kandırdı ile cümle
kandırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.Ngay khi một người Canada gian dối một hệ thống họ làm theo cách có ích cho xã hội.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.Selbst wenn Kanadier das System hintergehen, tun sie es auf eine Weise, die der Gesellschaft zugute kommt.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.Selv når en canadier snyder systemet, så gør de det på en måde, der kommer samfundet til gode.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.Till och med när en kanadensare lurar systemet, så gör hon det på ett sätt som värnar om samhället.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.Zelfs als Canadezen het systeem te slim af zijn, doen ze het zo dat de gemeenschap er baat bij heeft.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.Ακόμα και όταν ένας Καναδός εξαπατά το σύστημα, το κάνει με τρόπο που ωφελεί την κοινωνία.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.Даже когда канадцы обманывают систему, они делают это так, чтобы было выгодно обществу.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.Дори когато канадците излъжат системата, те го правят по начин, по който да бъдат полезни на обществото.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.Навіть коли канадці обманюють систему, вони роблять це так, щоби було вигідно суспільству.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.אפילו כשקנדי מערים על המערכת, הוא עושה זאת בדרך שמועילה לחברה.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.حتى عندما يحتال الكنديون على النظام، يفعلون ذلك بطريقة تفيد المجتمع.
Bir Kanadalı sistemi kandırdığı zaman bile, onlar bunu toplumun faydalanacağı şekilde yapıyorlar.皆の利益になる様にいかさまを働くのです
Bizi 20 yıl kandırdı. Ve sonra bize onun yaşadığını söyleyen... ...kimdi?Ki hazudott nekem 20 éven át, és aztán elmondta, hogy még mindig él?
Bizi 20 yıl kandırdı.Μας ξεγελούσε για 20 χρόνια και τελικά μας είπε ότι είναι ακόμη ζωντανή.
Bizi 20 yıl kandırdı.من الشخص الذي غدعنا ل20 عاما
Bizi kandırdınız.Ci avete completamente ingannato.
Bizi kandırdınız.Du lurade oss allt.
Bizi kandırdınız.Du snød os hele vejen igennem.
Bizi kandırdınız.Enganou-nos bem.
Bizi kandırdınız.Huijasitte meitä täysin.
Bizi kandırdınız.Nos engañó completamente.
Bizi kandırdınız.Oszukał nas pan z łatwością.
Bizi kandırdınız.Μας ξεγελάσατε όλους.
Bizi kandırdınız.Вы нас полностью одурачили.
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.Estoy convencida que abuelo me engatuso
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.Estoy convencido de que el abuelo me estafó.
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.Ik ben ervan overtuigd dat opa me opgelicht.
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.Jag är övertygad om att farfar scammed mig.
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.Je suis convaincue que grand-père m'a arnaquée.
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.Jsem přesvědčená, že mě děda podvedl.
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.Ông đã lừa con.
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.Убедена съм, че дядо ме изигра.
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.Я уверена, что дедушка обвёл меня вокруг пальца.
Bundan eminim ki büyükbabam beni kandırdı.أنا مقتنعة بأنّ جدّي غشّني
Delila, ‹‹Beni kandırdın, bana yalan söyledin›› dedi, ‹‹Lütfen söyle bana, seni neyle bağlamalı?››Da sa Dalila til Samson: Du har narret mig og løiet for mig! Kjære, la mig nu få vite hvorledes du kan bindes!
Delila, ‹‹Beni kandırdın, bana yalan söyledin›› dedi, ‹‹Lütfen söyle bana, seni neyle bağlamalı?››들릴라가 삼손에게 이르되 보라 당신이 나를 희롱하여 내게 거짓말을 하였도다 청컨대 무엇으로 하면 당신을 결박할 수 있을는지 이제는 네게 말하라
Delila, ‹‹Beni kandırdın, bana yalan söyledin›› dedi, ‹‹Lütfen söyle bana, seni neyle bağlamalı?››И сказала Далида Самсону: вот, ты обманул меня и говорил мне ложь; скажи же теперь мне, чем связать тебя?
Delila, ‹‹Beni kandırdın, bana yalan söyledin›› dedi, ‹‹Lütfen söyle bana, seni neyle bağlamalı?››ותאמר דלילה אל שמשון הנה התלת בי ותדבר אלי כזבים עתה הגידה נא לי במה תאסר׃
Delila, ‹‹Beni kandırdın, bana yalan söyledin›› dedi, ‹‹Lütfen söyle bana, seni neyle bağlamalı?››فقالت دليلة لشمشون ها قد ختلتني وكلمتني بالكذب. فاخبرني الآن بماذا توثق.
Delila, ‹‹Beni kandırdın, bana yalan söyledin›› dedi, ‹‹Lütfen söyle bana, seni neyle bağlamalı?››大 利 拉 對 參 孫 說 、 你 欺 哄 我 、 向 我 說 謊 言 . 現 在 求 你 告 訴 我 當 用 何 法 捆 綁 你
Delila, ‹‹Beni kandırdın, bana yalan söyledin›› dedi, ‹‹Lütfen söyle bana, seni neyle bağlamalı?››大 利 拉對參 孫說 、 你 欺哄 我 、 向 我 說謊言 . 現在 求你 告訴 我 當用 何 法 捆綁你
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Dacă coroana ar fi fost mai puţin densă decât aurul pur, atunci, cu siguranță, aurarul l-a păcălit pe rege.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Jeśli korona byłaby lżejsza od czystego złota, oznaczałoby to, że złotnik oszukał króla.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.만약 왕관이 순수한 금보다 밀도가 낮다면, 그 금세공인은 명백히 왕을 속인 것입니다.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Nếu chiếc vương miện là không đặc như vàng nguyên chất, thì tên thợ kim hoàn chắc chắn đã ăn gian.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Se a coroa fosse menos densa do que o ouro puro, então o ourives teria com certeza enganado o rei.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Si la corona fuese menos densa que el oro puro, entonces, el orfebre habría indudablemente engañado al rey.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Si la couronne était moins dense que l'or pur, alors l'orfèvre aurait trompé le roi.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Wäre die Krone weniger dicht als pures Gold, hätte der Schmied den König höchstwahrscheinlich betrogen.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Ако короната била по-малко плътна от чисто злато, тогава златарят със сигурност бил излъгал краля.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Если плотность окажется меньше плотности чистого золота, то золотокузнец обманул короля.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Якщо у корони буде менша щільність, ніж у щирого золота, то значить, ювелір шахраював.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.אם הכתר יהיה פחות צפוף מהזהב הטהור, אז אין ספק שהצורף רימה את המלך.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.إذا كان التاج أقل كثافة من الذهب الخالص، فإن الصائخ قد خدع الملك بالتأكيد.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.金細工師は王様を 確かにだましたということになります アルキメデスが王様のところに戻り 実験を行ったところ
En yakın arkadaşını kandırdın mı?Kamu benar-benar telah membohongi teman baikmu.
En yakın arkadaşını kandırdın mı?Ti-ai inselat cea mai buna prietena total
En yakın arkadaşını kandırdın mı?Tu as trompé complétement ta meilleure amie.
En yakın arkadaşını kandırdın mı?Zawiodłaś swoją najlepszą przyjaciółkę.
En yakın arkadaşını kandırdın mı?Εξαπάτησες εντελώς την καλύτερή σου φίλη.