kanıtla ile cümle

kanıtla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Bunu sana kanıtlayabilirim.I can prove it to you.
Tom benim için bir şey kanıtlamak zorunda değil.Tom doesn't have to prove anything to me.
Sanıyorum bunu kanıtlayabilirim.I think I can prove it.
Onu kanıtlayabileceğini düşünüyor.He thinks he can prove it.
O bunu kanıtlayabileceğini düşünüyor.She thinks she can prove it.
Bir şey kanıtlayamazsın.You can't prove a thing.
Bunun herhangi birini kanıtlayamazsın.You can't prove any of this.
Tom'un yalan söylediğini kanıtlayamıyoruz ama söylediğinden oldukça eminiz.We can't prove Tom is lying, but we're pretty sure he is.
Tom'un bunu kanıtlamasına yardımcı olmak isterim.I'd like to help Tom prove it.
Bana yanlışı kanıtla.Prove me wrong.
O, onu kanıtlayabileceğine inanıyor.He believes that he can prove it.
Bir DNA testi onun masum olduğunu kanıtladı.A DNA test proved he was innocent.
Senin suçun kanıtlandı.You've been convicted.
O, lafla peynir gemisi yürümeyeceğini kanıtladı.He proved that actions speak louder than words.
Riskli bir macera olduğunu kanıtlayabilir.It may prove to be a risky adventure.
O bir şey kanıtlamıyor mu?Doesn't that prove anything?
O hiçbir şeyi kanıtlamaz.That doesn't prove anything.
Bu bir şey kanıtlamaz.This doesn't prove anything.
Bu hiçbir şeyi kanıtlamaz.This doesn't prove anything.
O bir şey kanıtlamaz.That doesn't prove a thing.
Bu bir şeyi kanıtlamaz.This doesn't prove a thing.
Bunu kanıtlayabilirim.I can prove it.
Onu Tom'un yaptığını kanıtlayabilirim.I can prove Tom did it.
Onu kanıtlayabilirim.I can verify that.
Hiçbir şey kanıtlayamıyorum.I can't prove anything.
Polis davayla ilgili yeni kanıtlar ortaya çıkarmıştır.The police have uncovered new evidence related to the case.
Bir şey kanıtlamaya çalışmıyorum.I'm not trying to prove anything.
Bir şey kanıtlamaya çalışıyordum.I was trying to prove something.
Tom suçu kanıtlanmış bir banka soyguncusu.Tom is a convicted bank robber.
Bunu senin için kanıtlayacağım.I'll demonstrate it for you.
O neyi kanıtlar?What does that prove?
Onun kanıları kanıtlanmamış varsayımlara dayanıyor.His conclusions are based on unproven assumptions.
Bir şey kanıtlamaya mı çalışıyorsun?Are you trying to prove something?
Seni sevdiğimi nasıl kanıtlarım bilmiyorum.I don't know how to prove that I love you.
Bu neyi kanıtlayacak?What's that going to prove?
Tom'a hiçbir şey kanıtlamak zorunda değiliz.We don't have to prove anything to Tom.
Tom'un masumiyetini kanıtlamak için yeni delilimiz var.We have new evidence to prove Tom's innocence.
Hakimin yeni kanıtları duyduğunda kararını değiştireceğini düşünüyor musunuz?Do you think the judge will reverse his decision when he hears the new evidence?
Bunun aslında meydana geldiğini nasıl kanıtlayabiliriz?How can we prove it actually happened?
Onu kanıtlamam için bana bir şans verin.Give me a chance to prove it.
Kanıtlamak için hiç bir şeyimiz yok.We've got nothing to prove.
Onu kanıtlayabilir misiniz.Can you verify that?
Biz onu kanıtlayabilir miyiz?Can we prove it?
Bunu kanıtlayabilir miyiz?Can we prove it?
Bunu Tom'un yapmadığını kanıtlayabilir misin?Can you prove Tom didn't do it?
Onu yapabileceğimi Tom'a kanıtlamak zorundaydın.I had to prove to Tom that I could do it.
Onu kanıtlayayım.Let me prove it.
Hiçbir şey kanıtlayamazsın.You can't prove anything.
Ne kanıtlamaya çalışıyorsun?What are you trying to prove?
Bunu nasıl kanıtlayabilirim?How can I prove it?
Bunu nasıl kanıtlayabiliriz?How can we prove it?
Bunu nasıl kanıtlarsın?How do you prove that?
Bunu duymadığımı kanıtlayacağım.I will attest that I did not hear that.
Tom'un, suçsuzluğunu kanıtlamak için bir şansı olacak.Tom will have a chance to prove his innocence.
Hâlâ bunu bana kanıtlamak zorundasın.You still have to prove it to me.
Ben hasta olmadığımı sana kanıtlamak istiyorum.I want to prove to you that I'm not sick.
Dersimi öğrendiğimi sana kanıtlamak istiyorum.I want to prove to you I've learned my lesson.
Onu kanıtlayabileceğimden eminim.I bet I can prove it.
Bunu kanıtlamak zorunda değilim.I don't have to prove it.
Onu kanıtlayacağım.I'm going to prove it.
İlgili Sayfalar