kanıtla ile cümle

kanıtla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yapılan araştırmalar da bu görüşü kanıtlamıştır.Šiuolaikiniai tyrinėjimai jo teiginį patvirtino.
Oğlu elektronların dalga-benzeri özelliklerini kanıtlamasıyla 1937’de Nobel Ödülü’nü kazanmıştır.Jo sūnus gavo Nobelio premiją 1937 m. už tai, kad įrodė, jog elektronai turi bangines savybes.
Tutuklandı, fakat kitabın beraat kararını kanıtlayarak serbest bırakıldı.Buvo areštuotas, bet teisėjas pasirūpino, kad būtų paleistas.
Daha sonra araştırmada kanıtlandı ki sinyal sistemi yumuşatılmıştı.Vėliau skrodimas parodė, kad jis buvo nunuodytas.
Suluboyaları popüler ve kalıcı olduğunu kanıtladı.Spykyziai buvo labai paplitę ir populiarūs.
Bununla ilgili başka kanıtlar da bulunmuştur.Reikėjo dar kažkokių „įrodymų“.
WTP – kanıtlamak istiyorum.TB3: parodytas reitingas.
At takımları ve silahlar Sarmat becerisini kanıtlamaktadır.Šarvai ir ginklai pakeis herojaus statusus.
Bu ise kullanıcının API 'lere erişim için izni olduğunu kanıtlar.Ši biblioteka leidžia vartotojo aplikacijoms naudotis branduolio resursais.
En önemli kanıtlar eski Çin yazılarında bulunur.Tai – seniausi turimi kinų rašto pavyzdžiai.
Bu noktada Bari'de yüksek uygarlık kanıtları vardır.Šioje parapijoje yra Barbadoso laukinės gamtos draustinis.
Arkeolojik bulgular insanlar Taş Devri beri burada yaşayan insanlar olduğunu kanıtlamıştır.Archeologiniai radiniai rodo, kad žmonės čia gyveno jau akmens amžiuje.
Ancak bu da kanıtlanmamıştır.Bet tai nėra įrodyta.
Bu da Aes rude’nin önceden de oldukça sık kullanıldığını kanıtlamaktadır.See lubab oletada, et aes rude oli varemgi sagedases kasutuses.
Teorimin kanıtladığı üzere uzay ve zaman maddeyle beraber yok olur."Relatiivsusteooria kohaselt kaovad koos asjadega ka ruum ja aeg.“ 6.
Ayrica, sadece 12 haftada üst vücut kaslarının dayanikliligini %38’e kadar arttırdığını kanıtlanmıştır.Tõestatud on ka see, et kaheteist nädalaga tõstab kepikõnd ülakeha lihaste vastupidavust kuni 38%.
Bir fiziksel nesnenin var olduğu söylemini kanıtlamak mümkün müdür?Kas naisel on absoluutne õigus määrata, mis tema kehaga toimub?
WTP – kanıtlamak istiyorum.TTTTT – toote tunnus.
Pi'nin irrasyonel bir sayı olduğunu kanıtlamıştır.Ta esitas tõendid, et pii on irratsionaalarv.
Daha sonra pi mesonunu keşfi ile Yukawa parçacıkların özelliklerini kanıtladı.Hiljem näitas piion ehk pii-mesoni avastamine, et sellel on Yukawa osakese omadused.
İnsanlığını kanıtlamaya çalışır.Inimese loomise katsed.
Bununla birlikte, şarkı Portekiz'de popüler olduğu kanıtlandı.Laul oli populaarne ka Saksamaal.
Üstelik tüm kanıtlar kendisini göstermektedir.Aga tema kogemus tõestab ükshaaval kõik väited.
İlki sadece 10 yaşayan hücreye (minimum olduğu kanıtlanan) sahiptir.Seni eksisteerivad ainult piiratud eksemplarid (10 kvantbitti piirides).
Kanıtların tamamını düzenlemek umulandan daha uzun sürdü.Matrikli koostamine võttis rohkem aega kui loodeti.
Fakat, bu parçacıkların varlığı henüz kanıtlanmadı.Seda osakest ei ole veel avastatud.
Bununla ilgili başka kanıtlar da bulunmuştur.Muud tõendid ei puutu asjasse.
Yani bilgelikteki cehalet durumunu kanıtlar.See näitab nüüd NUMA sõlme andmeid.
Mart 1966'da, üç kişi suçlu oldukları kanıtlanarak müebbet hapse mahkûm edilmişlerdir.Lõpuks mõistetigi 10. märtsil 1966 kõik kolm süüdi ettekavatsetud tapmises ja mõisteti eluks ajaks vangi.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.15 ani mai târziu, dovezile încălzirii globale erau mult mai puternice.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.15 ans plus tard, la preuve du réchauffement climatique était beaucoup plus forte.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.15 Jahre später war der Beweis für die globale Erwärmung viel stärker.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.15년이 지날쯤에, 지구 온난화의 증거가 더욱 명확해졌습니다.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.15 năm sau, bằng chứng về trái đất nóng lên trở nên rõ ràng hơn nhiều.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.15 vuoden kuluttua todisteet ilmaston lämpenemisestä olivat paljon pitävämmät.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.15 χρόνια αργότερα, οι αποδείξεις της υπερθέρμανσης ήταν πολύ πιο ισχυρές.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.Ma 15 anni dopo, le prove sul riscaldamento globale erano molto più forti.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.Quinze anos depois, as provas do aquecimento global eram muito mais fortes.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.Но спустя 15 лет признаки глобального потепления только усилились.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.Повечето от нещата, посочени в нашия доклад от 1981 година бяха факти.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.עד 15 שנים לאחר מכן, עדויות על ההתחממות הגלובלית היו הרבה יותר חזקות.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.بعد 15 سنة، الدليل على الاحترار العالمي كان أكثر قوة.
15 yıl sonra, küresel ısınmanın kanıtları çok daha güçlüydü.地球温暖化の証拠はより強力なものとなりました 1981年の論文で私たちが指摘した多くの点は
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.175개가 넘는 사회에, 사람들은 그들의 엄청난 뇌 활동의 증거를 남겨놨습니다.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.Az emberek több mint 175 társadalomban bizonyították ennek a hatalmas agyrendszernek a létét .
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.Em mais de 175 sociedades, as pessoas têm deixado provas deste poderoso sistema cerebral.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.In meer dan 175 samenlevingen hebben mensen hun bewijs achtergelaten van dit krachtige breinsysteem.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.In oltre 175 paesi la gente ha lasciato prove dell' esistenza di questo potente sistema cerebrale.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.În peste 175 de societăţi oamenii au lăsat urme ale acestui puternic sistem al creierului.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.In über 175 Gesellschaften haben die Menschen Zeugnisse dieser machtvollen Gehirnstruktur hinterlassen.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.I över 175 samhällen har mäniskor lämnat bevis på det här mäktiga hjärnsystemet.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.On a trouvé des preuves de ce puissant processus cérébral dans plus de 175 sociétés.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.Trong hơn 175 xã hội, người ta đã để lại bằng chứng của hệ thống đầy sức mạnh này của bộ não.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.Vo vyše 175 spoločnostiach, ľudia zanechali zmienku o tomto mocnom systéme mozgu.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.V preko 175 družbah so ljudje pustili dokaze o tem močnem možganskem sistemu.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.W 175 społeczeństwach znajdujemy ślady tego stanu.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.В более чем 175 странах люди оставили свои следы этой мощной формации мозга.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.В над 175 различни общества от цял свят хора са оставяли доказателства за тази мощна мозъчна система.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.У більш ніж 175 спільнотах люди залишили згадки про цю могутню силу мозку.
175'in üzerinde toplumda, bu güçlü beyinsel sistemin kanıtlarını bulabiliriz.בלמעלה מ175 חברות, אנשים השאירו את חותמם על המערכת המוחית הנפלאה הזו.
İlgili Sayfalar