kanında ile cümle

kanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Müzik için yetenek onların kanında akar.Talent for music runs in their blood.
O bir kraliçe gibi hareket eder ve kanında ritmi olduğunu gösterir.She moves like a queen and shows that she has rhythm in her blood.
Tom on üç dolara kanından yarım litre sattı.Tom sold a pint of his blood for thirteen dollars.
Bir diyabetik kanında ve idrarında çok fazla şekere sahiptir.A diabetic has too much sugar in his blood and in his urine.
Kendi canından, kendi kanından birine nasıl böyle davranabilirsin?How can you treat your own flesh and blood that way?
Milly'nin kanında aşırı miktarda alkol vardı.Milly had an excessive amount of alcohol in her blood.
Sonuçta oluşan antikorlar hayvanın kanından alınır.The resulting antibodies are then harvested from the animal's blood.
İnsan kanındaki oksijen seviyesinin yüzde 95-100 arasında olması normal kabul edilir.Normal blood oxygen levels in humans are considered 95–100 percent.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.It can also be confirmed by finding antibodies against the disease in the blood.
Kanında HIV virüsü bulunan kişilere "HIV pozitif" veya "HIV enfeksiyonlu" denir.Individuals with HIV have what is referred to as a "HIV infection".
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.Tests revealed that his blood alcohol level was more than three times the legal limit.
Yapılan otopsi sonucunda kanında Kokain ve Tramadol bulunmuştur.There were also traces of cocaine found in his blood stream.
Simya unvanını, kanındaki demiri çeşitli silahlara dönüştürmesinden almıştır.In order to do this, she merely places a portion of her own blood on the chosen weapon.
Bir müddet gittikten sonra toprağı insan kanından simsiyah kesilmiş bir bölgeye geldiler.When he awakes in the night he finds himself tangled in the barbed wire of no man's land.
Etinin yan sıra, kanından da yararlanılacak.Along with the meat, their blood will be used as well.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.The emergency room ascertained that the kid had no alcohol in his blood.
Birinin kanında da Catamen bulduk.One toxicology analysis revealed catamen.
Kvasir daha sonra öldürüldü ve kanından Şiir Mead'i yapıldı . [1]Kvasir is later murdered, and from his blood is made the Mead of Poetry.[8]
Simpson forması ve kanında amfetaminler bulundu.Amphetamines were found in Simpson's jersey and blood.
Bakteriler, enfekte sıçanların kanından sıçan piresine ( Xenopsylla cheopis) aktarılır.The bacteria are transferred from the blood of infected rats to the rat flea (Xenopsylla cheopis).
Ve kanından tanrılar için bir içki yaratıldı.Die Abbilder der Götter wurden anschließend mit dem Blut getränkt.
Çoğu durumda gebenin kanında alfafetoprotein ölçümü de yüksek oranda bulunur.Im Labor finden sich häufig erhöhte Werte des Alphafetoproteins.
Edward Bella'nın kanındaki zehri alır ve vampire dönüşmesini engeller.Edward saugt James’ Gift aus Bellas Blut und kann somit ihre Verwandlung in einen Vampir verhindern.
Sonuçta oluşan antikorlar hayvanın kanından alınır.Les anticorps qui résultent de cette réaction sont ensuite collectés dans le sang de l'animal.
Simya unvanını, kanındaki demiri çeşitli silahlara dönüştürmesinden almıştır.Son sang a la propriété de transformer n'importe quoi en arme.
Edward Bella'nın kanındaki zehri alır ve vampire dönüşmesini engeller.Edward extrait le venin de James du bras de Bella pour empêcher sa transformation en vampire.
Tom on üç dolara kanından yarım litre sattı.Tom vendió medio litro de su sangre por trece dólares.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Casad a aquéllos de vosotros que no estén casados y a vuestros esclavos y esclavas honestos.
Simya unvanını, kanındaki demiri çeşitli silahlara dönüştürmesinden almıştır.Shivá entonces comenzó a liberar todas sus armas místicas.
Etin kanından tamamen arındırılması gerekir çünkü Yahudilikte kan yemek günahtır.El pecado de la desunión es un pecado contra el cuerpo y la sangre de Jesús se explicita en el Juan 17.
Bir aylağın kanından bir uyarı yazısı yazar.Recibe un casco de príncipe de sangre.
Kanından bir örnek alındı.Un poco de tu sangre.
Bu onun kanında var.Это у неё в крови.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Неужели у вас — мужского пола, а у Него — женского?
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.В соответствии с протоколом вскрытия уровень допустимого алкоголя в его крови был превышен в 3 раза.
Ancak Moriarty'nin kanında onu suça çeken bir şeyler vardır.Впрочем, в доме Моравиа ей скучать не приходится.
Yaşadığı kalenin etrafındaki denizler insan kanından ve kıpkırmızıdır.Местом его обитания является море из крови.
İnsan kanındaki oksijen seviyesinin yüzde 95-100 arasında olması normal kabul edilir.معدل الأكسجين في جسم الإنسان الطبيعي من 95 - 100 % .
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Também pode ser confirmada pela identificação de anticorpos contra a doença no sangue.
Edward Bella'nın kanındaki zehri alır ve vampire dönüşmesini engeller.James é destruído e Edward suga o veneno que havia no sangue de Bella, impedindo que ela se torne uma vampira.
Örneğin Cobain'ın kanında yaklaşık 1,52 mg eroin bulundu.O nível de heroína no sangue do Kurt era de 1,52 mgs por litro.
Dracula'nın kanından içmesini söyler.Ele ordena que Scarlett beba com ele.
Kanından bir örnek alındı.Um capítulo de sangue.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Ook kan het bloed worden onderzocht op antilichamen tegen de ziekte.
Yapılan otopsi sonucu kanında uyuşturucu maddeye rastlanmadı.Bij een autopsie werden geen drugs gevonden.
İnsan kanındaki oksijen seviyesinin yüzde 95-100 arasında olması normal kabul edilir.Voor gezonde mensen is een waarde van 95-99% zuurstofsaturatie normaal op zeeniveau.
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.Na controle van de politie bleek Blind driemaal de toegestane hoeveelheid alcohol op te hebben.
Ve kanından tanrılar için bir içki yaratıldı.Till gudarna offrar man mat och dryck på deras altare.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Також ці хвороби можна підтвердити, якщо в крові є антитіла до хвороби.
Daha sonra yapılan incelemelerde şoförün/pilotun kanında kokaine rastlandı.Після аварії у Цоя і водія автобуса брали кров на аналіз на алкоголь.
Dracula'nın kanından içmesini söyler.Вона зізнається, що Дракула змусив її випити кров з його вени.
Kanında HIV virüsü bulunan kişilere "HIV pozitif" veya "HIV enfeksiyonlu" denir.Při svém projevu měla na sobě tričko s nápisem „HIV positive“ („HIV pozitivní“).
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.Při dechové zkoušce mu bylo naměřeno přes 3 promile alkoholu v dechu.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Răzbunarea celor omorați v-a fost prescrisă: om liber pentru om liber, rob pentru rob, femeie pentru femeie.
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.Testele făcute au dovedit că el consumase o cantitate de alcool de trei ori peste limita admisă în Franța.
6 aylıkken Azazel (Sarı Gözlü Şeytan) kendi kanından içirerek bazı psişik güçlere sahip olmasını sağlamıştır.Sam a különleges képességeit Azazeltől "kapta", amikor az 6 hónapos korában saját démoni vérével itatta meg.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.A fertőzés ugyancsak bizonyítható a vérben a betegség elleni antitestek jelenlétének igazolásával.
Edward Bella'nın kanındaki zehri alır ve vampire dönüşmesini engeller.Myrkky parantaa Bellan haavat ja tekee hänestä vampyyrin.
Yapılan otopsi sonucu kanında uyuşturucu maddeye rastlanmadı.Tutkituista saippuatangoista ei ole löytynyt ihmisen DNA:ta.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Μπορεί επίσης να επιβεβαιωθεί με την εύρεση αντισωμάτων της νόσου στο αίμα.

İlgili Sayfalar