Kanaryalar bir çeşit biosensör gibi madenlerde kullanılırlardı.Canaries used to be used as kind of biosensors in mines.
Sırada kanallar var.The next is channels.
Bunun için dağıtım kanallarını kullanırız.We use distribution channels to do that.
Kanaatimi sonuna kadar dinlemelisiniz.You must hear out my convictions.
Oh, Sayın kanama kalp, başlamayın nasıl-ebilmek sen bir Asansör ırkçı?Oh, don't start Mr. Bleeding Heart, how can you be racist to a lift?
Kıt kanaat bir bütçeyle çalışıyorlar.They work on a shoestring budget.
Şu 4 kanalı düşünelim: Sistem entegratörü, bayi, internet, doğrudan satış.Here are four examples of distribution channels--system integrator, dealer, web, direct sales.
Bilmeden binmişler, sonunda Kanada'ya çıkmışlar.They got on and didn't know where they were going, and ended up in Canada.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.So, to make a long story short, they came to Canada.
Fiziki kanalda sizi üstteki huniye alıyoruz.And in the physical channel that we're getting you into the funnel on the top.
İnternet, mobil ya da bulut kanalları için sizi alttaki huniye alıyoruz.And for web, mobile or cloud, we were getting you into the funnel on the bottom.
Tahmin edebiliceğiniz gibi kanadım, kanadım...As you can imagine, I bled. I bled.
Bir süre kanadıktan sonra bayılmışım.After bleeding for a while, I fainted thereafter.
Kanalları anlamanın iyi yollarından biri, ilk olarak nasıl başladığını düşünmek.So one of the best ways to understand channels is to think about how business first started.
Sizce Hitler ne zaman kanaat edecek?When do you think Hitler will be satisfied then?
Kanamayı durdurmalıyız.We must stop the blood.
Horst Schopis Kanada'da 7 yıl savaş esiri olarak kaldı.Horst Schopis spent seven years as a prisoner of war in Canada.
Josef savaşın geri kalanını Kanada'da esir olarak geçirdi.Josef spent the rest of the war in a prison camp in Canada.
Hisse değerinin daha fazla düşemeyeceğini kanaatine varsınI don't think the stock's going to drop a lot more.
Yakmadan önce , şüphelerim vardı, bedende kanama olmuştu.Before the cremation, I had my doubts and I saw the bleeding.
Kanadadan, Allah göstermesin Birleşik Devletlerden Muhtemelen yapamayacaksınız.You probably won't.
Boeing'in kanadında kaç tane motor var?How many engines on the wing of that Boeing?
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.We did the work to build this, this cable industry, now the broadcasters want some of our money.
Yemek üzerine TV kanalları göreceğiz ve yine evcil hayvan serverler kanalları göreceğiz.We'll see channels for the gourmet and we'll see channels for the pet lover.
Yemek-evcil hayvan kanalında, Schnauzer'ınız için doğum günü pastası süslemesi.Next on the gourmet pet channel, decorating birthday cakes for your schnauzer.
Kuzey Amerika'da Kanada çok iyi gidiyor.Canada in North America doing really well.
24 saat boyunca çalışan bir Afrika haber kanalı.It's the 24-hour rolling African news channel.
Fiziki bir kanalda... ...örneklerden biri araba almaktır.And in a physical channel right some best examples are, you know, buying cars.
Beynimizdeki nöron kanalları da zamanla değişiyor.Likewise, every connectome changes over time.
"Kablosuz dağıtsak kim kullanacak?" kanaati hakimdi.They thought, "Who would use it if you didn't?"
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.You had water, sewer networks that allowed for this kind of unchecked expansion.
Belki de ürününüz fiziki dağıtım kanalı gerektiriyor.Maybe your product requires a physical distribution channel.
70'lerin başlarında işe başladığımda, kanalın hemen altından sığırların ne gördüklerini gördüm.In the early '70s when I started, I got right down in the chutes to see what cattle were seeing.
Şimdi de Forma Meydanı takımımıza ve kanallar ile neler yaptıklarına bakalım.So let's take a look at our Jersey Square team and see what they've done with channels.
Şimdi kanalları hakkında ne öğrendiklerine bakalım.And so let's see what they've learned about the channels.
Vals yapan orkideler gibi okyanusta... ...kanat çırpan canlılar var.There are beings that flutter through the ocean like... ...waltzing orchids.
Soğuk algınlığım var çünkü bir takım virüsler nazal kanalımdaki dokuları hastalık bulaştırmışlar. ..And I have a cold because some viruses have infected the tissue in my nasal passage.
Bizdeki kanalizasyon sistemleri çatırdıyor.Our sewers are crumbling.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Instead of pushing water out, they used the channels to pull water back in.
Kanalları su basmasını sağladılar.They flooded the canals.
Kepenkleri açmak Tore ve kanat yukarı fırlattı.Tore open the shutters and threw up the sash.
Bu yüzden hemen kanalı aradık.That's why we called the broadcasting studio immediately.
çeviri:konor Kanal haritada yer alıyor.The channel's here on the chart.
Işıklı iki şamandıra, dünyanın her yerinde "güvenli kanal" demektir.Two light buoys mean a safe channel between the world over.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.He hasn't left the bridge since you decided to come through the channel.
Branca Adası'yla ana kara arasındaki kanala doğru yol alıyoruz.We're heading straight for the channel between Branca Island and the mainland.
Kanalda bir gemi enkazı olduğunu anlamasını sağlamaya çalışıyordum.I was trying to make him understand there'd been a shipwreck in the channel.
Kanal ışıklarının yeri değişmiş olmalı.Those channel lights must have been shifted.
Bu "kanalları" kesme sebebim, saçının başının üstüne doğru uzanmasını sağlamak.It is to cut these "channels", to keep the hair laying flat onto your head.
JT: "Kanalların" bitişindeyim. Saçının şekli hakkında söylediklerim...I'm beginning to finish with the "channels" I told about and the shape of the hair...
Bugün dağıtım kanallarından bahsedeceğiz.Today, we're going to be talking about distribution channels.
Bu yüzden doğru dağıtım kanalını seçmek önemli bir seçim.And so a choice for us is picking the right distribution channel.
İnternet/mobil kanallar ve fiziki kanallar hakkında konuşacağız.We're going to talk about physical versus web mobile channels.
Iste Kanakdas'in yaptigi bu.That is what Kanak Das has done.
Kuzuyu bağırtıp kanatacak bir şey yapmayalım, olur mu -- beş kıtada çıkıyoruz abi.Let's do something that doesn't make the lamb squeal and bleed -- we're on in five continents, dude.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.It's got bumps on the back of its wing covers.
Videoları kayıt etmek, düzenlemek ve kendi kanalları olanThey are using Flip cameras to record, edit, and reporting to their own channel,
Kapanış için, sizleri ailemin Kanada'ya gelişine geri götürmek istiyorum.For the closing thought, I want to take you all the way back to my parents coming to Canada.
Ben büyürken, babam Kanadadaki ilk gününün hikayesini anlatmaya bayılırdı.When I was growing up, my dad used to love telling the story of his first day in Canada.
Doktoruna durumu anlattı, doktoru da Kanada'da bir tıp bülteninde, "İnatçı Hıçkırıkların PotansiyelHe told his doctor, who published a case report in a Canadian medical journal under the title,