Ana içeriğe geç
Sözlük

kandilli ile cümle

kandilli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››旁邊 有 兩 棵 橄欖樹 、 一 棵 在 燈盞 的 右邊 、 一 棵 在 燈盞 的 左邊
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.예비한 첫 장막이 있고 그 안에 등대와 상과 진설병이 있으니 이는 성소라 일컫고
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Lebo ustrojený bol prvý stánok, v ktorom bol svietnik a stôl a predloženie chlebov, a ten sa zovie svätyňa.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Nebo udělán byl stánek první, v kterémž byl svícen, a stůl, a posvátní chlebové, a ten sloul svatyně.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả , một đền tạm đã dựng lên : phần thứ nhứt gọi_là nơi thánh , có chơn đèn , bàn và bánh bày ra ;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả, một đền tạm đã dựng lên: phần thứ nhứt gọi là nơi thánh, có chơn đèn, bàn và bánh bày ra;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Споруджено бо перву скиню, а в ній сьвітильник і стіл і предложеннє хлібів, котра зветь ся: Сьвята.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.כי הוקם המשכן החיצון אשר בו המנורה והשלחן ומערכת הלחם והוא נקרא קדש׃
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.لانه نصب المسكن الاول الذي يقال له القدس الذي كان فيه المنارة والمائدة وخبز التقدمة.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因 為 有 豫 備 的 帳 幕 、 頭 一 層 叫 作 聖 所 . 裡 面 有 燈 臺 、 桌 子 、 和 陳 設 餅
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因為 有 豫備 的 帳幕 、 頭 一 層 叫作 聖所 . 裡面 有 燈臺 、 桌子 、 和 陳設餅
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Aceştia sînt cei doi măslini şi cele două sfeşnice, cari stau înaintea Domnului pămîntului.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Ce sont les deux oliviers et les deux chandeliers qui se tiennent devant le Seigneur de la terre.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Ci są dwie oliwy i dwa świeczniki, stojące przed obliczem Pana wszystkiej ziemi.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Dessa vittnen äro de två olivträd och de två ljusstakar som stå inför jordens Herre.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Dette er de to oljetrær og de to lysestaker som står for jordens herre.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Deze twee getuigen zijn de twee olijfbomen en de twee olielampen die voor de Here van de hele aarde staan.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Diese sind die zwei Ölbäume und die Fackeln, stehend vor dem HERRN der Erde.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Disse ere de tvende Olietræer og de tvende Lysestager, som stå for Jordens Herre.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Dua saksi itu adalah dua batang pohon zaitun dan dua buah kaki lampu yang terdapat di depan Tuhan semesta alam
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Ellos son los dos olivos y los dos candeleros que están delante del Dios de la tierra
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Estas são as duas oliveiras e os dois candeeiros que estão diante do Senhor da terra.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Ezek az a két olajfa, és a két gyertyatartó, a melyek a földnek Istene elõtt állanak.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Hai người làm chứng ấy tức là hai cây ô-li-ve và hai chơn đèn đứng trước mặt Chúa của thế gian.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Hai người làm_chứng ấy tức_là hai cây ô - li-ve và hai chơn đèn đứng trước mặt Chúa của thế_gian .
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.이는 이 땅의 주 앞에 섰는 두 감람 나무와 두 촛대니
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Nämä ovat ne kaksi öljypuuta ja ne kaksi lampunjalkaa, jotka seisovat maan Herran edessä.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Questi sono i due olivi e le due lampade che stanno davanti al Signore della terra
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Tiť jsou dvě olivy a dva svícnové, stojící před obličejem Boha Pána vší země.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.To sta oljki dve in svečnika dva, stoječa pred Gospodom zemlje.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Toto sú tie dve olivy a dva svietniky, ktoré stoja pred Bohom, Pánom zeme.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Ουτοι ειναι αι δυο ελαιαι και αι δυο λυχνιαι, αι ισταμεναι ενωπιον του Θεου της γης.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Второто горко премина; ето, иде скоро третото горко.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Се дві оливинї, і два сьвічники, що перед Богом землї стоять.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.Это суть две маслины и два светильника, стоящие пред Богом земли.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.אלה הם שני הזיתים ושתי המנרות העמדים לפני אלהי הארץ׃
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.هذان هما الزيتونتان والمنارتان القائمتان امام رب الارض.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.他 們 就 是 那 兩 棵 橄 欖 樹 、 兩 個 燈 臺 、 立 在 世 界 之 主 面 前 的
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.他 們就是 那 兩 棵 橄欖樹 、 兩個燈臺 、 立 在 世界 之主 面前 的
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Aus einem Zentner feinen Goldes sollst du das machen mit allem diesem Gerät.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Av en talent rent guld skall man göra den med alla dessa tillbehör.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Der skal bruges en Talent purt Guld til den og til alt dette Tilbehør.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.De um talento de ouro puro se fará o candelabro, com todos estes utensílios.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Egy tálentom tiszta aranyból csinálják azt, mindezeket az eszközöket.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.En talent* rent gull skal I bruke til lysestaken og alle disse redskaper. / {* omkr. 50 kilogram.}
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Er zal voor de kandelaar ongeveer 30 kilo goud nodig zijn.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.등대와 이 모든 기구를 정금 한 달란트로 만들되
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Lo harás de un talento de oro puro, junto con todos estos accesorios
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Lo si farà con un talento di oro puro, esso con tutti i suoi accessori
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Người ta sẽ dùng một ta lâng vàng ròng làm chân đèn nầy và các đồ phụ tùng của chân đèn.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Người_ta sẽ dùng một ta lâng vàng_ròng làm chân đèn nầy và các đồ phụ_tùng của chân đèn .
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.On emploiera un talent d`or pur pour faire le chandelier avec tous ses ustensiles.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Pakailah tiga puluh lima kilogram emas murni untuk membuat kaki lampu itu dengan segala perlengkapannya
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Se va întrebuinţa un talant de aur curat pentru facerea sfeşnicului cu toate uneltele lui.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Yhdestä talentista puhdasta kultaa tehtäköön sekä se että kaikki nämä kalut.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Z centa čistého zlata ho spravia so všetkými tými nádobami.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Z centnéře zlata čistého uděláno bude to se vším tím nádobím.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Z talentu złota szczerego uczynisz go, i wszystko naczynie jego.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.Εξ ενος ταλαντου χρυσιου καθαρου θελει κατασκευασθη αυτη και παντα ταυτα τα σκευη.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.из таланта золота чистого пусть сделают его со всеми сими принадлежностями.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod