kanıtlar ile cümle

kanıtlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu tarihe geçecek. Çok şükür bu kanıtlar var.Это войдет в историю, благодаря Богу имеются эти свидетельства
Bu tarihe geçecek. Çok şükür bu kanıtlar var..זה ירשם בדפי ההיסטוריה .תודה לאל שיש את ההוכחות האלו
Bu tarihe geçecek. Çok şükür bu kanıtlar var.彼らは下の行進者に発砲しています
-Bütün bu olanların bir anlamı olabilir -Sadece elimizdeki hikayenin kanıtlarla uyuştuğuna dikkat çekiyordum- că e ceva la mijloc. - Pur şi simplu subliniam că povestea concordă cu faptele.
-Bütün bu olanların bir anlamı olabilir -Sadece elimizdeki hikayenin kanıtlarla uyuştuğuna dikkat çekiyordum- ľe na tom něco můľe být. - Jen jsem říkala, ľe teorie, kterou jsme měli, souhlasila s fakty.
-Bütün bu olanların bir anlamı olabilir -Sadece elimizdeki hikayenin kanıtlarla uyuştuğuna dikkat çekiyordum- że to może być prawda. - Po prostu zwróciłam uwagę, że nasza wersja była zgodna z faktami.
-Bütün bu olanların bir anlamı olabilir -Sadece elimizdeki hikayenin kanıtlarla uyuştuğuna dikkat çekiyordum-...πως ίσως κάτι παίζει. - Εγώ μόνο τόνιζα... ...πως η ιστορία συνάδει με τα στοιχεία.
-Bütün bu olanların bir anlamı olabilir -Sadece elimizdeki hikayenin kanıtlarla uyuştuğuna dikkat çekiyordum- Я только отметила, достоверные факты.
-Bütün bu olanların bir anlamı olabilir -Sadece elimizdeki hikayenin kanıtlarla uyuştuğuna dikkat çekiyordum真実に基づいているって言うことを、指摘してるだけ。 命令に背いたり、報道関係に嘘をつくことを言っているんじゃないの。
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.A cały świat dostarcza dowodów, że gdyby je zastosować, niepotrzebne byłyby alternatywy.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.A přitom veškerá zkušenost ze světa ukazuje, že kdybychom to dělali takto, nebyla by alternativa potřeba.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Avem dovezi în toată lumea că dacă am face toți asta n-ar mai fi nevoie de alternativă.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.E as provas que vêm de todo o mundo mostram que se todos fizéssemos isto, não seria preciso uma alternativa.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.In vsi dokazi iz celega sveta kažejo, da če bi vsi to naredili, ne bi bilo nobene potrebe za alternativo.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.전세계에서 모든 증거들은 우리가 바른 교육을 실시했다면, 아마 대안은 필요가 없었을 것 이라고 말합니다.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Ogni evidenza ci dice che se tutti facessimo così non ci sarebbe bisogno di alternativa.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Toda evidencia alrededor del mundo indica que, si solo hiciésemos eso, no haría falta una alternativa.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Wereldwijd zien we het bewijs dat er, als we dat allemaal deden, geen behoefte zou zijn aan het alternatief.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.А усі свідчення по всьому світу доводять, що якби ми усі так робили, то не було б потреби в альтернативі.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Всички доказателства от цял свят сочат, че ако всички правехме това, нямаше да има нужда за алтернативи.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.И данные со всего мира говорят о том, что если везде сделать так, никакая альтернатива будет не нужна.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.ולפי כל ההוכחות מכל העולם אם כולנו ננהג כך, לא יהיה צורך בחלופות.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.وكل الأدلة من جميع أنحاء العالم هي أنه، إن قمنا بكل ذلك، فلن يكون هناك داع للبديل.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.これが普通になれば 代替の必要はないのです (拍手)
Bu yüzden bu kanıtlara tek tek bakıp her biri için kararlar vereceğiz여러분들이 여기 네 가지 것들을 한 번 잘 살펴보시고,
Bu yüzden bu kanıtlara tek tek bakıp her biri için kararlar vereceğiz「いや地球が平らな証拠だ」、
Cauchy-Shwarz eşitsizliğini,doğrusal cebirde başka sonuçları kanıtlarken çok kullanacağız. -Cauchyho-Schwarzovu nerovnost budeme používat k dokazování dalších tvrzení v lineární algebře.
Cauchy-Shwarz eşitsizliğini,doğrusal cebirde başka sonuçları kanıtlarken çok kullanacağız. -코시-슈바르츠 부등식은 선형대수학의 증명에서 많이 쓰입니다
Cauchy-Shwarz eşitsizliğini,doğrusal cebirde başka sonuçları kanıtlarken çok kullanacağız. -La desigualdad de Cauchy-Schwarz la usaremos mucho cuando probemos otros resultados en álgebra lineal.
Cauchy-Shwarz eşitsizliğini,doğrusal cebirde başka sonuçları kanıtlarken çok kullanacağız. -Nierówności Cauchy'ego-Schwarza będziemy używać w dowodach innych wyników w algebrze liniowej.
Cauchy-Shwarz eşitsizliğini,doğrusal cebirde başka sonuçları kanıtlarken çok kullanacağız. -Nós usamos bastante a Inequação de Cauchy-Schwarz quando nós provamos outros resultados da álgebra linear.
Cauchy-Shwarz eşitsizliğini,doğrusal cebirde başka sonuçları kanıtlarken çok kullanacağız. -Ще ползваме неравенство на Коши-Шварц при други доказателства в линейната алгебра
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:Có nhiều bằng chứng xung quanh chúng ta:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:Der er beviser nok omkring os:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:Het bewijs is overal om ons heen:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:우리 주변에 많은 증거들이 있습니다.
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:La evidencia está a nuestro alrededor:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:On en trouve la preuve partout autour de nous :
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:Przykłady widać wszędzie:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:Suntem înconjurați de dovezi:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:Überall um uns ist der Beweis:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:Вокруг одни доказательства:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:Има доказателства навсякъде около нас:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:צוותי-קרקע עבור החולים.
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:هناك أدلة حولنا:
Çevremiz bunun kanıtları ile dolu:我々の社会における
CIA sponsorluğundaki çakallar tarafından yapıldığına hiç şüphe yoktu. kanıtların çok büyük bir çoğunluğuCIA가 사주한 앞잡이들이 한 짓이 분명했죠
CIA sponsorluğundaki çakallar tarafından yapıldığına hiç şüphe yoktu. kanıtların çok büyük bir çoğunluğuHvilket der ikke er noget spørgsmål om blev udført af CIA-sponsorerede håndlangere.
CIA sponsorluğundaki çakallar tarafından yapıldığına hiç şüphe yoktu. kanıtların çok büyük bir çoğunluğuNo hay dudas que fue ejecutado por chacales respaldados por agentes de la CIA.
CIA sponsorluğundaki çakallar tarafından yapıldığına hiç şüphe yoktu. kanıtların çok büyük bir çoğunluğuΤο οποίο σίγουρα ήταν εύθηνων μυστικών πρακτόρων της CIA.
CIA sponsorluğundaki çakallar tarafından yapıldığına hiç şüphe yoktu. kanıtların çok büyük bir çoğunluğu. التي نفذها، بدون ادنى شك ، "الضِّباع" التابعة لوكالة المخابرات المركزية وهناك كم هائل من الأدلة التي تشير
Çin ve Hindistan bilimsel kanıtları kabullendi.A China e a Índia subscreveram as provas científicas.
Çin ve Hindistan bilimsel kanıtları kabullendi.China e India ratificaron la evidencia científica.
Çin ve Hindistan bilimsel kanıtları kabullendi.China en India hebben zich geschaard achter het wetenschappelijke bewijs.
Çin ve Hindistan bilimsel kanıtları kabullendi.China und Indien haben den wissenschaftlichen Beweis zur Kenntis genommen.
Çin ve Hindistan bilimsel kanıtları kabullendi.Il Giappone ha fatto un annuncio. Cina e India hanno controfirmato l'evidenza scientifica.
Çin ve Hindistan bilimsel kanıtları kabullendi.Japonia a facut recent un anunt, China si India s-au inclinat si ele, in fata dovezilor stiintifice.
Çin ve Hindistan bilimsel kanıtları kabullendi.Kína és India elismerték a tudományos a tényeket.
Çin ve Hindistan bilimsel kanıtları kabullendi.중국과 인도는 과학적 증거에 따른 행동을 취하기로 서명을 했음으로
Çin ve Hindistan bilimsel kanıtları kabullendi.La Chine et l'Inde se sont résolus à accepter les preuves scientifiques.

İlgili Sayfalar