Ana içeriğe geç
Sözlük

kanunu ile cümle

kanunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birincisi, Aynstayn'in 1907 ile 1915 arasındaki çalışmalarının sonucu yeni bir yerçekimi kanunu kuramı olanالأول هو ما طوره أينشتاين سنة 1915، في الواقع لقد اشتغل بين سنتي 1907 و 1915 حول نظرية جديدة للجاذبية
- Bir matematik algoritması, doğanın bir kanunu, olarak düşünülüyordu.El ambiente era un poco diferente empezando por algunas decisiones de la Corte Suprema, Diamond v. Diehr.
- Bir matematik algoritması, doğanın bir kanunu, olarak düşünülüyordu.E' stato considerato un algoritmo matematico, una legge di natura.
Biz hayali kuvvetler denir hangi bu sırayla atalet kanunu ve fizik diğer yasalar değişmezFör att lagen om tröghet och andra fysikaliska lagarna ändrar inte
Biz hayali kuvvetler denir hangi bu sırayla atalet kanunu ve fizik diğer yasalar değişmez우리는 허구 힘을 호출하는 순서 관성의 법칙과 물리학의 다른 법률에
Biz hayali kuvvetler denir hangi bu sırayla atalet kanunu ve fizik diğer yasalar değişmezNe spreminjajte
Biz hayali kuvvetler denir hangi bu sırayla atalet kanunu ve fizik diğer yasalar değişmezבו אנו נקראים כוחות פיקטיביים על מנת שחוק ההתמדה ואת שאר חוקי הפיזיקה לא משתנה
Biz hayali kuvvetler denir hangi bu sırayla atalet kanunu ve fizik diğer yasalar değişmezالذي دعا قوات أننا همية من أجل أن قانون القصور الذاتي وغيره من قوانين الفيزياء لا تغيير
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.이것이 뉴턴의 제1운동법칙이고, 여기서 제가 잠시 다른 얘기를 해야 겠는데,
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.Então essa é primeira lei de Newton, e eu acho que eu deveria fazer um ldao aqui.
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.Esta es la primera ley de Newton, y ahora quiero hacer un aparte -- éste de aquí es Newton.
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.Så, Newtons første lov. Jeg vil faktisk lige gå lidt fra den lige nu.
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.To jest pierwsza zasada dynamiki Newtona. Zwróćmy uwagę na tę stronę ekranu.
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.Οπότε πρώτος νόμος
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.Така че, този е първият закон на Нютон и аз мисля да отворя малка скоба тук.
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.זהו החוק הראשון של ניוטון. נסטה מעט מהנושא,
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.لذا فقانون نيوتن الأول ، أعتقد أنه يجب عمل هامش صغير هنا
Böylelikle bu Newton'un ilk kanunudur, sanırım burada bir durmak lazım.なんでって、ここにいるニュートンを、 先に紹介したいからね。
Bu doğanın kanunu olmalı.Das steht bestimmt irgendwo geschrieben.
Bu doğanın kanunu olmalı.Het zal wel de wet van de natuur zijn.
Bu doğanın kanunu olmalı.Takové jsou přírodní zákony.
Bu doğanın kanunu olmalı.Trebuie să fie legea naturii.
Bu doğanın kanunu olmalı.Valahol már megírták elõre.
Bu doğanın kanunu olmalı.Πρέπει να είναι ο νόμος της φύσης.
Bu doğanın kanunu olmalı.Кому-то суждено жить весело, а мне.
Bu doğanın kanunu olmalı.Сигурно така ми е писано.
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.Al no haber derechos de autor en esta industria, existe una ecología de la creatividad muy abierta y original.
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.Azért, mert nincs szerzői jogvédelem ebben az iparban, nagyon nyitott és ötletes kreatív ökológia jött létre.
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.Brak ochrony praw autorskich w tej branży, stworzył bardzo otwartą i twórczą ekologię kreatywności.
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.이 업계는, 저작권 보호가 없기 때문에 매우 개방적이며 독창적인
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.Відсутність захисту авторського права в цій індустрії створює відкрите і творче середовище для креативності.
