kanunların ile cümle

kanunların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Hiện giờ việc tái hiệu lực đạo luật đó là rất cần thiết.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Jetzt herrscht eine Stimmung, die einigen von diesem alten Kram wieder an seinen rechten Ort setzen will.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Kini tampak ada dukungan untuk menerapkan
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.현재는 이런 것들을 다시 제 자리로 돌려 놓고자하는 움직임이 있죠.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Most van rá esély hogy néhány dolgot a helyére tegyünk.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Nu is de tijdsgeest ernaar om een deel ervan opnieuw in werking te stellen.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Nyt aiotaan saada jotain tällaista takaisin voimaan.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Ora si ventila l'idea di riattivarlo parzialmente.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Teď je snaha některé z těchto věcí obnovit.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Teraz je snaha niektoré z týchto vecí obnoviť.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Teraz myśli się o ponownym wprowadzaniu ich w życie.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Сега съществуват благоприятни условия да се поставят някои от тези неща отново на своето място.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.Сейчас существуют настроения в пользу восстановления его силы.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.וכעת הלך הרוחות הוא להחזיר דברים לקדמותם.
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.لذا فهناك حس عام اليوم لاعادة الامور الى نصابها
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.しかしロビー活動家たちはすでに
Şimdi ise bu kanunların bir kısmı yeniden yerine konuluyor.而家坊間有種情緒想將份法案 恢復效力
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.A baj az, hogy az oktatás nem bizottsági termekben és törvényhozási épületekben történik.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Das Problem ist, dass Bildung nicht in den Ausschussräumen unserer Regierungsgebäude übermittelt wird.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.El problema es que la educación no sucede en las salas de comités de nuestros edificios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Het probleem is dat onderwijs niet plaatsvindt in vergaderkamers van ons parlement.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Il problema è che l'istruzione non ha luogo negli uffici e nelle aule legislative.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.하지만 문제는, 교육은 이런 식으로 입법기관의 위원회가 그저 탁상 행정을 통해 진행할 것이 아니라는 겁니다.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.L'ennui, c'est que l'éducation n'a pas lieu dans les salles de commission de nos édifices législatifs.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Masalahnya adalah pendidikan tidak terjadi di ruang rapat komite gedung legislatif kita.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Necazul e că educația nu se petrece în sălile de ședințe din clădirile legiuitorilor noștri.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.O problema é que a educação não acontece nas salas de conferências dos edifícios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet är att utbildning inte fortgår i konferensrummen i byggnaderna hos våra beslutsfattare.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet er at uddannelse ikke foregår i udvalgenes lokaler i vores lovgivende bygninger.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problém je, že se vzdělávání neděje v zasedacích místnostech sídel zákonodárců.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problem w tym, że edukacja to nie komitety i legislacja.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Težava je v tem, da se izobraževanje ne odvija v sejnih sobah vladnih zgradb.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Vấn đề là rằng giáo dục không tiếp diễn trong các phòng ban của tòa nhà lập pháp của chúng ta.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблема в тому, що освіта не відбувається у комітетах законодавчих будівель.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблемът е, че образованието не се случва в заседателните зали на нашите законодателни сгради.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.הבעיה היא שהחינוך לא מתבצע בחדרי הוועדות של בנייני המחוקקים.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.المشكلة هي أن التعليم لا يحصل في قاعات اللجان في المباني التشريعية.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.起きるのではないことです 学校や教室で起きるのです
Suçluları kadın kıyafeti giydirerek cezalandırmak İslam Cumhuriyetinin kanunlarında yer alan bir şey değildir.Przebieranie winnych za kobiety nie jest karą, którą można znaleźć w prawie Republiki Islamskiej.
Suçluları kadın kıyafeti giydirerek cezalandırmak İslam Cumhuriyetinin kanunlarında yer alan bir şey değildir.Vestir a los convictos como mujeres no es algo que se pueda encontrar en las leyes de la República Islámica.
Suçluları kadın kıyafeti giydirerek cezalandırmak İslam Cumhuriyetinin kanunlarında yer alan bir şey değildir.Vestir condenados como mulheres não é algo que você pode encontrar nas leis da República Islâmica
Suçluları kadın kıyafeti giydirerek cezalandırmak İslam Cumhuriyetinin kanunlarında yer alan bir şey değildir.Το να ντύνεις τους ενόχους σαν γυναίκες δεν υπάρχει πουθενά γραμμένο στο Δίκαιο της Ισλαμικής Δημοκρατίας.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Egy terméket adok el a piacnak, amit nem akar, de törvény kényszeríti a megvásárlására.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Eu vendo um produto a um mercado que não o quer, mas é forçado por lei a comprá-lo.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Ik verkoop een product aan een markt die het niet wil, maar wettelijk verplicht is om het te kopen.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Je vends un produit à des clients qui ne le veulent pas, mais que la loi oblige à acheter.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.저는 시장에서 아무도 원치 않는, 그러나 법적으로 구매가 강요되는 제품을 판매하고 있습니다.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Le vendo un producto a un mercado que no lo quiere, pero que debe adquirirlo porque la ley lo obliga.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Prodávám produkt na trhu, který jej nechce, ale je nucen jej ze zákona nakupovat.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Saya menjual suatu produk ke pasar yang tidak menginginkannya, tetapi diharuskan oleh hukum untuk membelinya.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Sprzedaję produkt ludziom, którzy kupować go nie chcą, ale muszą.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Tôi bán một sản phẩm cho một thị trường không muốn nó, nhưng bị buộc phải mua.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Vând un produs unei pieţe care nu îl doreşte, dar este forţat prin lege să îl cumpere.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Vendo un prodotto ad un mercato che non lo vuole, ma è obbligato per legge a comprarlo.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Πουλάω ένα προϊόν σε μια αγορά που δεν το θέλει, αλλά είναι υποχρεωμένο από το νόμο να το αγοράσει.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Продавам продукт на пазар който не го иска, но е принуден от закона да го купува.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.Я продаю клиенту продукт, который ему не нужен, но который он обязан купить по закону.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.אני מוכר מוצר לשוק שלא מעוניין בו, אבל הוא מוכרח לקנות אותו לפי החוק.
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.إنني أبيع منتجًا لسوق لا يريد هذا المنتج ولكنه مجبر على شراءه بقوة القانون
Ürünün istenmediği, fakat kanunların almaya zorladığı bir piyasada ürün satıyorum.法律なので、とモノを売るのです 失敗元々の商売です

İlgili Sayfalar