kandil ile cümle
kandil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››Lamporna på den gyllene ljusstaken skall han beständigt sköta inför HERRENS ansikte.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››Na čistem svečniku naj razpostavlja svetilnice pred GOSPODOM neprestano.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››Na čistý svietnik bude upravovať lampy pred Hospodinom vždycky.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››Na svícen čistý rozstavovati bude lampy před Hospodinem vždycky.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››på Guldlysestagen skal han holde Lamperne i Orden for HERRENs Åsyn, så de kan brænde bestandig.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››På lysestaken av rent gull skal han alltid holde lampene i stand for Herrens åsyn.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››Să aşeze candelele în sfeşnicul de aur curat, ca să ardă neîncetat înaintea Domnului.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››Sobre el candelabro de oro puro pondrá continuamente en orden las lámparas delante de Jehovah
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››Sobre o candelabro de ouro puro conservará em ordem as lâmpadas perante o Senhor continuamente.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››tiszta [arany] gyertyatartóra rakja fel a mécseket; az Úr elõtt legyenek szüntelen.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››Επι την λυχνιαν την καθαραν θελει διαθεσει τους λυχνους ενωπιον του Κυριου παντοτε.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››на подсвечнике чистом должны они ставить светильник пред Господом всегда.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››На чистозлатния светилник да приготвя светилата пред Господа винаги.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››על המנרה הטהרה יערך את הנרות לפני יהוה תמיד׃
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››على المنارة الطاهرة يرتب السرج امام الرب دائما
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››他 要 在 耶 和 華 面 前 常 收 拾 精 金 燈 臺 上 的 燈
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››他 要 在 耶和華 面前 常 收拾 精金 燈臺 上 的 燈
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.A rozsvietil lampy pred Hospodinom, tak ako prikázal Hospodin Mojžišovi.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.A rozsvítil lampy před Hospodinem, jakož přikázal Hospodin Mojžíšovi.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.e acendeu as lâmpadas perante o Senhor, como o Senhor lhe ordenara.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.És meggyújtá a mécseket az Úr elõtt, a mint az Úr parancsolta vala Mózesnek.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.et il en arrangea les lampes, devant l`Éternel, comme l`Éternel l`avait ordonné à Moïse.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.e vi preparò sopra le lampade davanti al Signore, come il Signore aveva ordinato a Mosè
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.In prižgal je svetilnice pred GOSPODOM, kakor je bil GOSPOD zapovedal Mojzesu.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.ja nosti lamput paikoilleen Herran eteen, niinkuin Herra oli Moosesta käskenyt.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.또 여호와 앞에 등잔에 불을 켜니 여호와께서 모세에게 명하신 대로 되니라
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.lalu, lampu-lampu itu dinyalakannya di hadapan TUHAN
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.Luego encendió las lámparas delante de Jehovah, como Jehovah había mandado a Moisés
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.Người thắp đèn trước mặt Ðức Giê-hô-va, y như lời Ngài đã phán dặn Môi-se.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.Người thắp đèn trước mặt Ðức_Giê - hô-va , y_như lời Ngài đã phán dặn Môi-se .
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.och satte upp lamporna inför HERRENS ansikte, såsom HERREN hade bjudit Mose.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.og han satte Lamperne derpå for HERRENs Åsyn, som HERREN havde pålagt Moses.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.og satte op lampene for Herrens åsyn, således som Herren hadde befalt Moses
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.şi i -a aşezat candelele, înaintea Domnului, cum poruncise lui Moise Domnul.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.Toen stak hij de lampen aan voor de HERE, precies volgens de instructies.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.und tat Lampen darauf vor dem HERRN, wie ihm der HERR geboten hatte,
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.Zapalił też lampy przed Panem, jako był Pan rozkazał Mojżeszowi.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.και ανηψε τους λυχνους ενωπιον Κυριου καθως προσεταξεν ο Κυριος εις τον Μωυσην.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.и запали светилата пред Господа, според както Господ беше заповядал на Моисея.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.и поставил лампады пред Господом, как повелел Господь Моисею.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.ויעל הנרת לפני יהוה כאשר צוה יהוה את משה׃
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.واصعد السرج امام الرب. كما امر الرب موسى.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.在 耶 和 華 面 前 點 燈 . 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 他 的
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.在 耶和華 面前 點燈 . 是 照 耶和華 所 吩咐 他的
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.A lampa Boża jeszcze nie była zagaszona, Samuel też spał w kościele Pańskim, gdzie była skrzynia Boża,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.a lampa Božia nebola ešte vyhasla, a keď ležal Samuel v chráme Hospodinovom, kde bola truhla Božia,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.đèn của Ðức Chúa Trời chưa tắt, Sa-mu-ên nằm ngủ trong đền thờ của Ðức Giê-hô-va, là nơi có cái hòm thánh.
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.eikä Jumalan lamppu ollut vielä sammunut ja Samuel makasi Herran temppelissä, jossa Jumalan arkki oli,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.하나님의 등불은 아직 꺼지지 아니하였으며 사무엘은 하나님의 궤 있는 여호와의 전 안에 누웠더니
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.og Guds Lampe endnu ikke var gået ud, og Samuel lå og sov i HERRENs Helligdom, hvor Guds Ark stod -
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.og Guds lampe var ennu ikke sluknet, og Samuel lå i Herrens helligdom, hvor Guds ark var -
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.Samuel také spal, a světlo Boží ještě zhašeno nebylo v chrámě Hospodinově, v němž byla truhla Boží,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.ο δε Σαμουηλ εκοιτετο εν τω ναω του Κυριου, οπου ητο η κιβωτος του Θεου, πριν ο λυχνος του Θεου σβεσθη,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.и Божият светилник не беше още изгаснал в Господния храм, гдето беше Божият ковчег, и Самуил си беше легнал,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.и светильник Божий еще не погас, и Самуил лежал в храме Господнем, где ковчег Божий;
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.ונר אלהים טרם יכבה ושמואל שכב בהיכל יהוה אשר שם ארון אלהים׃
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.وقبل ان ينطفئ سراج الله وصموئيل مضطجع في هيكل الرب الذي فيه تابوت الله
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.神 的 燈 在 神 耶 和 華 殿 內 約 櫃 那 裡 、 還 沒 有 熄 滅 、 撒 母 耳 已 經 睡 了
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.神 的 燈在 神 耶和華 殿 內約 櫃那裡 、 還沒 有 熄滅 、 撒母耳 已 經 睡了
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altından olacak.Både knoppene og armene skal være i ett med den; alt sammen skal være ett drevet arbeid av rent gull.