kanalizasyon ile cümle

kanalizasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Banyo boruları kanalizasyonla tıkanmış.The bathroom pipes are clogged with sewage.
Kanalizasyon çoğunlukla okyanusu kirletir.Sewage often pollutes the ocean.
Kanalizasyonlar ile ilgili sorun olmasaydı, biz zaten evi inşa etmiş olurduk.If it weren’t for the problem with the sewers, we would already have built the house.
Bu kanalizasyon çıkışı artık kullanılmıyor.This sewage outlet is no longer in use.
Kanalizasyon borusu patladı.The sewer pipe exploded.
Kanalizasyon tekrar tıkanmış.The drain is clogged again.
Londra kanalizasyonunda iki işçi görünmeyen bir güç tarafından saldırıya uğrar.In the sewers of London, two workers are attacked by an unseen force.
Cloaca Maxima, dünyanın en eski kanalizasyon sistemlerinden biridir.The Cloaca Maxima is one of the world's earliest sewage systems.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi vardır)) [[kanalizasyon şebekesi vardır.))Çeşməbasar (Cheshmabasar) means "place which covered with water".
2007'de kanalizasyon şebekesi ve sağlık ocağı yapılmıştır.2007 – A Community Center and Health Center are constructed.
Mahallenin [[içme suyu şebekesı vardır kanalizasyon şebekesi yoktur.No food or drink (other than water) on the fields.
Kanalizasyon şebekesi vardır PTT şubesi online vardır.There is broadband internet facility in places where PSTN telephone line has reached.
Kanalizasyon şebekesi yoktur, ancak projesi hazırlanmıştır.It has no service tunnel although one is planned.
Her hanenin suyu, kanalızasyonu ve elektiriği vardır.Each space has water hookup and electricity.
Kanalizasyon şebekesi yoktur.(Hangi mahallede varsa?)There will be no camping; the venue will be temporary.
2. Mahallenin kanalizasyon şebekesi yoktur.No.2 sales maker without local plant.
Kanalizasyon 2007 yılında yapıldı ancak henüz kullanıma girmedi.The design was approved in 2007, but it is unclear when it was actually installed.
2006 yılında tamamen kanalizasyon ve içme suyu şebekesi yenilenmiştir.In 2004, he entered a drug and alcohol rehabilitation facility for the second time.
Kanalizasyon ve içme suyu şebekeleri yapılmıştır.Water purification and sleeping units were provided.
Kanalizasyon sistemi de bulunmamaktadır.The respiratory system is also absent.
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır(1974'ten bu yana) Mahallenin kanalizasyon şebekesi vardır.This constituency has always (since its 1974 creation) been a safe Labour seat.
Kanalizasyonu ve temiz su şebekesi bulunmaktadır.It has good parking and clean water facilities.
Kayık bir kanalizasyon mazgalına düşer.The ship jumps to an empty part of space.
Köyde içme suyu ve kanalizasyon şebekeleri mevcuttur.Electricity and piped water supply are available at this village.
Mahallenin , kanalizasyon şebekesi yoktur.These folks have no bath place.
Mahallede herhangi bir kanalizasyon çalışması yapılmamıştır.No business of any kind was being conducted downtown.
Köyün içme suyu şebekesi vardır ,kanalizasyon şebekesi büyük ölçüde yapılmıştır.It supplies a drinking water reservoir for the village, its water quality being very high.
İlk önce mahallenin kanalizasyonları yapılıp sonra evlerin tümüne su alınmıştır.They first reared the walls and then filled the enclosure with houses.
Kanalizasyon şebekesi henüz kurulmamıştır.The plant site has not yet been cleaned up.
Kanalizasyon çalışmaları ise halen devam etmektedir.The water cannon still function.
Mahallenin 1984 yılından bu yana içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.As recently as 1984 the town had no supermarket.
Mahallede doğal kanalizasyon arıtma sistemi bulunmaktadır.There is a rain water harvesting system in place.
Mahallenin hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi faal durumdadır.The county also has a water rescue service, Smith Point Sea Rescue.
Köyün içme suyu şebekesi vardır ayrıca kanalizasyon şebekesine de sahiptir.Now it provides water for the town and also has a pump house.