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.Отсутствие защиты авторского права в индустрии моды, стимулирует открытую и творческую среду для креативности.
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.בגלל שאין רישום של זכויות יוצרים בתעשייה זו, יש מערכת יחסי גומלין
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.ولأنه ليس هناك حماية حقوق النسخ في هذا المجال، هناك بيئة إنفتاحية وإبداعية
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.著作権の保護がないため とてもオープンでクリエイティヴな 創造性の環境があります
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.Aus der heutigen Sicht ist das ein Haufen Mist, aber es war das Gesetz der Geologie, vertikale Tektonik.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.Binnen de huidige context was het onzin, maar dit was indertijd de geologische wet: verticale tektoniek.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.Dalam konteks sekarang, itu omong kosong tapi saat itu memang hukum geologi, gerakan tektonik vertikal.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.Dzisiaj wiemy, że to bzdury, ale to były prawa geologii - tektonika pionowa.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.I dag vet vi att de är helt felaktiga. Men då gällde geologins lagar, vertikala förskjutningar.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.În contextul actual era o mare prostie, dar era legea geologiei, plăci tectonice verticale.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.요즘의 정황에서 보면 그것은 헛소리였지만, 지질학과 구조 지질학의 법칙이었습니다.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.V dnešnom kontexte to bol kopec nezmyslov, ale bol to zákon geológie, vertikálna tektonika.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.В днешния контекст това са куп глупости, но това бяха законите на геологията, вертикална тектоника.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.Сегодня это все звучит, как ахинея, но когда-то считалось законом геологии — вертикальные тектонические плиты.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.בהקשר של היום זו ערימת שטויות, אבל זה היה החוק הגיאולוגי, טקטוניקה אנכית.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.في كلامنا اليومي, كانت حماقة برغم من أنها كانت أساس علم الجيولوجيا.
Bugünnün bağlamında hiçbir şey ifade etmese de sonuçta bu dikey tektonikler jeolojinin kanunuydu.しかし当時は地質学の法則だった 垂直構造地質学 これから見ていくものは
Bu içeren suçlar 2007’de rapor edilen uyuşturucu kanunuA használattal összefüggő, kábítószertörvényeket sértő bűncselekmények
Bu içeren suçlar 2007’de rapor edilen uyuşturucu kanunuEen neerwaartse trend doet zich naar verluidt voor in Bulgarije, Tsjechië en Slovenië (32).
Bu içeren suçlar 2007’de rapor edilen uyuşturucu kanunuEn la mayoría de los países europeos, las infracciones relativas al consumo de
Bu içeren suçlar 2007’de rapor edilen uyuşturucu kanunuI denne periode faldt antallet af udbudsrelaterede
Bu içeren suçlar 2007’de rapor edilen uyuşturucu kanunuOsem krajín oznámilo celkové zníženie porušení
Bu içeren suçlar 2007’de rapor edilen uyuşturucu kanunuV večini evropskih držav so
Bu içeren suçlar 2007’de rapor edilen uyuşturucu kanunuW tym okresie osiem krajów zgłosiło
Bu İflas Kanunu Madde 7. ..Takže tohle je kapitola 7. ...
"bu konuyu yeniden düşündüm; fikrimi değiştirdim. bu kanunu onaylayacağım" demişti."Azóta többet gondolkodtam ezen a problémán. Meggondoltam magam. A törvényjavaslatra fogok szavazni."
"bu konuyu yeniden düşündüm; fikrimi değiştirdim. bu kanunu onaylayacağım" demişti.El dijo: "Pensé más sobre el asunto. He cambiado de opinión.
"bu konuyu yeniden düşündüm; fikrimi değiştirdim. bu kanunu onaylayacağım" demişti."Eu pensei mais sobre o assunto. "Mudei de ideias. Vou aprovar este projeto de lei."
"bu konuyu yeniden düşündüm; fikrimi değiştirdim. bu kanunu onaylayacağım" demişti.Ik heb er meer over nagedacht. Ik ben van gedachten veranderd. Ik ga vóór deze wet stemmen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod