Bu sinirlar yikilmis durumda. Insanlar tum gun boyunca kanunlar icinde yuzuyorlar.Хората газят през закона по цял ден.
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.이 영상에서 저는 뉴턴의 제1운동 법칙에 대해 조금 설명 하려 합니다
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.En este vídeo, quiero hablar un poco sobre la primera ley del movimiento de Newton.
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.I denne video vil jeg snakke om Newtons første lov om bevægelse.
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.In questo video, voglio parlarvi della prima legge della dinamica di Newton.
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.In this video i want to talk a little bit about Newton's first law of motion
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.Neste vídeo eu quero falar um pouco sobre a primeira lei de Newton.
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.V tomto prispevku by som vam chel povedat nieco o prvom Newtonovom pohybovom zakone.
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.W tym filmie, chciałbym porozmawiać o pierwszej zasadzie dynamiki Newtona
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.Στο βίντεο αυτό, θα μιλήσουμε για τον πρώτο νόμο του Νέυτωνα
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.В това видео искам да поговорим малко за първия закон на Нютон за движението,
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.בשיעור זה נעסוק בחוק התנועה הראשון של ניוטון.
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.فى هذا الفيديو أريد أن أتحدث قليلاً عن قانون نيوتين الأول للحركة
Bu videoda Newton'un Kanunlarından bahsedeceğim.これが、そのラテン語で書かれた法則を 英語に訳したもの。
Bu yüzden daha fazla bilgiyi ifşa kanunlarının geldiğini görmeye başlıyoruz, örneğin, çevre konusunda,C'est pour cela que nous pouvons voir de plus en plus de lois de divulgations.
Bu yüzden daha fazla bilgiyi ifşa kanunlarının geldiğini görmeye başlıyoruz, örneğin, çevre konusunda,Daarom komen er steeds meer wetten over transparantie.
Bu yüzden daha fazla bilgiyi ifşa kanunlarının geldiğini görmeye başlıyoruz, örneğin, çevre konusunda,É por isso que começamos a ver uma maior divulgação das leis que saem.
Bu yüzden daha fazla bilgiyi ifşa kanunlarının geldiğini görmeye başlıyoruz, örneğin, çevre konusunda,그게 바로 우리가 더 많은 개방관련 법안이 나오기를 바라는 이유지요. 예를들어, 환경에 대해서는
Bu yüzden daha fazla bilgiyi ifşa kanunlarının geldiğini görmeye başlıyoruz, örneğin, çevre konusunda,Por eso estamos viendo cada vez más leyes de transparencia y acceso a la información.
Bu yüzden daha fazla bilgiyi ifşa kanunlarının geldiğini görmeye başlıyoruz, örneğin, çevre konusunda,Саме тому приймають багато викривальних законів про довкілля.
Bu yüzden daha fazla bilgiyi ifşa kanunlarının geldiğini görmeye başlıyoruz, örneğin, çevre konusunda,זו הסיבה שאנו מתחילים לראות יותר חוקים לגילוי נאות שנחקקים, לדוגמא, בנושא הסביבה,
Bu yüzden daha fazla bilgiyi ifşa kanunlarının geldiğini görmeye başlıyoruz, örneğin, çevre konusunda,لهذا نشاهد مزيداً من قوانين الإفصاح تصدر .. فعلى سبيل المثال ، فيما يخص البيئة ..
Bu yüzden daha fazla bilgiyi ifşa kanunlarının geldiğini görmeye başlıyoruz, örneğin, çevre konusunda,環境について言えば 欧州議会のオーフス条約がありますね
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Azt mondta "azért, mert értelem által vezérelt törvényeik és szabályaik vannak."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Dijo que esto fue "porque ellos tienen leyes y reglas inventadas por la razón".
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Disse che era "perché avevano leggi e regole inventate dalla ragione."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Ele disse que era "porque eles têm leis e regras "inventadas pela razão."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Er meinte, es sei "weil sie Gesetze und Regeln haben die auf Verstand basieren."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Han skrev det var "fordi de har love og regler udledt af fornuften."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Hij zei dat dat kwam "omdat hun wetten en regels gebaseerd waren op de rede".
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Il a dit que c'était "parce qu'ils ont des lois et des règles inventées par la raison."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Katanya, "Ini karena mereka memiliki hukum dan tatanan yang dibuat berdasarkan logika."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".그는 " 그들은 이성을 바탕으로 만들어낸 법과 규정들이 있었기 때문이다" 라고 말했습니다.
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Ông nói rằng đó là vì họ có pháp luật và các quy tắc hợp lý.
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar"."Pentru că ei au legi și reguli inventate de rațiune", spunea el.
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Píše, že je to proto, "že mají zákony a pravidla, na něž přišli rozumem."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Powiedział, że było tak, "ponieważ oni mają prawa i zasady wynalezione przez rozum."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Είπε ότι "αυτό συνέβαινε επειδή (σ.σ. οι Χριστιανοί) έχουν νόμους και κανόνες που τους έφτιαξε η λογική".
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Він сказав, що "це тому що у них закони і правила побудовано на логіці".
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Он говорил, что причиной тому были "законы и правила, благоразумно созданные ими."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".Той казал, че това е "понеже те имат закони и правила, базирани на разума."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".הוא אמר: "הסיבה לכך היא שיש להם חוקים וכללים שהומצאו בצורה מושכלת."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".قال كان ذلك "بسبب أنهم لهم قوانين وقواعد قد صُنعت بمنطق."
'Cunku onlarin kanun ve kurallari vardi... bir sebepten kesfedilen kural ve kanunlar".法と規範があるからだ" と 地理が要因ではないのです
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.A ţinut faimoasele conferințe care au devenit "Caracterul Legii Fizice."
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Deu as famosas palestras que se tornaram "The Character of Physical Law."
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Dia memberikan kuliah populer yang menjadi "Karakter dari Hukum Fisika."
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Dictó las conocidas charlas denominadas "El carácter de la ley física".
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Er hielt die berühmten Vorlesungen, die bekannt wurden als "The Character of Physical Law."
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Han gav de allmänna föreläsningar som blev "The Character of Physical Law" (De fysiska lagarnas karaktär).
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Han gav de populære foredrag, der blev til "The Character of Physical Law."
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Ha tenuto lezioni di grande successo che sono diventate "Il Carattere della Legge Fisica."
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Hij gaf de populaire lezingen die later als "The Character of Physical Law" werden uitgegeven.
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Il a présenté des conférences à succès qui ont été éditées sous le titre : "La nature de la physique"
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Jego wykłady popularnonaukowe zebrano w książce "Charakter praw fizycznych"
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Mal populárne prednášky, ktoré boli vydané v knižnej podobe s názvom "O povahe fyzikálnych zákonov".
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Ông đã trình bày các bài giảng nổi tiếng thứ đã trở thành "Đặc tính của nguyên lý vật lý."
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Ő tartotta azokat a népszerű előadásokat, amiből "A fizikai törvények jellege" című könyv lett.
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.Predaval je na priljubljenih predavanjih ki so postali "Karakter fizikalnih zakonov".
Daha sonra "Fizik Kanunlarının Özellikleri" olarak ünlenecek bir grup konuşma yaptı.그때 인기를 끌었던 강의시리즈 하나는 "The Character of Physical Law"라는 책으로 출판되었지요.