Şimdilik kanamayı durdurdum.Я остановила кровотечение.
Sonra baltayı dezenfekte eder ve... Kanamayı durdurmalıyız.Fertőtlenítjük a fejszét... és aztán... ...el kell állítani a vérzést.
Sonra baltayı dezenfekte eder ve... Kanamayı durdurmalıyız.Απολυμάναμε το τσεκούρι, άρα... μετά πρέπει να σταματήσουμε το αίμα.
Sorgu hakimine göre, yoğun iç kanamadan dolayı öldü.A halottkém jelentése szerint súlyos belső vérzés okozta a halálát.
Sorgu hakimine göre, yoğun iç kanamadan dolayı öldü.Podle koronerovy zprávy zemřel na rozsáhlá vnitřní krvácení.
Sorgu hakimine göre, yoğun iç kanamadan dolayı öldü.Volgens het lijkschouwers rapport is hij gestorven aan hevige interne bloedingen.
Sorgu hakimine göre, yoğun iç kanamadan dolayı öldü.Według raportu koronera przyczyną śmierci był masywny krwotok wewnętrzny.
Tahminen 50 kadını kaybettik. Hepsi de kanamalı çiçek hastalığı olmuştu.제 환자 중 약 50명의 여성이 사망했는데 모두 출혈성 천연두를 앓았습니다.
Tahminen 50 kadını kaybettik. Hepsi de kanamalı çiçek hastalığı olmuştu.בטח היו לי 50 נשים שמתו. לכולן היו אבעבועות מדממות.
Tahminen 50 kadını kaybettik. Hepsi de kanamalı çiçek hastalığı olmuştu.على الأرجح قتل 50 إمرأة. جميعهن أصبن بالجدري النزفي.
Tahminen 50 kadını kaybettik. Hepsi de kanamalı çiçek hastalığı olmuştu.私が知る限り 妊婦以外の死亡例はありません
Tamamen iyileşmedim... ama çalışan bir sistem oluşturdum... ve şimdilik... kanamayı durdurdum.Nie jestem całkiem uzdrowiony, ale połatałem układy i na razie przynajmniej opanowałem krwotok.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.In glej, žena, ki je imela krvotok dvanajst let, pririne odzadaj in se dotakne roba obleke njegove.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.열 두 해를 혈루증으로 앓는 여자가 예수의 뒤로 와서 그 겉옷 가를 만지니
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Nầy , có một người đờn bà mắc bịnh mất huyết đã mười_hai năm , lại gần sau lưng mà rờ đến trôn áo Ngài .
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Nầy, có một người đờn bà mắc bịnh mất huyết đã mười hai năm, lại gần sau lưng mà rờ đến trôn áo Ngài.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Og se, en Kvinde, som havde haft Blodflod i tolv År, trådte hen bagfra og rørte ved Fligen af hans Klædebon;
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Και ιδου, γυνη αιμορροουσα δωδεκα ετη, πλησιασασα οπισθεν ηγγισε το ακρον του ιματιου αυτου
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.И вот, женщина, двенадцать лет страдавшая кровотечением, подойдя сзади, прикоснулась к краю одежды Его,
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.І ось жінка, що нездужала кровотіччю дванайцять років, приступила ззаду й приторкнулась до краю одежі Його:
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.והנה אשה זבת דם שתים עשרה שנה נגשה מאחריו ותגע בציצת בגדו׃
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.واذا امرأة نازفة دم منذ اثنتي عشرة سنة قد جاءت من ورائه ومسّت هدب ثوبه.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.有 一 個 女 人 、 患 了 十 二 年 的 血 漏 、 來 到 耶 穌 背 後 、 摸 他 的 衣 裳 繸 子
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.有 一 個 女人 、 患了 十二 年 的 血漏 、 來到 耶穌 背後 、 摸 他 的 衣裳 繸子
Tanrım, seni çok seviyorum, bu delice Bildiğin gibi, eşinin tomografisi intrakranial kanamayı gösterdi.Dios, estoy tan enamorado de ti, es loco
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Alla berättelserna började flyta ihop.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.All die Geschichten begannen, ineinander zu bluten.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Alle verhalen begonnen samen te smelten.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Az összes történet egy sebből kezdett vérezni.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.E le storie hanno iniziato a sanguinare tutte insieme.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Kisah-kisah itu mulai mengeluarkan darah.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.모든 이야기들이 함께 피를 흘리기 시작했습니다.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Les histoires ont commencé à saigner ensembles.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Tất cả những câu chuyện đó đã bắt đầu đổ máu cũng nhau.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Toate poveştile au început să sângereze împreună.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Todas as histórias começaram a sangrar juntas.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Todas estas historias comenzaron a sangrar al mismo tiempo.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Všechny tyto příběhy se začaly krvavě slévat dohromady.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Všetky tieto príbehy sa rozkrvácali.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Wszystkie te opowieści krwawiły naraz.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Όλες οι ιστορίες άρχισαν να ενώνονται.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Все истории стали кровоточить вместе.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Всички истории започват да кървят заеднo.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.Усі історії почали кровоточити разом.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.כל הסיפורים החלו לדמם יחדיו.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.وبدأت جميع القصص تنزفن معا.
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.呢地故事流梗血。
Tüm bu hikayeler birlikte kanamaya başladı.地球に対する強姦
Ve Juliet kanama; sıcak ve yeni ölmüş; burada öldürülen ilçe yatıyorC'est là que réside le comté tué; - et des saignements Juliette; chaud, et nouvellement morts,
Ve Juliet kanama; sıcak ve yeni ölmüş; burada öldürülen ilçe yatıyorHier ligt de provincie gedood; - And Juliet bloeden; warm, en pas dood,
Ve Juliet kanama; sıcak ve yeni ölmüş; burada öldürülen ilçe yatıyorItt található a megye megölt - És Júlia vérzés, meleg, és az újonnan halott,
Ve Juliet kanama; sıcak ve yeni ölmüş; burada öldürülen ilçe yatıyorTu leži ubitih občine; - In Juliet krvavitve, toplo, in na novo mrtve,
Ve Juliet kanama; sıcak ve yeni ölmüş; burada öldürülen ilçe yatıyorTu leží zabitý kraja, - And Juliet krvácanie, teplé a novo mŕtvych,
Ve Juliet kanama; sıcak ve yeni ölmüş; burada öldürülen ilçe yatıyorZde leží zabitý kraje; - And Juliet krvácení, teplé a nově mrtvých,
Ve Juliet kanama; sıcak ve yeni ölmüş; burada öldürülen ilçe yatıyorΕδώ βρίσκεται ο νομός σκοτωμένο? - και Ιουλιέτα αιμορραγία? ζεστά, και πρόσφατα νεκροί,
Ve Juliet kanama; sıcak ve yeni ölmüş; burada öldürülen ilçe yatıyorЗдесь лежит графства убитого, - и Джульетта кровотечения; тепло, и недавно умерших,
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.A varíola hemorrágica, a mais cruel de todas, que tinha uma predileção por mulheres grávidas.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.E il vaiolo emorragico, il più crudele di tutti, che aveva una predilezione per le donne in gravidanza.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.Et la variole hémorragique, la plus cruelle de toutes, qui avait une prédilection pour les femmes enceintes.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.Hemorragische pokken, de wreedste van alle, die een voorliefde hadden voor zwangere vrouwen.