abre todas as portas da cidade.
Ölümün kapılarını bulmaları gerekecek.De Deuren des doods moeten gesloten worden.
Bu kapıların hepsinden çağrılacak kimse var mı?” diye sordu.Is dit niet wat tegen een slaaf wordt geroepen?”
Tekrar umutsuzluğa kapılarak inzivaya çekilir.Ze gaat teleurgesteld weer naar binnen.
1890 - New York'taki Ellis Adası, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.1892 – Opening van Ellis Island, de plek waar alle immigranten de Verenigde Staten van Amerika binnenkomen.
(Ben kırmızı kapıları boyadım.)(De rode kegeltjes laten we even buiten beschouwing.)
Okulun kapıları herkese açılmıştır.De school staat open voor iedereen.
Bir yıl sonra ise, 1877’de matbaanın kapıları halka açılmış olup, vatandaşların ziyaretine sunulmuştur.Een jaar later, in 1877, kon het publiek het woonhuis en de drukkerij bezoeken.
Fingon büyük kayıplar vererek Angband kapılarından püskürtüldü.Het elfenleger van Fingon werd met grote verliezen van de muren verdreven.
“Kim Allah yolunda, malından iki şey harcarsa, cennetin kapılarından ‘Allah’ın kulu!Beiden noemden zij zich Gods dienaar, Gods slaaf, Gods toegewijde, fakir en zelfs God zelf.
350 Milyon dolara yenilenen otel, 12 Şubat 2013 tarihinde kapılarını açmıştır. ^Na een 35 miljoen dollar kostende renovatie opende het hotel zijn deuren weer op 15 februari 2010.
Maçın kapalı kapılar ardında tekrarlanmasına karar verildi.Het proces werd achter gesloten deuren gehouden.
Dağdan kapılar açılmış ve üzerlerine cehennem ateşi yağdırılmış, bunun için yenilmişler.Zij konden slechts de verkoolde lichamen bergen, nadat een graafmachine het vuur had afgedekt met zand.
Café tipi dükkânlar sabahın erken saatlerinde kapılarını açarak kahvaltı servisi yaparlar.De vele cafés daar sluiten pas in de vroege uurtjes hun deuren.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Later die nacht komen de Griekse soldaten tevoorschijn om de poort voor hun kompanen te openen.
XM parçacıkları dünyanın her tarafına portal adı verilen kapılar aracılığıyla yayılmıştır.De XM stroomt de wereld in via de Portalen.
Kapılar zafer takı görünümünde, kemerli ve yanlarında kuleleri bulunmaktadır.De vensters en de deur in deze gevel zijn voorzien van geel geverfde kozijnen en groene luiken.
Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek.Vanaf de poort kunnen de Dooddoeners verdwijnselen.
TARDIS'in kapılarını açmaya yarayan anahtar.Sleutel van de nacht, die dient om deze poorten te openen.
Ayrıca doğu ve batı yönlerinde de kapıları vardır.Maar ook aan de oostelijke en westelijke zijden heb je toegangsmogelijkheden.
Ancak Evliya Çelebi bu kapıların isimlerini belirtmiş ve onlara iki kapı daha eklemiştir.Bij de twee ingangen werden mensen opgeroepen om huiswaarts te keren.
Tüm istasyonlar otomatik platform kapılarıyla donatılmıştır.Alle stations zullen worden afgesloten met toegangspoorten.
Her iki yola açılan avlu kapıları vardır.De kooi heeft twee tegenover elkaar liggende toegangsdeuren.
Edindiği üç yıllık tecrübe, Orkun’a Süper Lig kapılarını açtı.De eerste jaren van zijn onderzoek besteedde hij aan het zenuwstelsel bij larven.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.De hoofdrolspelers komen altijd aan de oostzijde binnen.
1955 - Disney parklarının ilki, kapılarını Kaliforniya'da açtı: Disneyland.In 1955 opende Disneyland zijn poorten in Anaheim, Californië.
Elektronik kilitli kapıları açmaya yarar.Met sleutels kunnen deuren opengemaakt worden.
Yolcular tüm kapılardan iner ve binerler.De reizigers konden overal langs de lijn in- en uitstappen.
Boğaza giriş kapıları aralanmış ama hala ilerde olacaklar belirsizdi.Wegwijspiet komt binnen, maar wat blijkt?
Tarihi Saray ise kapılarını 1992 yılında açtı.Het stadion opende zijn deuren in 1992.
Pelennor Çayırları Savaşı'nda Cadı Kral'ı Minas Tirith'in kapılarında durduran oydu.Met magische spreuken wist de Tovenaar-Koning de poorten van Minas Tirith te vernietigen.
Maalesef kullanıcıların bu tür arka kapılardan korunmak için yapabileceği şeyler sınırlıdır.Deze directory's zijn bedoeld voor de gebruiker om deze soorten bestanden in te bewaren.
Peki, ölümün kapıları da nedir?Wat is het tijdstip van overlijden?
Bütün kapıları kilitlemeli, en azından kapatmalısın.Je had alle deuren op slot of tenminste dicht moeten doen.
Şu kapılara bir bak, adamım.Kijk eens naar die deuren, man.
Kapıları kapatın.Sluit de deuren.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.Drzwi tych domostw zawsze wychodziły na wschód.
Sayısal elektronik sistemlerin en önemli elemanları, mantıksal (Lojik) kapılardır.Podstawowymi elementami budowy kwantowego komputera są kwantowe bramki logiczne.
Büyülendiler ve hemen kapılarına gidip bu kızın kendi kulüplerinde sahneye çıkmasını istediklerini söylediler.Byli oczarowani głosem dziewczyny i natychmiast przyszli do jej domu, by zaproponować występy w ich klubie.
Ardından, Hollywood kapıları kendisine ardına kadar açılmıştır.Tak wyglądało gdańskie lotnisko zaraz po otwarciu .
Peki, ölümün kapıları da nedir?Czym jest śmierć?"
İşte o okul tam zamanında, 20 Eylül’de kapılarını öğrencilere açmış bulunmaktadır.Później zostanie on przygotowany, aby 1 września móc przyjąć uczniów.
Ossendowski, Ferdynand: Agarta'nın Kapılarında: Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar, New York 1922.Ferdynand Ossendowski, Przez Kraj Ludzi, Zwierząt i Bogów – Warszawa 1923 .
Banka iflasa gider ve kapılarını kapar.Kraj zakazany otwiera swoje wrota.
Gizli yolu kullanamadıkları için geri dönerek ana patikadan Durin'in Kapıları'na geldiler.Żaden z nich jednak nie wrócił, bowiem skała zamykała się za nimi, kiedy wchodzili do groty.
İlgili Sayfalar