kanda ile cümle
kanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onları arabayla Kanda'ya bıraktım.I dropped them off at Kanda.
Bayan Kanda iyi yüzebilir.Miss Kanda can swim well.
Bayan Kanda iyi bir yüzücüdür.Miss Kanda is a good swimmer.
Bayan Kanda çok hızlı bir koşucudur.Miss Kanda is a very fast runner.
Miss Kanda çok hızlı koşar.Miss Kanda runs very fast.
Toprak kandan dolayı kırmızıya döndü.The earth became red with blood.
Kanda pıhtılar var.There are clots in the blood.
Kandan korkar mısın?Are you afraid of blood?
O tüm kusurları ile birlikte etten ve kandan oluşan bir adamdır.He is a man of flesh and blood with all his flaws.
O etten ve kandan oluşan bir adam.He's a man of flesh and blood.
Bunun Kandahar'daki potansiyel Taliban saldırılarını durduracağı söylendi.This was said to have stopped a potential Taliban offensive on Kandahar.
Kandahar havaalanı da önemli bir Amerikan üssü haline geldi.Kandahar airport also became an important U.S. base.
Kanda dolaşan lökositlerin yaklaşık olarak yarısını oluştururlar.So far nearly half a million people have created and sent in their unique Fundreds.
Lij unvanı "çocuk" olarak tercüme edilir ve gencin asil kandan geldiğini göstermesine hizmet eder.Lij is translated as "child", and serves to indicate that a youth is of noble blood.
Aynı zamanda Kandahar'ın 75 mile (121 km) batısındadır.It is also 75 miles (121 km) west of Kandahar.
Hastane etrafındaki oluklar kandan dolayı tamamen kırmızıya boyanmıştı.The gutters around the hospital ran red with blood.
Bu cemaatlerin "inançta Katolik, kanda Yahudi" diye de bir deyişleri vardır.From these communities comes the proverb, "Catholic by faith, Jewish by blood".
İkinci karısı Irina Kandat oldu.His first wife was Irina Kandat.
Saldırılar, Mücahitleri Herat ve Kandahar'da savunmaya çekilmeye zorladı.These offensives had forced the mujahideen on the defensive near Herat and Kandahar.
Kandaki ve vücut sıvılarındaki gerçek glukoz miktarı çok azdır.The actual amount of glucose in the blood and body fluids is very small.
Kandaki oksijen seviyesini artırmaya yardımcı olmak için oksijen terapisi kullanılabilir.Oxygen therapy may be used to assist in raising blood oxygen levels.
Kronik hastalık ise kanda T. cruzi antikorunun bulunmasıyla teşhis edilir.Chronic disease is diagnosed by finding antibodies for T. cruzi in the blood.
Diğer bir önemli işlevi ise, kanda önemli yıkım ürünlerinin atılmasında rol almaktır.Another important civic amenity attended is the disposal of solid waste.
Kandaki normal retikülosit yüzdesi %0.2-%2.0 arasında değişir.Typically the change limit is in the order of 0.2%.
Ayrıca Kandamış köyü yardımlaşma ve dayanışma derneği bulunmaktadır.Additionally the Navy also includes support units afloat and ashore.
Hastalık erken dönemde mikroskop kullanılarak kanda parazitin bulunmasıyla teşhis edilebilir.Diagnosis of early disease is by finding the parasite in the blood using a microscope.
Kandavaları araştırılmadan kapanıyordu.They escape before capture.
Et ve kandan oluşuyorum.I'm flesh and blood.
Sonra da Taliban Kandahar'ın anahtarını Usame Bin Ladin'e verdi.And then the Taliban gave the keys of Kandahar to Osama bin Laden.
Kandaki virüs yoğunluğunuz düşer.Your viral load comes down.
Buradaki birim, 100 mililitre kandaki oksijenin milimetre cinsinden birimidir.And the units on this are milliliters of oxygen per 100 milliliters of blood.
Kanda hükümetinin resmi temsilcisi olarak bulunuyorumI'm acting as an official representative of the Canadian government.
Birincisi, çok tutucu bir bölge olan Pashtun, Kandahar'dan Lima Sahar.One of them, Lima Sahar, is a Pashtun from Kandahar, a very conservative part of the country.
