kanları ile cümle
kanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom'la Mary'nin birbirlerine kanları ısınmıştı hemen.Tom and Mary hit it off immediately.
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.The sorcerer leaves them to die of thirst and starvation.
O, bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz..."I am coming back here until our cow is returned, or another cow given us."
Milletim bu vatanı kanlarıyla mahsûldar kılmıştır.This made people forget about their cold pasts.
Nehirler bize karşı olanların kanları ile akacak."And We rained upon them a rain; consider then what was the end of the guilty."
Desmodontinae’nin tüm bu 3 türü sıcak-kanlı hayvanların kanlarıyla beslenmeleriyle özelleşmiştir.All three species of Desmodontinae specialize in feeding on the blood of warm-blooded animals.
Spartalıların geri kalanı Artyom’u kurtarmak için kanlarını bağışlarlar.The rest of the Spartans donate their own blood to give Artyom a critical blood transfusion.
Yaşayan insanların kanlarını emerek yaşamını sürdürür.They must consume human blood to survive.
Burdan aldığı kanları kalbin sağ atriumuna taşır.His blood is seen here dripping from the wound on his right side.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.There's not enough sugar in their bloodstream and they want to pass out so they want a meal.
Onlar kendi başlarına bir tarikat, başkalarının kanlarını sulandıran kan kardeşleri.They're a cult all their own, blood brothers steeped in other people's blood.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.I hope for Gilraen's sake your father's blood flows through your veins.
Ve kanlarının rengi de aynı, kırmızı.And they have the same blood, red.
Kanlarını su gibi akıttılar Yeruşalimin çevresine, Onları gömecek kimse yok.Their blood they have shed like water around Jerusalem. There was no one to bury them.
Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmaz. Fakat sizin takvanız O'na ulaşır.It is not their meat or blood that reaches God: It is the fealty of your heart that reaches him.
Onların etleri ve kanları kesin olarak Allah'a ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır.It is not their meat or blood that reaches God: It is the fealty of your heart that reaches him.
Onların ne etleri Allah'a ulaşır, ne kanları, fakat sizin çekinmenizdir ki ona ulaşır.It is not their meat or blood that reaches God: It is the fealty of your heart that reaches him.
Onların etleri de kanları da Allah'a asla ulaşmaz; fakat sizin takvanız O'na ulaşır.It is not their meat or blood that reaches God: It is the fealty of your heart that reaches him.
Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvanız ulaşır.It is not their meat or blood that reaches God: It is the fealty of your heart that reaches him.
Elbette onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Ancak O'na sizin takvanız erecektir.It is not their meat or blood that reaches God: It is the fealty of your heart that reaches him.
ALLAH'a ne onların etleri, ne de kanları ulaşır; O'na ancak sizin erdemli davranışınız ulaşır.It is not their meat or blood that reaches God: It is the fealty of your heart that reaches him.
Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmaz.Neither their flesh, nor their blood, ever reaches God.
Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır.Neither their flesh, nor their blood, ever reaches God.
Elbette onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır.Neither their flesh, nor their blood, ever reaches God.
Fakat unutmayın ki ne onların etleri, ne de kanları asla Allah'a ulaşacak değildir.Neither their flesh, nor their blood, ever reaches God.
Kürt eylemciler barış çağrısında bulunuyor ve son dökülen kanları kınıyorlar.Kurdish activists are calling for peace and condemning the recent bloodshed.
At nalı yengeçleri, kanlarında oksijen taşımak için hemosiyanin kullanırlar.Horseshoe crabs use hemocyanin to carry oxygen through their blood.
Ancak kanlarıyla [Dinar halklarına] aittirler.By their blood, however, they belong [to the Dinaric peoples].
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.Sollen sie an Hunger leiden und an Hunger sterben?“.
Bu yüzden çok beyaz tenlilerdir ve kanları çok koyu renklidir.Sie sind sehr blass und ihr Blut ist sehr dunkel.
Desmodontinae’nin tüm bu 3 türü sıcak-kanlı hayvanların kanlarıyla beslenmeleriyle özelleşmiştir.Die drei Arten der Vampirfledermäuse (Desmodontinae) ernähren sich vom Blut anderer Tiere.
(Kan iftirası'na göre Yahudiler Hristiyan çocukları öldürüp kanlarını matsa yapımında kullanırlar).Juden wurde vorgeworfen, christliche Kinder zu töten und deren Blut für rituelle Zwecke zu nutzen.
Şehitlerin kanlarıyla boyandım”.Dans Le sang des francs-maçons.
Efsaneye göre bayraktaki al, kan kırmızısıdır ve şehitlerin dökülen kanlarını temsil eder.Ce dernier lui dit qu'il sent l'odeur du sang et que la nature ne veut pas de sang versé.
Umarım tanrı yeni evim Meksika için akan kanlarımı görür.Devant Dieu et le monde, mon sang clame l'indépendance de Porto Rico.
Willow kanları görür ve onu sıkıştırır.Sharon va la voir et prend son pouls.
Nehirler bize karşı olanların kanları ile akacak."E hicimos llover sobre ellos una lluvia: ¡Y mira cómo terminaron los pecadores!
Ölmeden önce “tüm bu kanları mazur görün” sözleriyle başlayan bir intihar notu bıraktı.Dejó una breve nota de suicidio, que decía "disculpad toda la sangre".
Bunların kanlarının laboratuvar testinden geçmesi lazım” ifadelerini kullandı.Effetti, questi, comprovati da test di laboratorio sul sangue.
Nehirler bize karşı olanların kanları ile akacak."Его и дарит нам Юрий Ключников».
Kanlarını, kanımıza katmıştır.Пусть они захлебнутся в собственной крови!
Mağaranın duvarlarına gençlerin kanları sürülmüştü.На стенах пещеры высечены кресты.
Kanlarını su gibi akıttılar Yeruşalim'in çevresine, Onları gömecek kimse yok." "...Ey Yeruşalim!Никто не пляшет на их могиле. <…> Никто не хотел их убивать.
Seks hayatları hakkında konuşuyorlardı, birbirlerinin kanlarını boyunlarında birer kolyede taşıyorlardı.وكانوا يتحدثون عن الحياة الجنسية، وكانوا يرتدون قلادة تحتوي على دمائهم.
Kederden solmadıkça veya kesilip,yaralanıp,kanları akmadıkça ölmezler.عذاب أبدي نارهم لا تطفأ وديدانهم لا تموت.
Umarım tanrı yeni evim Meksika için akan kanlarımı görür.Já os salvos por Deus são recebidos por Jesus na Nova Jerusalém.
Şehitlerin kanlarıyla boyandım”.Cor inspirada no sangue dos guerreiros.
Yaşayan insanların kanlarını emerek yaşamını sürdürür.Ou, seja, é sangue de uma pessoa viva.
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.Zij eten daar wat, omdat zij door het vasten hongerig geworden zullen zijn.
Kanlarını, kanımıza katmıştır.We zijn bereid om ons bloed aan je te geven.
Şehitlerin kanlarıyla boyandım”."Rengör Staten Med Martyrers Blod!"
Umarım tanrı yeni evim Meksika için akan kanlarımı görür.Sagrado Corazón de Jesús är en ort i Mexiko.
Şehitlerin kanlarıyla boyandım”.Вони окроплені кров'ю героїв.
Yaşayan insanların kanlarını emerek yaşamını sürdürür.Їм потрібна кров живих людей.
Yaşayan insanların kanlarını emerek yaşamını sürdürür.Živí se totiž krví všech mrtvých lidí.
Desmodontinae’nin tüm bu 3 türü sıcak-kanlı hayvanların kanlarıyla beslenmeleriyle özelleşmiştir.A vérszopó denevérek (Desmodontinae) alcsaládjába tartozó három faj a vérszopásra specializálodott.
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.De var preget av sykdom og sult, og etter stor tap overga de seg.
Kanlarını, kanımıza katmıştır.Badannya dipenuhi dengan darah.
Ölmeden önce “tüm bu kanları mazur görün” sözleriyle başlayan bir intihar notu bıraktı.Catatan yang ditulisnya sebelum meninggal adalah "Excuse all the blood.
Ama ilk vampire dönüştüğü gece bütün ailesini kendisi öldürüp kanlarını içmiştir.Anh dự định sẽ chết cùng với cô bằng cách uống tất cả máu của Saya.
İlgili Sayfalar