Ana içeriğe geç
Sözlük

kanat ile cümle

kanat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Genç kuşların kanat uçları siyahtır.Nuoren linnun nokka on musta.
Kanat altında küçük farklılıklar vardır.Rungon mitoissa on pieniä eroja.
Bu paranın anısına, Ören'e bir kanatlı at heykeli yapılmıştır.Taistelun muistoksi on Kaakamon kylälle pystytetty muistokivi.
Kanatları aşağı doğru sarkmıştır.Siipien kärkiä oli taivutettu hiukan alaspäin.
Burada sağ kanat oyuncusu olarak oynadı.Hän pelasi oikeana laitapuolustajana.
Şiddet ve Kutsal (Rene Girard), Kanat Kit.René Girard: Väkivalta ja pyhä, s.
Marken film kariyerine 1915'te Abel Gance'ın kanatları altında başladı.Vuonna 1915 Sydney esitti pääosia Abel Gancen jännityselokuvissa.
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?Alicen vaatteet on raadeltu riekaleiksi.
Sahildeki diğer üç tümen ise ileri hareketle 54. Tümen’in kanatlarını örtecektir.Poikittaisväyliä ovat valtatie 10 Hämeenlinnasta Turkuun ja kantatie 54 Forssasta Lahteen.
Kırmızı Kanatlar (紅の豚, Kurenai no Buta, lit.(Cocco Bill - Kanansilmä ja silmättömät).
Diğer şeylerin yanı sıra kanat profili ve kanat şekli ve flanşlar doğrudan He 112 makinesinden kopyalandı.Muun muassa siipiprofiili ja siiven muoto kopioitiin suoraan He 112 -koneesta, kuten laipat.
Kanatları yoktur.Χωρίς Φτερά.
Sol kanat üyelerden bir kısmı Bolşevikler'e katıldı.Στα Αριστερά, κάποιοι Εσέροι συνδιαλέχθηκαν με τους Μπολσεβίκους.
Kutta ve Zhukovsky iki boyutlu kanat teorisinin üstüne daha çok gittiler.Οι Κούτα και Ζουκόφσκι προχώρησαν στην ανάπτυξη της θεωρίας των πτερύγων δύο διαστάσεων.
1903 - Wright Kardeşler, ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.1906 - Οι αδελφοί Ράιτ λαμβάνουν δίπλωμα ευρεσιτεχνίας για την «ιπτάμενη μηχανή» τους.
Bir başka delta kanat tarzı planör Viyana yakınlarında 1877 yılında Wilhelm Kress tarafından yapıldı.Ακόμη ένα αιωρόπτερο κατασκευάστηκε από τον Βίλχελμ Κρες το 1877 κοντά στη Βιέννη.
Seedorf kariyerine 1990'ların başında AFC Ajax'ta sağ kanat ortasaha oyuncusu olarak başladı.Ξεκίνησε την καριέρα του ως δεξί χαφ για τον ΑΦΚ Άγιαξ κατά τη διάρκεια της δεκαετίας του 1990.
Geri çekilirken, sol kanat onları koruyacaktı.Με το αριστερό θα κρατούσε την ασπίδα αμυνόμενος.
Sol ayaklı oyuncu 1.80 boyunda stoper ve sol kanatta görev yapıyor.Με ύψος 1,80 και αριστεροπόδαρος, αγωνιζόταν ως αριστερός επιθετικός.
Eti de yendiği gibi kanatları da süpürge olarak kullanılır.Εκτός από το κρέας, τα φτερά τους χρησιμοποιήθηκαν για να γεμίζονται κλινοσκεπάσματα.
Her gün bir yolunu bulup dizini kanatıyor ve Zeynep'e pansumana gidiyor.Όλη τη μέρα προσπαθεί να βρει ρίμες με το μυαλό του στα σύννεφα.
Bazı türlerde, diğer vücut parçaları, örneğin bazı böceklerdeki kanatlar, dökülebilir.Hos nogle arter, kan andre kropsdele smides, for eksempel, vinger hos nogle insekter.
(Örneğin "Neden kedilerin yeşil kanatları vardır?")."Why don't animals have wheels?".
Henry gençlik yıllarında ileri uçta forvet olarak oynamasına karşın, Monaco ve Juventus'ta kanatta oynadı.Selv om Henry spillede som angriber i sin ungdom, var han placeret på fløjen i sin tid hos Monaco og Juventus.
Cessna 172 Skyhawk 4 kişilik, yüksek kanatlı, tek motorlu cessna modelidir.Cessna 172 Skyhawk er et firesædet, enmotors, højvinget fly, produceret af Cessna Aircraft Company.
İlk iki seçenek, kanat saldırılarına açık ve fazlaca hırslı olması dolayısıyla elendi.De første to muligheder blev afvist som for ambitiøse og for åbne overfor angreb i flanken.
Uçak değişken geometrili kanatlara sahiptir.Flyet er designet med en variabel vinge.