Onlar ne kandan, ne beden ne de insan isteğinden doğdular; tersine, Tanrıdan doğdular.who were born not of blood, nor of the will of the flesh, nor of the will of man, but of God.
O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı.Created man from an embryo;
Kandaharafghanistan. kgmKandahar
Bilim ve Teknoloji: Bükreş'te kanda uyuşturucu testi laboratuvarı açıldıScience and Technology: Blood drug-testing lab opens in Bucharest
Kandaki ve vücut sıvılarındaki gerçek glukoz miktarı çok azdır.The actual amount of glucose in the blood and body fluids is very small.
Yüksek kan glukoz seviyelerinde, insülin kandaki glukoz konsantrasyonunu düşürür.In blood-glucose levels, insulin lowers the concentration of glucose in the blood.
Kandaki glikozun gerçek konsantrasyonu, ise hiperglisemide bile bu değerden çok düşüktür.The actual concentration of glucose in blood is very low, even in the hyperglycemic.
IGF-1 düzeyleri kanda 10-1000 ng/ml aralığında ölçülebilmektedir.IGF-1 levels can be measured in the blood in 10-1000 ng/ml amounts.
Naip, hükümdarı Timur Şah'tan destek bulmayı umarak Kandahar'a kaçtı.Nawab fled to Kandahar, hoping to find support with his suzerain Timur Shah.
İnsanoğlunun çamurdan ve kandan yaratılmasında görev almıştır.She was involved in the creation of humankind from clay and blood.
19 Mayıs'ta, Emanullah'ın Kandahar'ın 128.75 km kuzeyindeki Kalat'ta kuşatıldığı söylendi.On the 19th, Amanullah was rumoured to be besieged at Kalat, 80 miles (128.75 km) north of Qandahar.
Hiperprolaktinemi, kanda anormal derecede yüksek prolaktin seviyesinin varlığıdır.Hyperprolactinaemia is the presence of abnormally high levels of prolactin in the blood.
Kiki, 15 Ocak 1943'te Tokyo'nun Kanda bölgesinde doğdu.Kiki was born on January 15, 1943 in Kanda, Tokyo.
Kandahar'da başörtülü Afgan ordu ve polis yetkilileriAfghan army and police officials wearing hijabs in Kandahar
GLP-1, kandaki glikoz seviyeisnin normalleşmesinde (glisemi) rol oynayan bir hormondur.GLP-1 is a hormone that is involved in the normalization of level of glucose in blood (glycemia).
Bu durumun aksi ise hipovolemidir, hipovolemide kanda çok az sıvı bulunur.The opposite condition is hypovolemia, which is too little fluid volume in the blood.
Bakterinin büyümesi kanda artar ve karbondioksit tarafından arttırılır.Growth is enhanced in blood and by carbon dioxide.
FGF23'ün temel işlevi, kandaki fosfat derişimini düzenlemektir.FGF23´s main function is to regulate the phosphate concentration in plasma.
Sizin için kara elmas, kandan daha değerli değil mi?Für Sie ist schwarzer Diamant wertvoller als Blut, nicht wahr?
Kanda dolaşan lökositlerin yaklaşık olarak yarısını oluştururlar.Die Vorspelze (Palea) macht etwa die Hälfte der Deckspelze aus.
Sen hiçbir kandan kaçınmazsın.Kein Blut verschmähst du.
Ayrıca Kandamış köyü yardımlaşma ve dayanışma derneği bulunmaktadır.Weiterhin sollten unterirdische Unterkünfte für Sicherheits- und Unterstützungskräfte entstehen.
HIV kurumuş kanda da kısa zamanda ölür.Maik a le cancer et va bientôt mourir.
Kompleman sistemi, kanda bulunan, bağışıklık sistemi ile ilgili bir grup protein.Système Kell, système de groupe sanguin.
Kandahar havaalanı da önemli bir Amerikan üssü haline geldi.L'aéroport est devenu une base importante pour l'armée américaine.
Kandaki normal retikülosit yüzdesi %0.2-%2.0 arasında değişir.N.B. : le taux normal est de 0,2 à 2,0 %).
Petra Kandarr'ın tenisçi kızı Jana Kandarr, 2000 Yaz Olimpiyatları'nda Almanya'yı temsil etmişti.Petra Kandarr est la mère de Jana Kandarr, joueuse de tennis professionnelle dans les années 1990 et 2000.