Ana içeriğe geç
Sözlük

kana kan ile cümle

kana kan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Köpeğim suyu kana kana içti.My dog lapped the water thirstily.
Bu işi, Cennet ırmağının suyundan kana kana içmek niyetiyle gerçekleştirdik."Whoever splashes water on that, we will spill his blood."
Kana kana iç vazonda!Beer can chicken.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.He split rocks in the wilderness, and gave them drink abundantly as out of the depths.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››For I have satiated the weary soul, and every sorrowful soul have I replenished.
Ondan (kana kana) tadmayıp sadece eliyle bir avuç alan bendendir."The only exception will be those who scoop up a palmful of water with their hands."
Kana kana iç vazonda!Пойдем копать картошку!
Kana kana iç vazonda!Mihăiță Găină (n.
Kana kana iç vazonda!Itu makanan ayam.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.(77:15) рассек камень в пустыне и напоил их, как из великой бездны;
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.A despicat stînci în pustie, şi le -a dat să bea ca din nişte valuri cu ape multe.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Er riß die Felsen in der Wüste und tränkte sie mit Wasser die Fülle
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Fendeu rochas no deserto, e deu-lhes de beber abundantemente como de grandes abismos.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Hän halkoi kalliot erämaassa ja juotti heitä runsaasti, kuin syvistä vesistä.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Han kløvde klipper i ørkenen og gav dem å drikke som av store vanndyp.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.han kløvede Klipper i Ørkenen, lod dem rigeligt drikke som af Strømme,
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Han klöv sönder klippor i öknen och gav dem rikligen att dricka, såsom ur väldiga hav.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Hij liet in de woestijn het water uit de rotsen komen, zodat zij meer dan voldoende te drinken hadden.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Ia membelah gunung batu di padang gurun, dan memberi mereka minum berlimpah-limpah
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Il fendit des rochers dans le désert, Et il donna à boire comme des flots abondants;
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.광야에서 반석을 쪼개시고 깊은 수원에서 나는 것 같이 저희에게 물을 흡족히 마시우셨으며
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Ngài bửa hòn đá ra trong đồng vắng , Ban cho họ uống nước nhiều như từ vực sâu ra .
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Ngài bửa hòn đá ra trong đồng vắng, Ban cho họ uống nước nhiều như từ vực sâu ra.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Partió las peñas en el desierto, y les dio a beber del gran abismo
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Protrhl skály na poušti, a napájel je jako z propastí velikých.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Razklal je skale v puščavi in jih je obilo napojil kakor iz globočin.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Rozszczepił skały na puszczy, a napoił ich, jako z przepaści wielkich.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Roztrhol skaly na púšti a napájal ich hojne jako z nejakých hlbín.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Spaccò le rocce nel deserto e diede loro da bere come dal grande abisso
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Sziklákat hasított meg a pusztában, és inniok adott bõségesen, akárcsak a mélységes vizekbõl.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Διεσχισε πετρας εν τη ερημω και εποτισεν αυτους ως εκ μεγαλων αβυσσων
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.Разцепи канари в пустинята, И ги напои изобилно като от бездни.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.יבקע צרים במדבר וישק כתהמות רבה׃
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.‎شق صخورا في البرية وسقاهم كانه من لجج عظيمة‎.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.他 在 曠 野 分 裂 磐 石 、 多 多 的 給 他 們 水 喝 、 如 從 深 淵 而 出
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.他 在 曠野 分裂 磐石 、 多多 的 給他們水喝 、 如從 深 淵 而出
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››Aby ste ssali a nasýtili sa z pŕs jeho potešení, aby ste sa nadájali a mali rozkoš z jeho veľkej slávy.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››ca să fiţi săturaţi, bînd laptele mîngîierilor lui, ca să vă desfătaţi în totul de plinătatea slavei lui.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››for at I må die dets husvalende Barm og mættes, for at I må drikke af dets fulde Bryst og kvæges.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››Kamu akan menikmati kemakmurannya, seperti seorang anak menyusu pada ibunya
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››너희가 젖을 빠는 것 같이 그 위로하는 품에서 만족하겠고 젖을 넉넉히 빤 것 같이 그 영광의 풍성함을 인하여 즐거워하리라
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››para que maméis y os saciéis de los pechos de sus consolaciones, para que chupéis y os deleitéis a seno lleno.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››Proto že ssáti budete, a sytiti se z prs potěšení jeho, ssáti budete, a rozkoš míti v blesku slávy jeho.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››Så skal I få die og mettes av hennes husvalende bryst, suge og glede eder ved hennes store herlighet.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››Så skolen I få dia eder mätta vid hennes hugsvalelses bröst; så skolen I få suga med lust av hennes rika barm.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››Wees blij om Jeruzalem; drink met volle teugen van haar glorie als een kind aan zijn moeders overvolle borst.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››чтобы вам питаться и насыщаться от сосцов утешений его, упиватьсяи наслаждаться преизбытком славы его.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››למען תינקו ושבעתם משד תנחמיה למען תמצו והתענגתם מזיז כבודה׃
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››لكي ترضعوا وتشبعوا من ثدي تعزياتها. لكي تعصروا وتتلذذوا من درة مجدها
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››使 你 們 在 他 安 慰 的 懷 中 喫 奶 得 飽 . 使 他 們 得 他 豐 盛 的 榮 耀 、 猶 如 擠 奶 、 滿 心 喜 樂
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››使 你 們 在 他 安慰 的 懷 中 喫奶 得飽 . 使 他們得 他 豐盛 的 榮耀 、 猶如 擠奶 、 滿心喜樂
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Căci voi răcori sufletul însetat, şi voi sătura orice suflet lihnit de foame.` -
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Car je rafraîchirai l`âme altérée, Et je rassasierai toute âme languissante.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››denn ich will die müden Seelen erquicken und die bekümmerten Seelen sättigen.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››For jeg vil kvege den trette sjel, og hver vansmektende sjel vil jeg mette.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Ik zal de vermoeiden rust en de bedroefden blijdschap geven.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››이는 내가 그 피곤한 심령을 만족케 하며 무릇 슬픈 심령을 상쾌케 하였음이니라 하시기로
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Lebo zavlažím unavenú dušu a každú zármutkom hynúcu dušu nasýtim.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Mereka yang lelah akan Kusegarkan, dan yang lesu karena kelaparan akan Kukenyangkan
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Mert megitatom a szomjú lelket, és minden éhezõ lelket megelégítek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kana kan ile cümle - kana kan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App