Bu hikayeyi Boise, Idaho'ya gönderdim, orada plastik bir şişeyi kanalizasyon sistemine attılar.So, I sent them to Boise, Idaho, where they dropped a plastic bottle into the Boise sewer system.
Evet. Pis kokulu kanalizasyona inmek çok heyecan verici.Um, yes, very excited to be going down the smelly sewers...
Biraz da kanalizasyon arıtma tesisinden bir şeyler var.We've got some runoff from a sewage plant farm.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.You had water, sewer networks that allowed for this kind of unchecked expansion.
Bizdeki kanalizasyon sistemleri çatırdıyor.Our sewers are crumbling.
İş dünyası: Kıbrıs Rum Kesimi yeni kanalizasyon arıtma tesisine yeşil ışık yaktıBusiness: Cyprus greenlights new sewage treatment plant
Kıbrıs'ta 30 milyon avroluk bir kanalizasyon arıtma tesisi inşa edilecek.A 30m sewage treatment plant will be built in Cyprus.
Yeni tesis Mia Milia'daki mevcut kanalizasyon arıtma tesisinin yerini alacak. [AFP]The new plant will replace the existing sewage treatment plant in Mia Milia. [AFP]
Mevcut bir kanalizasyon sistemi olmadığı için içme suyu sağlamak bile zorlaşıyor.Even ensuring drinking water is becoming difficult as there is no sewage treatment available.
Bildirildiğine göre, albay ve çok sayıda adamı kaçmayı başardı ve kanalizasyon borularında saklandı.Reportedly, the colonel and several of his men managed to escape and hid in drainage pipes.
Ayrıca, konvoy rotaları üzerindeki çöp kutuları söküldü ve kanalizasyon kapakları mühürlendi.Additionally, trash cans have been dismantled and sewers sealed along motorcade routes.
Neşkov, su arzı ve kanalizasyon arıtmasının da yetersiz olduğunu belirtiyor.There's also insufficient water supply and sewage treatment, Neshkov said.
Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon sistemi mevcuttur.The village has a drinking water network and an sewerage system.
Geçişin her iki yanındaki kanalizasyon çitlerine dikkat edin..Notice the channeling fences on either side of the crossing.
Kanalizasyon arıtmadaki ultraviyole genellikle klorlamanın yerini almaktadır.Ultraviolet in sewage treatment is commonly replacing chlorination.
Yetersiz kanalizasyon arıtımı, bu durumun ana nedenidir.Inadequate sewage treatment is the main cause of that condition.
Cloacina Roma'daki kanalizasyon sistemine başkanlık eden tanrıça, Venüs ile özdeşleşmiştir.Cloacina, goddess who presided over the system of sewers in Rome; identified with Venus.
Tekrar dönüşür, kaçar ve onu Fitch'in öldürüldüğü kanalizasyona doğru takip ederler.She morphs again, escapes and they follow her into the sewers where Fitch is subsequently killed.
Sil doğurur ve Dan yavrularını (Kurtis Burow) kanalizasyonun arkasındaki bir mağarada bulur.Sil gives birth and Dan finds her offspring (Kurtis Burow) in a cavern behind the sewers.
Sakinlerin% 89,9'u içme suyu,% 80,9'u kanalizasyon ve% 93,3'ü elektrik enerjisine sahiptir.89.9% of residents have drinking water, sewerage 80.9% and 93.3% of electric power.
Kanalizasyon çalışmasının ise ihalesi verilmiş olup, süreç devam etmektedir.Einzig das Heizungsgebäude wurde erhalten und ist weiter in Funktion.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi vardır)) [[kanalizasyon şebekesi vardır.))Ihm gegenüber hat sich ein zierlicher, von Gärten umgebener Wasserpavillon erhalten.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi vardır kanalizasyon şebekesi yoktur.Es gibt aber auch im Wasser lebende Arten (Nevrorthidae), die keine Kiemen haben.
Ayrıca baze yerlerde yeni kanalizasyon-boruları yapıldı.Außerdem wurden in der Südheide neue Löschwasserteiche angelegt.
3. Mahallede, kanalizasyon şebekesi yoktur.Nebengebäude Nr. 3 kein Denkmal.
Ayrıca kanalizasyon şebekesi de yapılmıştır.Auch dieses wurde von Wärtsilä gebaut.

İlgili Sayfalar