kapıların ile cümle

kapıların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Girişin iki yanındaki taş yolun genişliği kapıların uzunluğu kadardı. Bu aşağı taş yoldu.И помост этот был по бокам ворот, соответственно длине ворот; этот помост был ниже.
Girişin iki yanındaki taş yolun genişliği kapıların uzunluğu kadardı. Bu aşağı taş yoldu.והרצפה אל כתף השערים לעמת ארך השערים הרצפה התחתונה׃
Girişin iki yanındaki taş yolun genişliği kapıların uzunluğu kadardı. Bu aşağı taş yoldu.والمجزّع بجانب الابواب مقابل طول الابواب المجزّع الاسفل.
Girişin iki yanındaki taş yolun genişliği kapıların uzunluğu kadardı. Bu aşağı taş yoldu.鋪 石 地 、 就 是 矮 鋪 石 地 在 各 門 洞 兩 旁 、 以 門 洞 的 長 短 為 度
Girişin iki yanındaki taş yolun genişliği kapıların uzunluğu kadardı. Bu aşağı taş yoldu.鋪 石地 、 就是 矮 鋪 石地 在 各 門洞 兩 旁 、 以 門洞 的 長短 為度
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.Ða - vít cũng dự_bị nhiều sắt , đường làm đinh cánh cửa và mấu cửa , cùng nhiều đồng không_thể cân được ,
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.Ða-vít cũng dự bị nhiều sắt, đường làm đinh cánh cửa và mấu cửa, cùng nhiều đồng không thể cân được,
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.fremdeles anskaffede David Jern i Mængde til Nagler på Portfløjene og til Kramper, en umådelig Mængde Kobber
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.다윗이 또 문짝 못과 거멀못에 쓸 철을 한 없이 준비하고 또 심히 많아서 중수를 셀 수 없는 놋을 준비하고
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.Železa také mnoho na hřeby, a na dvéře k branám i k spojováním, připravil David, i mědi mnoho bez váhy.
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.И множество железа для гвоздей к дверям ворот и для связей заготовил Давид, и множество меди без весу,
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.וברזל לרב למסמרים לדלתות השערים ולמחברות הכין דויד ונחשת לרב אין משקל׃
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.وهيّأ داود حديدا كثيرا للمسامير لمصاريع الابواب وللوصل ونحاسا كثيرا بلا وزن
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.又 豫 備 無 數 的 香 柏 木 . 因 為 西 頓 人 和 推 羅 人 、 給 大 衛 運 了 許 多 香 柏 木 來
Giriş kapılarının çivileri ve kenetleri için çok miktarda demir, tartılamayacak kadar çok tunç sağladı.又 豫 備無數 的 香柏木 . 因 為西 頓 人和 推 羅人 、 給 大衛運 了 許多 香柏 木來
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?Ako požičať alebo si požičať veci bez toho, aby sme na dvere zaklopali v nevhodný čas?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?Cum putem împrumuta lucruri fără să ne deranjăm la ore nepotrivite?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Cười) Làm thế nào chúng ta cho mượn và mượn nhiều thứ hơn mà không gõ cửa nhà của nhau vào thời điểm xấu?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Gelach) Hoe kunnen we meer dingen uitlenen zonder bij elkaar aan te kloppen op een verkeerd moment?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?Jak pożyczyć coś od kogoś, nie pukając do drzwi w niewłaściwej chwili?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(웃음) 어떻게 하면 우리가 서로 곤란한 시간에 문을 노크하지 않고도 더 많은 것들을 빌리고, 빌려줄 수 있을지,
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Lachen) Wie können wir mehr Dinge leihen, ohne uns gegenseitig zu stören?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Latter) Hvordan kan vi udlåne og låne flere ting uden at banke på hinandens dør på et dårligt tidspunkt?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Risas) ¿Cómo podemos prestar y pedir prestado más cosas sin llamar a la puerta en un mal momento?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Risate) Come possiamo prestare o farci prestare più cose senza bussare alla porta al momento sbagliato?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(skratt) Hur kan vi låna mer saker av varandra utan att knacka på varandras dörrar i olägliga stunder?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Смех) Как можно дать или взять на время различные вещи, не постучавшись в дверь в неподходящий момент.
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(Сміх) Яким чином ми можемо позичати більше речей, не стукаючи в двері невчасно?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(צחוק) כיצד נוכל להשאיל ולשאול יותר דברים מבלי לדפוק האחד על דלתות השני בזמן לא מתאים?
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?(ضحك) كيف يمكننا إقراض واقتراض المزيد من الأشياء دون قرع أبواب بعضنا البعض في الأوقات غير المناسبة؟
(Gülüşmeler) Uygunsuz bir zamanda kapılarını çalmadan neler ödünç alabilirdik veya verebilirdik?ものを貸し借りのできる 方法はないか とか うち捨てられた建物について
Günlük konuşmalarımızın kapılarını da bu konuya kapatıyoruz.한편 그 일을 대화 주제에서 멀어지게도 했지요.
Günlük konuşmalarımızın kapılarını da bu konuya kapatıyoruz.ולדעתי גם סגרנו אותה מחוץ לשיח שלנו.
Günlük konuşmalarımızın kapılarını da bu konuya kapatıyoruz.وأعتقد أننا أقفلناه خارج المحادثة أيضاً.
Günlük konuşmalarımızın kapılarını da bu konuya kapatıyoruz.適当な言葉がないのです
Güvenliği ara ve giriş kapılarını tutsunlar.Il y a des journalistes qui arrivent. Trouvez un moyen de les bloquer.
Güvenliği ara ve giriş kapılarını tutsunlar.Jönnek az újságírók. Tartsa vissza őket.
Güvenliği ara ve giriş kapılarını tutsunlar.Κάλεσε τους φρουρούς και εμποδίστε την είσοδο.
Güvenliği ara ve giriş kapılarını tutsunlar.من فضلك امنع دخول الصحفيين
Güvenlik Terminali'ni hacklemeli ve tüm hapishane kapılarını açmalısın.보안 시스템을 해킹하거라 그리고 감옥 문을 열거라
Güvenlik Terminali'ni hacklemeli ve tüm hapishane kapılarını açmalısın.Warum, was ist los, Psymon?
Güvenlik Terminali'ni hacklemeli ve tüm hapishane kapılarını açmalısın.عليك ان تخترق نظام الامن , و تفتح ابواب سجون القطط .
Güvenlik Terminali'ni hacklemeli ve tüm hapishane kapılarını açmalısın.猫が監禁された部屋のドアを開けてくれ 了解!ドンキーコニットばりに、すぐやります!
Hayal gücümü canlandırdılar. Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.제게 상상력을 불어넣고 새로운 세계를 열어주었죠
Hayal gücümü canlandırdılar. Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.הם הציתו את דמיוני. הם פתחו עולמות שהיו חדשים עבורי.
Hayal gücümü canlandırdılar. Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.لقد أثارت مخيلتي. لقد فتحت لي عوالم جديدة.
Hayal gücümü canlandırdılar. Bana yeni dünyaların kapılarını açtılar.文学には私のような人間も
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.En el mes primero del primer año de su reinado, abrió las puertas de la casa de Jehovah y las reparó
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.Ensimmäisenä hallitusvuotenansa, sen ensimmäisessä kuussa, hän avasi Herran temppelin ovet ja korjasi ne.
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.În anul întîi al domniei lui, în luna întîi, a deschis uşile Casei Domnului, şi le -a dres.
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.I sin regjerings første år, i den første måned, åpnet han igjen dørene til Herrens hus og satte dem i stand.
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.I sit første Regeringsårs første Måned lod han HERRENs Hus's Porte åbne og sætte i Stand.
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.I sitt första regeringsår, i första månaden, öppnade han dörrarna till HERRENS hus och satte dem i stånd
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.원년 정월에 여호와의 전 문들을 열고 수리하고
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.Nel primo anno del suo regno, nel primo mese, aprì le porte del tempio e le restaurò
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.On hneď prvého roku svojho kraľovania, prvého mesiaca otvoril dvere domu Hospodinovho a opravil ich.
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.On je prvo leto vladanja svojega, v prvem mesecu, odprl duri hiše GOSPODOVE ter jih popravil.
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.On prvního léta kralování svého měsíce prvního otevřel dvéře domu Hospodinova, a opravil je.
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.Pois ele, no primeiro ano do seu reinado, no primeiro mês, abriu as portas da casa do Senhor, e as reparou.
Hizkiya krallığının birinci yılının birinci ayında RABbin Tapınağının kapılarını açıp onardı.Tháng giêng năm đầu người trị vì, người mở các cửa đền của Ðức Giê-hô-va, và sửa sang lại.

İlgili Sayfalar