kapıları ile cümle
kapıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.44
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu bize Newton'ın ikinci kanunun kapılarını açar.Αυτό μας το λέει το δεύτερος νόμος του Νεύτωνα.
Ve bu bize Newton'ın ikinci kanunun kapılarını açar.Це те, з чим має справу другий закон Ньютона.
Ve bu bize Newton'ın ikinci kanunun kapılarını açar.למעשה זה מה שהחוק השני של ניוטון אומר.
Ve bu bize Newton'ın ikinci kanunun kapılarını açar.وهذا ما ينص عليه قانون نيوتن الثاني
Ve bu bize Newton'ın ikinci kanunun kapılarını açar.ニュートンの運動の第2法則だ。
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi. Tüm kapıları kilitlediler.Wracając do pierwszej opowieści, rodzice spanikowali. zamknęli wszystkie drzwi na klucz.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.các nơi trũng đẹp nhứt đầy những xe cộ, và lính kỵ dàn trận tại trước cửa thành.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.các nơi trũng đẹp nhứt đầy những xe_cộ , và lính kỵ dàn trận tại trước cửa thành .
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Cele mai frumoase văi ale tale sînt pline de cară, şi călăreţii se înşiruie de bătaie la porţile tale.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Dina skönaste dalar voro fyllda med vagnar, och ryttarna hade fattat stånd vid porten.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Dine herligste daler fylles med vogner, og rytterne stiller sig op imot portene.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.És lészen, hogy szép völgyeid betelnek szekerekkel, és a lovagok nyomulnak a kapu felé.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Ihanimmat laaksosi täyttyivät vaunuista, ratsumiehet asettuivat asemiin portin eteen.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.In zgodi se, da bodo tvoje izbrane doline polne voz, in konjiki se razpostavijo proti vratom.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.I stalo se, že nejvýbornější údolí tvá naplněna byla vozy, a vojáci silně položili se u brány,
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.I stało się, że wyborne doliny twoje napełnione były wozami, a jezdni się potężnie zaszaócowali u bramy.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.병거는 너의 아름다운 골짜기에 가득하였고 마병은 성문에 정렬 되었도다
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Lembah-lembah subur Yehuda penuh dengan kereta perang. Pasukan berkuda siap di depan gerbang-gerbang Yerusalem
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Le migliori tra le tue valli sono piene di carri; i cavalieri si sono disposti contro la porta
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.og de bedste iblandt dine Dale fyldtes med Vogne og Heste, lige til Porten stod de.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Os teus mais formosos vales ficaram cheios de carros, e os cavaleiros postaram-se contra as portas.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Stane sa, že tvoje najvýbornejšie doliny budú plné vojenných vozov, a jazdcovia sa pevne postavia k bráne.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Tes plus belles vallées sont remplies de chars, Et les cavaliers se rangent en bataille à tes portes.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.Και αι εκλεκται κοιλαδες σου εγεμισθησαν αμαξων, και οι ιππεις παρεταχθησαν εν τη πυλη.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.И вот, лучшие долины твои полны колесницами, и всадники выстроились против ворот,
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.И когато отбраните ти долини се напълниха с колесници, И конниците се опълчиха при портата,
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.ויהי מבחר עמקיך מלאו רכב והפרשים שת שתו השערה׃
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.فتكون افضل اوديتك ملآنة مركبات والفرسان تصطف اصطفافا نحو الباب.
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.你 嘉 美 的 谷 遍 滿 戰 車 、 也 有 馬 兵 在 城 門 前 排 列
Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.你 嘉美 的 谷遍滿 戰車 、 也 有 馬兵 在 城門 前 排列
Ve üçüncü olarak dondurulmuş gıdaları LED ışıklandırmalı kapıların arkasına yerleştirdiler.Als derde plaatsten ze het gekoelde voedsel achter gesloten deuren met LED-verlichting.
Ve üçüncü olarak dondurulmuş gıdaları LED ışıklandırmalı kapıların arkasına yerleştirdiler.Außerdem wurden gekühlte Lebensmittel hinter geschlossenen Türen mit LED-Beleuchtung gelagert.
Ve üçüncü olarak dondurulmuş gıdaları LED ışıklandırmalı kapıların arkasına yerleştirdiler.E terzo, hanno messo i beni refrigerati dietro porte chiuse, con illuminazione LED.
Ve üçüncü olarak dondurulmuş gıdaları LED ışıklandırmalı kapıların arkasına yerleştirdiler.Po trzecie, lodówki wyposażyli w przesuwane drzwi z oświetleniem LEDowym.
Ve üçüncü olarak dondurulmuş gıdaları LED ışıklandırmalı kapıların arkasına yerleştirdiler.Și, în al treilea rînd, au depozitat bunurile refrigerate în vitrine cu lumină LED.
Ve üçüncü olarak dondurulmuş gıdaları LED ışıklandırmalı kapıların arkasına yerleştirdiler.И най-накрая поставиха замразените продукти зад затворени врати с LED осветление.
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler.De man die geacht werd deze machine te bouwen was de man in het midden, Vladimir Zworykin, van RCA.
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler.Er öffnet eine ganz neue Welt und diese Menschen haben das erkannt.
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler.- jest to więc odkrycie całkiem nowego świata, z czego oni zdawali sobie sprawę.
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler.그렇기 때문에 이 컴퓨터들은 완전히 다른 새로운 세계를 열었고, 사람들은 그걸 봤습니다.
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler.Szóval ez egy teljesen új világot nyit meg, és ezek az emberek látták ezt.
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler..אז הוא פותח עולם חדש, והאנשים האלה הבינו זאת
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler.لذا فهي تفتح عالم جديد كليا، وفد رأى هؤلاء الأشخاص ذلك
Yepyeni bir dünyanın kapılarını açacaktı ve bu insanlar bunu gördüler.そのマシンを作るはずだったのが