Tom'un biyopsi sonuçlarına göre, tümör kanserlidir.The results of Tom's biopsy show that the tumor is cancerous.
Dan kanserli çocuklar için keman çaldı.Dan played violin for children with cancer.
Ailenizde kanserli var mı?Does anyone in your close family have cancer?
Kanserli kişiler genellikle baskılanmış bir bağışıklık sistemine sahiptir.People with cancer usually have a suppressed immune system.
Kanserli herkes oldukça hassastır ve gripten kaynaklanan komplikasyonlar açısından risk altındadır.Everyone with cancer is highly susceptible and is at risk for complications from flu.
1906 Krienitz mide kanserli hastaların midesinde bakteri buldu.1906 Krienitz finds bacteria in the stomach of people with gastric cancer.
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.In July 1952, Kesselring was diagnosed with a cancerous growth in the throat.
Kanserli kişiler burun spreyi aşısı almamalıdır.People with cancer should not receive the nasal spray vaccine.
Çoğu ncRNA'lar kanserli dokularda anormal biçimde ifade edilir.Many ncRNAs show abnormal expression patterns in cancerous tissues.
1970 yılında, Otto Skorzeny'nin omurgasında kanserli iki tümör keşfedildi.In 1970, a cancerous tumour was discovered on Skorzeny's spine.
Sürekli olarak, kanserli hücreleri öldürmeye odaklıydık.Historically, we've always been focused on killing cancer cells.
Aynı şekilde, CD8 proteinleri MHC I kompleksine bağlanır. Bu onları kanserli hücrelere götürürLikewise, the CD8 proteins, these are attracted to the MHC I complex.
Bununla normal DNA yapısını kanserli olan ile karşılaştırabilirsiniz.And what you can do is sort of compare DNA of normal segs versus cancer.
Hepinizin bildiği gibi kanserli herkes bu kontrol taramalarını yaptırmak zorundadır.And as you all know, anybody with cancer has to get follow-up scans.
Yani, kanserli hücreleri öldürmek için HIV virüsünü sağlıklı hücrelere mi bulaştırıyorsunuz?Interviewer: So you're taking the HlV virus and infecting healthy cells with it to help kill cancer?
kararlı. Derek'in kanserli tümörünün çıkarılması için ameliyat olmasıHere she gets news he needs surgery to remove a cancerous tumor.
Bu kanserli bir hücre.This is a cancer cell.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.The hard problem that Alice chose was the rising incidence of childhood cancers.
Ama, ya eğer bir hücrenin normal hücreden kanserli hücreye neden dönüştüğünü anlayabilirseniz?But if you really understand why does a cell go from normal cell to cancer?
Konser gelirleri Elpida Kanserli Çocuklarla Dost Derneği'ne bağışlanacak.Proceeds will be donated to the Elpida Association of Friends of Children with Cancer.
Virchow, birkaç biyopsi testinden sonra bile dokuların kanserli olmadığını teyit etmiştir.[1][2]Virchow affirmed that the tissues were not cancerous, even after several biopsy tests.[1][2]
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.En juillet 1952, Kesselring fut diagnostiqué avec une tumeur cancéreuse dans la gorge.
Çoğu ncRNA'lar kanserli dokularda anormal biçimde ifade edilir.Muchos ncARNs muestran patrones anormales de expresión en tejidos cancerosos.
Kanserli hücrelerin önemli bir kısmı bu yeteneğe sahip değildir.Las células cancerosas pierden esta capacidad.
Kanserli sağ göğsü çıkartmak için yapılan göğüs ameliyatından birkaç ay sonra Astell 1731’de öldü.Эстел умерла в 1731 году, через несколько месяцев после мастэктомии по удалению раковой опухоли правой груди.
1906 Krienitz mide kanserli hastaların midesinde bakteri buldu.1906 وجد كرينيتس بكتيريا في معدة الأشخاص المصابين بسرطان المعدة.
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.أول استئصال معدي ناجح أدّاه ثيودور بيلروث في 1881 لسرطان المعدة.
1906 Krienitz mide kanserli hastaların midesinde bakteri buldu.1906 Krienitz odnalazł bakterie w żołądku osób z rakiem żołądka.
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.Pierwszą udaną gastrektomię wykonał w 1881 roku Theodor Billroth w przypadku choroby raka żołądka.
Kanserli hücrelerin önemli bir kısmı bu yeteneğe sahip değildir.Inne zaś komórki glejowe nie posiadają takich zdolności.
Radyasyon Onkolojisi ve Tıbbi Onkoloji (Medikal Onkoloji), kanserli hastaların takip ve tedavisini yapar.Onkologiska klinikens uppgift är utredning och behandling av patienter med cancersjukdomar.
Bazı durumlarda kanserli dokuyu cerrahi müdahale ile çıkartmak imkânsız olabilir.În unele cazuri, eliminarea chisturilor se realizează prin intervenție chirurgicală.
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.Az első sikeres gasztrektómiát Theodor Billroth hajtotta végre 1881-ben, a gyomor rákos daganata miatt.
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.I juli 1952 fik Kesselring konstateret kræft i struben.
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.Phẫu thuật cắt thành công đầu tiên được thực hiện bởi Theodor Billroth năm 1881 cho bệnh nhân ung thư dạ dày.
1906 Krienitz mide kanserli hastaların midesinde bakteri buldu.1906 克里尼茨(Krienitz)在胃癌病人的胃內發現細菌。
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.1952年7月,凯塞林經診斷出喉癌。
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.최초의 성공적인 위절제술은 테오도어 빌로스가 1881년에 위암을 치료하기 위해 했던 수술이다.
Kanserli hücrelerin önemli bir kısmı bu yeteneğe sahip değildir.לחלק ממחלות הסרטן אין שיטת דירוג.
Kanserli sağ göğsü çıkartmak için yapılan göğüs ameliyatından birkaç ay sonra Astell 1731’de öldü.אסטל מתה ב-1731, מספר חודשים לאחר שעברה ניתוח כריתת שד בשל גידול שפשה בחזה.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.A fogas kérdés, amit Alice választott, a gyermekkori rákesetek emelkedő száma volt.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Alice가 선택한 문제는 소아암 발병률의 증가였습니다.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Alice koos de lastige kwestie van de toename in kinderkanker.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Das schwierige Problem, das Alice wählte, war das zunehmende Auftreten von Krebs bei Kindern.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Det svårlösta problem som Alice valde var de ökande fallen av barncancer.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.El problema complejo que Alice escogió fue el aumento en la incidencia de cáncer en niños.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Il problema difficile che scelse Alice fu la crescente incidenza dei tumori infantili.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Le problème difficile qu'Alice a choisi était l'augmentation de l'incidence des cancers de l'enfant.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Masalah sulit yang dipilihnya adalah kanker pada anak-anak yang semakin meningkat.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.O problema difícil que Alice escolheu foi a crescente incidência de cancros infantis.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Problema dificilă pe care Alice a ales-o a fost incidența crescândă a cancerului infantil.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Složitý problém, který si Alice vybrala bylo zvyšování výskytu rakoviny u dětí.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Vấn đề khó khăn mà Alice đã chọn là sự gia tăng tỉ lệ mắc phải căn bệnh ung thư thời trẻ.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Το πρόβλημα που διάλεξε η Άλις ήταν οι αυξανόμενες περιπτώσεις παιδικών καρκίνων.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Еліс знайшла складну проблему: зростання випадків раку в дитячому віці.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Сложният проблем, който Алис избра, бе увеличаващият се брой на децата, болни от рак.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.Элис выбрала сложную проблему: рост случаев рака в детском возрасте.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.הבעיה הקשה שאליס בחרה היתה המספר העולה של מקרי סרטן אצל ילדים.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.المشكلة الصعبة التي اختارتها أليس كانت ارتفاع معدلات الإصابة بالسرطان في مرحلة الطفولة.
Alice tarafından seçilen o zor problem ise, kanserli çocuk vakalarının artışı oldu.増加していた小児ガンです ほとんどの病気は 貧困と関連性がありましたが