Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Сейчас существуют настроения в пользу восстановления его силы.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.וכעת הלך הרוחות הוא להחזיר דברים לקדמותם.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.لذا فهناك حس عام اليوم لاعادة الامور الى نصابها
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.しかしロビー活動家たちはすでに
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.而家坊間有種情緒想將份法案 恢復效力
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""A alquimia é conhecer as leis e o fluxo que existem na matéria, a sua decomposição e a sua reconstrução."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Alchemia dąży do poznania praw i zależności rządzących materią, jej rozkładu i odtwarzania".
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Alkemia on aineen lakien ja virtauksen tuntemista"- -"ja aineen hajottamista ja kokoamista."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Alkemi innebär kunskapen om materians lagar och flöde." "Dess sönderdelning och sammansättning."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Alkymi er at kende materiens love og bevægelser, - - dens nedbrydning og omformning."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""L'alchimia è conoscere le leggi e il flusso all'interno della materia, la sua scomposizione e ricomposizione.
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Η αλχημεία είναι η γνώση των νόμων και της ροής της ύλης, της αποσύνθεσης, και της ανακατασκευής της."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Алхимия - это знание законов и течений в материи, её расщепление и воссоздание".
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Aveţi nevoie de un avocat ca să vă conduceţi compania din cauză că legislaţia e aşa de stufoasă.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Bạn cần 1 luật sư để điều hành công ty vì có đến là lắm các loại luật.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Das Unternehmen muss von einem Anwalt geführt werden, weil es so viele rechtliche Fragen gibt.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Je hebt een jurist nodig om het bedrijf te leiden, omdat er zoveel wetten zijn.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Jogász kell a cégvezetéshez, olyan sok a törvény.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.회사 경영에는 변호사가 필요합니다. 법이 너무 많기 때문이예요.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Necesitas un abogado para manejar la compañia, porque hay tanta legislación.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Pokiaľ chcete riadiť spoločnosť potrebujete právnika. pretože všade je príliš veľa práva.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Pokud chcete vést firmu, tak potřebujete právníka, protože je tolik práva kolem.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Potrzebujesz prawnika, żeby prowadzić firmę, ponieważ jest aż tyle różnych przepisów prawnych.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Serve un avvocato per gestire una società, perché ci sono così tante leggi.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Vous avez besoin d'un avocat pour diriger l'entreprise, parce qu'il y a beaucoup trop de Droit.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Χρειάζεσαι ένα δικηγόρο να τρέξει την εταιρεία, γιατί υπάρχουν πολλοί νόμοι.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Нужен ти е адвокат, за да управляваш фирмата, защото има толкова много закони.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.Чтобы вести дела, вам нужен человек, знающий закон, потому что повсюду столько законов.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.אתה צריך עו"ד כדי לנהל חברה, כיוון שיש כל כך הרבה חוקים.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.أنتم بحاجة لمحامٍ لتشغيل الشركة، لأن هناك الكثير جداً من القوانين.
Sirtketi yonetmek icin bir avukat gerekli cunku kanunlar cok fazla.法律が非常に多いからです このことで影響されているのはビジネスだけではありません
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.A baj az, hogy az oktatás nem bizottsági termekben és törvényhozási épületekben történik.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Das Problem ist, dass Bildung nicht in den Ausschussräumen unserer Regierungsgebäude übermittelt wird.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.El problema es que la educación no sucede en las salas de comités de nuestros edificios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Het probleem is dat onderwijs niet plaatsvindt in vergaderkamers van ons parlement.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Il problema è che l'istruzione non ha luogo negli uffici e nelle aule legislative.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.하지만 문제는, 교육은 이런 식으로 입법기관의 위원회가 그저 탁상 행정을 통해 진행할 것이 아니라는 겁니다.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.L'ennui, c'est que l'éducation n'a pas lieu dans les salles de commission de nos édifices législatifs.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Masalahnya adalah pendidikan tidak terjadi di ruang rapat komite gedung legislatif kita.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Necazul e că educația nu se petrece în sălile de ședințe din clădirile legiuitorilor noștri.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.O problema é que a educação não acontece nas salas de conferências dos edifícios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet är att utbildning inte fortgår i konferensrummen i byggnaderna hos våra beslutsfattare.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet er at uddannelse ikke foregår i udvalgenes lokaler i vores lovgivende bygninger.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problém je, že se vzdělávání neděje v zasedacích místnostech sídel zákonodárců.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problem w tym, że edukacja to nie komitety i legislacja.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Težava je v tem, da se izobraževanje ne odvija v sejnih sobah vladnih zgradb.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Vấn đề là rằng giáo dục không tiếp diễn trong các phòng ban của tòa nhà lập pháp của chúng ta.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблема в тому, що освіта не відбувається у комітетах законодавчих будівель.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблемът е, че образованието не се случва в заседателните зали на нашите законодателни сгради.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.הבעיה היא שהחינוך לא מתבצע בחדרי הוועדות של בנייני המחוקקים.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.المشكلة هي أن التعليم لا يحصل في قاعات اللجان في المباني التشريعية.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.起きるのではないことです 学校や教室で起きるのです
Suçluları kadın kıyafeti giydirerek cezalandırmak İslam Cumhuriyetinin kanunlarında yer alan bir şey değildir.Przebieranie winnych za kobiety nie jest karą, którą można znaleźć w prawie Republiki Islamskiej.
Suçluları kadın kıyafeti giydirerek cezalandırmak İslam Cumhuriyetinin kanunlarında yer alan bir şey değildir.Vestir a los convictos como mujeres no es algo que se pueda encontrar en las leyes de la República Islámica.
Suçluları kadın kıyafeti giydirerek cezalandırmak İslam Cumhuriyetinin kanunlarında yer alan bir şey değildir.Vestir condenados como mulheres não é algo que você pode encontrar nas leis da República Islâmica
Suçluları kadın kıyafeti giydirerek cezalandırmak İslam Cumhuriyetinin kanunlarında yer alan bir şey değildir.Το να ντύνεις τους ενόχους σαν γυναίκες δεν υπάρχει πουθενά γραμμένο στο Δίκαιο της Ισλαμικής Δημοκρατίας.
Temel bilgiler aynı, ancak her ülkede ilgili kanunlar, mevzuat, başvuru prosedürleri farklı.(pozn. překl. v Česku vzniká akciová společnost zápisem do obchodního rejstříku)
Tony Blair ve Cherie. Ve yine, kanunlar - çok dikkatli olmak zorundaydık.토니 블레어와 셰리 입니다. 또 다시 법적인 문제 때문에 조심했어야 했습니다.
Tony Blair ve Cherie. Ve yine, kanunlar - çok dikkatli olmak zorundaydık.Tony Blair és Cherie - megint előjöttek a jogi kérdések, ezért nagyon óvatosnak kellett lennünk.
Tony Blair ve Cherie. Ve yine, kanunlar - çok dikkatli olmak zorundaydık.טוני ובלייר ושרי. ושוב היינו צריכים להזהר -- עם כל עניין החוקיות.