Kanatlı kediler kedilerKatholm Fårehold på Katholm
Havada asılı kalıp kanatlarını çok hızlı çırparak durabilmeleriyle tanınırlar.De er kendt for deres evne til at stå stille i luften på svirrende vinger.
Kılavuz kanatlar suyu türbin çarkına teğetsel olarak yönlendirir.Lede-kanaler dirigerer vandet tangentielt ind mod skovlene.
Nisan ayında uçmayı öğrendiği ve kanatlarını kazandığı 3. Havacılık Okulu'na gitti.I april var han på Central Flying School, hvor han lærte at flyve og fik sine vinger som pilot.
Tsubasa (翼), kanat anlamına gelen Japonca bir kelimedir.Tenshi (天使) er det japanske ord for engel.
Sırtlarında kanatları bulunan Şekilsiz askerlerdir.Altså bortset fra, at hun har vinger på ryggen.
1903 - Wright Kardeşler, ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.1903 - Brødrene Wright søger om patent på deres flyvemaskine.
Hava geçirgenliği yeni bir kanatta sıfırdır.Dog er motoren en lukket ring.
Bu kanatlar kelebeğin olağanüstü yükselmesini sağlar.Det giver blåbærene en høj prydværdi.
Kanatlar geniş.Vingerne er spidse.
Hızır bunlardan bir çiftini tutar, uçmasınlar diye kanatlarını kırar.Der er nu otte ravne, og de har fået vingerne stækket for at forhindre dem i at flyve væk.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi arması, kanatlarında bir güneş tutan bir kartaldır.Kurdistans nationalvåben forestiller en ørn, der holder en sol med vingerne.
Bu taarruzlarda kanatlardaki savunmanın durumu ve kuvvetler hakkında bilgi edinildi.Under mødet fortalte officererne om tilstanden for forsvaret af fæstningen.
Kanatları yoktur, bu nedenle uçamaz.De havde kun små vinger, så de kunne ikke flyve.
Kanat üstünün ortasında uzanan siyah bir çizgi vardır.Her ses en sort plet indenfor midtpletten.
Garip kanatları vardır.Vingerne er meget karakteristiske.
Yiğitleri kanatlarının altına alıp yardım eder, ne isterse yapacağını söyler.Fantomet tager hende under sine vinger og sørger for hendes fremgang.
Çünkü bu Türkiye'yi 20 yıldır kanatan en büyük sorundu.Klovn største succes i tyve år.
21 Şubat'ta aşırı derecede açılmış olan Sovyet kanatlarına bir karşı saldırı başlattı.Den 21. februar 1943 indledte han en modoffensiv ind i den alt for lange, sovjetiske flanke.
Bu tür kanatları olan kedilerin bir kısmının kanatlarını oynatabildikleri görülmüştür.Det kan ses ved at nogle fugle i skulpturen mangler deres vinger.
Bazı zamanlar kanatlı tanrıça, şahinli tanrıça veya başında devekuşu tüyü olan bir tanrıça olarak tanımlandı.Hun bliver afbilledet som en gudinde med en femtakket stjerne på sit hoved.
Burada sağ kanat oyuncusu olarak oynadı.Her fungerer han som spillende angrebstræner.
Zamanı gelince de Bellerophone kanatlı atı Pegasus'a binerek Khimaira ile savaşmaya gitmiş.Heldigvis kom Perseus ridende gennem luften på den vingede hest, Pegasus.
Fabregas, hem ofansif olarak hem kanatlarda oynayabilen bir göbek oyuncusudur.Mads Jørgensen er en offensiv driblertype der både kan spille centralt og på kanten.
Kanatları vardır.Slik fikk vi vinger.
Pegasus, (Yunanca: Πήγασος, Pegasos) Yunan mitolojisi'nde kanatlı at.Pegasus (gresk: Πήγασος, Pegasos) er en bevinget hest i gresk mytologi.
Hercules yapılmış en büyük deniz uçağıdır, tarihin en geniş kanatlı ve en yüksey boylu uçağıdır.Hercules er den største flybåt som noensinne bygget, med det største vingespenn som noe fly har fløyet.
Avro CF-105 Arrow yelken kanatlı bir süpersonik (sesten hızlı) avcı uçağıdır.Avro CF-105 Arrow var en canadisk deltavinget avskjæringsjager.
Hemen hemen 2 m kanat gerginliğine sahiptirler.Det er maks 2 meters bølger.
Sol Kanatta oynuyor.Han spiller venstre ving.
Alman taarruzu, kuzeyden ve güneyden olmak üzere iki kanattan planlanmıştı.Den tyske serien ble spilt i to serier etter vesttysk system, nord og sør.
Daha sonra Portekizli kanat oyuncusu Nani ve Brezilyalı oyun kurucusu Anderson alındı.Midtbanen ble ytterligere forsterket med Nani og den brasilianske playmakeren Anderson.
Beşiktaş'ta sol kanatta oynadı.Hos Barcelona spilte han venstreving.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod