kanıtla ile cümle
kanıtla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak gerçekten kusursuz biçimde aynı olduklarını kanıtlamak için iki molekülü çakıştırabilir ve görürsünüz.Sin embargo, veamos si podemos superponer las dos moléculas perfectamente para probar que son las mismas.
Ancak gerçekten kusursuz biçimde aynı olduklarını kanıtlamak için iki molekülü çakıştırabilir ve görürsünüz.Tuy nhiên, nếu ta xếp chồng hai phân tử lên nhau một cách hoàn hảo để xem liệu chúng có thực sự y chang nhau.
Ancak gerçekten kusursuz biçimde aynı olduklarını kanıtlamak için iki molekülü çakıştırabilir ve görürsünüz.אך נבדוק האם נוכל לחפוף בין שתי המולקולות בצורה מושלמת כדי להוכיח שהן זהות.
Ancak gerçekten kusursuz biçimde aynı olduklarını kanıtlamak için iki molekülü çakıştırabilir ve görürsünüz.لكن إذا أردنا مطابقتهما لنثبت أنهما حقا متماثلتان
Ancak, önce bunu kanıtlamalıyız.그러나 다시한번 우리 스스로가 그것을 증명하고자 하고,
Ancak, önce bunu kanıtlamalıyız.Všechno ale teprve musíme dokázat.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Apoi, în 1960, Paul Cohen a arătat ca nu putem demonstra că e adevărată.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Después, en los sesenta, Paul J. Cohen demostró que tampoco se puede probar que sea cierta.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Mais tarde, nos anos 60, Paul J. Cohen demonstrou que nunca se poderá provar que ela seja verdadeira.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Poi negli anni Sessanta, Paul J. Cohen dimostrò che non si può provare che la teoria del continuo sia vera.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.Затем, в 1960-е годы, Поль Коэн также продемонстрировал, что континуум-гипотезу никогда не удастся доказать.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.У 1960-х роках Пол Джей Коген стверджував, що неможливо довести те, що гіпотеза-континуум правдива.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.ואז, בשנות ה-60 של המאה ה-20, פול ג'. כהן הראה שלא ניתן להוכיח שהשערת הרצף נכונה.
Ardından 1960'larda, Paul J. Cohen "süreklilik hipotezi"nin doğruluğunun asla kanıtlanamayacağını gösterdi.これらを合わせると 数学には答え得ない問が存在することになります
Aslında bunu doğrusal cebir çalma listesindeki derslerde kanıtlamıştım.Důkaz můžete najít v playlistu s lineární algebrou.
Aslında bunu doğrusal cebir çalma listesindeki derslerde kanıtlamıştım.사실 선형 대수 카테고리에서 증명을 했었습니다
Aslında bunu doğrusal cebir çalma listesindeki derslerde kanıtlamıştım.Аз всъщност съм го доказвал в списъка на клиповете с линейната алгебра.
Aslında bunu doğrusal cebir çalma listesindeki derslerde kanıtlamıştım.لأنني في الواقع قمت باثباته في عرض الجبر الخطي، لكن
Aslında, limitinin 2 olduğunu kanıtlamış olmuyorum ama size analitik bir çözüm yolu gösteriyorum. -그리고 제 생각에 저는 형식적이지 않은 방법으로 극한이 2라는 것을 증명했습니다. 그럼 이제는 조금 분석적인 방식으로 보여드리겠습니다.
Aslında, limitinin 2 olduğunu kanıtlamış olmuyorum ama size analitik bir çözüm yolu gösteriyorum. -Nakreslím tu čáru,a ať se nám to všechno neplete.
Aslında, limitinin 2 olduğunu kanıtlamış olmuyorum ama size analitik bir çözüm yolu gösteriyorum. -وأنا لست نموذجياً، أعتقد، في اثبات أن الحد هو 2 ولكن أنا أوضّح لك نوع من الوسائل التحليلية،
Aslında, limitinin 2 olduğunu kanıtlamış olmuyorum ama size analitik bir çözüm yolu gösteriyorum. -ですが、解析的な方法を示しました。 そして実際にこれは代数クラスで行われがちなやり方です。
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.En fait, les preuves démontrent que l"œil human n'est pas du tout parfait, et qu'il y a des variations.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Faktanya, sebuah bukti membuktikan bahwa mata manusia tidaklah sempurna, dan bahwa ia bervariasi.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.In der Tat zeigen alle Beweise, dass das menschliche Auge nicht perfekt ist und es Variationen gibt.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Infatti, tutte le prove indicano che l'occhio umano non è perfetto, e che ci sono delle differenziazioni.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.In feite toont al het bewijs aan dat het menselijk oog niet perfect is, en dat er variatie is.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.실은, 모든 증거들이 인간의 눈은 완벽하지 않고 여러 변형이 있다는 것을 보여줍니다
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Na verdade, tudo indica que o olho humano não é perfeito, e que há variações.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Všechno také nasvědčuje tomu, že lidské oko není dokonalé, Existují různé odchylky.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Właściwie to istnieją dowody na to, że ludzkie oko nie jest idealne i że zdarzają się w nim różne zmiany.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Всъщност, всички доказателства сочат, че човешкото око не е перфектно, а дори и това е разновидност.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.На самом деле, все доказательства говорят о том, что человеческий глаз не совершенен, есть вариации.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.Фактично, всі докази вказують на те, що людське око неідеальне, що існують мутації.
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.מושלמת, וכי קיים מגוון. (של איכויות של העין ושל בעיות שלה) כלומר, כולנו יודעים שחלקנו קצרי ראיה, וחלקנו
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.في الحقيقة, كل الدلائل تظهر ان عين الانسان ليست كاملة, و ان هنالك اختلافات
Aslında, tüm kanıtlar insan gözünün mükemmel olmadığını gösteriyor ve bazı varyasyonlar var.完璧じゃないってこと、 そして目には差異(違い)があるってことを示している。 どういうことかというと、人間には
Aslında videoya başlamadan önce kanıtlamış olduk. .Bem nós já provamos - eu realmente só fiz certo
Aslında videoya başlamadan önce kanıtlamış olduk. .למען האמת, כבר הוכחנו -- אני למען האמת עשיתי זאת ממש טרם הכנת הוידיאו הזה -- שהנגזרת, וחלק
Aslında videoya başlamadan önce kanıtlamış olduk. .حسناً، لقد اثبتنا بالفعل --انني في الواقع قمت بذلك بشكل صحيح قبل البدء بهذا العرض-- ان مشتقة --وبعض
Austerlitz savaşı Napolyonun tam bir askeri dahiyane olduğunu kanıtlayan bir savaştır.나폴레옹은 아우스테를리츠에서
Austerlitz savaşı Napolyonun tam bir askeri dahiyane olduğunu kanıtlayan bir savaştır.Quieren venganza. El Reino Unido se da cuenta de que dominan el mar,
Austerlitz savaşı Napolyonun tam bir askeri dahiyane olduğunu kanıtlayan bir savaştır.Tohle byl hlavní bod.
Avrupa'da gözlenen sıcaklık eğilimi iklim değişimi: Etkilerin artan kanıtlarıLa naturaleza: el aprovechamiento del valor de las áreas protegidas
Avrupa'da gözlenen sıcaklık eğilimi iklim değişimi: Etkilerin artan kanıtlarıNatur: Maksimering af værdien af beskyttede naturområder
Avrupa'da gözlenen sıcaklık eğilimi iklim değişimi: Etkilerin artan kanıtlarıTendências da temperatura observadas na Europa
Avrupa'da gözlenen sıcaklık eğilimi iklim değişimi: Etkilerin artan kanıtlarıYhdistyneiden Kansakuntien sihteeristö, talous- ja sosiaaliasioiden osaston väestöjaosto
Avrupa'da gözlenen sıcaklık eğilimi iklim değişimi: Etkilerin artan kanıtlarıΜέση μεταβολή στους παγετώνες της Ευρώπης
Avrupa'da gözlenen sıcaklık eğilimi iklim değişimi: Etkilerin artan kanıtlarıПромяна на климата: все повече доказателства за въздействията
Aynı tabanlı bir logaritma olması gerekiyor. Olayı genel olarak kanıtlamak için log x tabanını yapacağım.Deci log cu aceeasi baza si de fapt voi face log in baza x, sa dovedesc cazul general aici.
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi."Ahora he probado que esto es cierto".
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi."Dokázal, že je to pravda."
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi.Er sagte: "Ich habe nun bewiesen, dass dies wahr ist".
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi.Euclide giunse a constatare: "Ora ho dimostrato che questa proprietà è vera".
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi.Han sagde: "Jeg har nu bevist, at det er sandt."
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi.Hän sanoo, että "Olen nyt todistanut, että asia on näin."
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi."Ik heb nu bewezen dat dit waar is."
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi.그는 이렇게 말했습니다. "내가 방금 이게 진실이라는 것을 증명했다."
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi.Ông nói, "Tôi đã chứng bây giờ minh rằng điều này là đúng".
Aynı zamanda, "Bunun doğru olduğunu kanıtladım" dedi.Povedal:" teraz som dokázal, že je to pravda".
İlgili Sayfalar