Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.De pronto empecé a sangrar descontroladamente.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.De repente, tive um episódio de hemorragia catastrófica.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Hirtelen, elkezdett katasztrofálisan ömleni a vérem.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.그런데 갑자기, 급성출혈이 일어났습니다.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Nagle wystąpił u mnie ostry krwotok.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Najednou jsem dostal záchvat katastrofického krvácení.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Plots kreeg ik een zeer ernstige bloeding.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Plötzlich hatte ich entsetzliche Blutungen.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Soudain, j'ai fait une hémorragie catastrophique.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Tiba-tiba, terjadi pendarahan hebat.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Ξαφνικά, είχα ένα επεισόδιο καταιγιστικής αιμορραγίας.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Изведнъж получих пристъп на катастрофално кървене.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Неожиданно у меня началось ужасное кровотечение.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.לפתע, היתה לי אפיזודה של דימום קטסטרופי.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.وفجأة حدث لي نزيف هائلا
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.頸動脈が破裂したのです
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Coumadint, vérhígítót szedett. Tudtam, hogy meg kell állítanom a vérzést, vagy meg fog halni.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Ich wusste, dass ich die Blutung stoppen musste, weil er sonst sterben würde.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Ik wist dat ik de bloeding moest stoppen, anders zou hij doodgaan.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Il était sous Coumadin, un anti-coagulant. Je savais que si je n'arrêtais pas l'hémorragie, il allait mourir.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.출혈을 멈추게 하지 못한다면 그는 죽을 거라는 것을 전 알았습니다.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Sabia que tinha que parar a hemorragia ou então ele morreria.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Sapevo di dover arrestare la perdita di sangue o sarebbe morto.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Saya tahu saya harus menghentikan pendarahannya atau dia akan mati.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Știam că trebuie să-i opresc sângerarea, altfel va muri.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Supe que tenía que parar la hemorragia o moriría.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Tôi biết rằng mình phải dừng việc chảy máu của ông ấy nếu không ông ấy sẽ chết.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Věděl jsem, že musím zastavit to krvácení, jinak zemře.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Wiedziałem, że muszę zatamować krwawienie albo umrze.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Ήξερα ότι έπρεπε να σταματήσω την αιμορραγία του αλλιώς θα πέθαινε.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Знаех, че трябва да спра кръвотечението или той щеше да умре.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Я знал, что должен остановить кровотечение, или он умрёт.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.Я розумів - якщо не зупинити кровотечу, чоловік помре.
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.ידעתי שאני צריך להפסיק לו את הדימום, אחרת הוא ימות
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.كنت أعرف أنه يتوجب علي إيقاف النزيف، وإﻻ سوف يموت
Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti.医療器具がなかったので 被っていたヤムルカ帽を使い
Boynundan kanaması vardı.15分後に 救急車が着くと
Boynundan kanaması vardı.A nyakából vérzett.
Boynundan kanaması vardı.Dia mengalami pendarahan di leher.
Boynundan kanaması vardı.Ele estava a sangrar pelo pescoço.
Boynundan kanaması vardı.Él estaba sangrando por el cuello.
Boynundan kanaması vardı.Er blutete stark aus dem Genick.
Boynundan kanaması vardı.Hij bloedde uit zijn nek.
Boynundan kanaması vardı.그는 목에서 피를 흘리고 있었습니다.
Boynundan kanaması vardı.Krwawił z szyi.
Boynundan kanaması vardı.Ông ấy bị chảy máu từ cổ.
Boynundan kanaması vardı.Pořád krvácel z krku.
Boynundan kanaması vardı.Sângera din gât.
Boynundan kanaması vardı.Sanguinava dal collo.
Boynundan kanaması vardı.Αιμοραγούσε απ' τον λαιμό του.
Boynundan kanaması vardı.Кървеше откъм врата.
Boynundan kanaması vardı.Он истекал кровью из шеи.
Boynundan kanaması vardı.У чоловіка кровоточила шия.
Boynundan kanaması vardı.הוא דימם מהצוואר.
Boynundan kanaması vardı.الذي كان ينزفه من رقبته
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Ezalatt a másik bárány, aki átesett a beavatkozáson, erre-arra szökdécsel, a vérzés is elállt.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.한편, 좀 전에 그에게 작은 수술을 받은 양은, 깡총거리며 다녔습니다, 피도 안 나고요.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Pendant ce temps-là, l'agneau qui avait eu sa petite opération sautille partout, il ne saigne plus.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Trong khi ấy, con cừu được thiến theo cách của Albert đang đi lại tung tăng, máu đã được cầm.
Bu arada az önce küçük prosedürünü üzerinde uyguladığı kuzu bildiğin hoplayıp zıplıyor, kanaması durmuş.Tymczasem pierwsze jagnię, po zabiegu, już skacze dookoła, krwawienie ustało.