kanın ile cümle

kanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pohotovosti potvrdili, že děcko nemá žádný alkohol v krvi.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pohotovosti sa uistili, že dieťa nemá v krvi žiadny alkohol.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.O serviço de emergências assegurou que o rapaz não tinha álcool no sangue.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.På akuten såg man att ungen inte hade någon alkohol i blodet.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Phòng cấp cứu khẩn cấp đã chắc chắn rằng trong máu đứa trẻ không hề có cồn.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Skadestuen konkluderede at drengen ikke havde alkohol i blodet.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Στα επείγοντα εξακρίβωσαν ότι το παιδί δεν είχε καθόλου αλκοόλ στο αίμα του.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.В отделении неотложной медицинской помощи установили, что алкоголя в крови ребёнка нет.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.В спешното отделение установили, че детето няма алкохол в кръвта.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.У приймальному відділенні встановили, що у дитини немає алкоголю в крові.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.בחדר המיון וידאו שלילד אין אלכוהול בדם,
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.وأكدت غرفة الطوارئ أن دم الولد خالٍ من الكحول.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.病院はその子を退院させようとしましたが
Ama hatırlamalıyız ki bu oksijenin kanın içinde dolaştığı tek yol değil.Pamiętajcie, że to nie jedeny sposób w jaki tlen przemieszcza sięw krwi.
Ama hatırlamalıyız ki bu oksijenin kanın içinde dolaştığı tek yol değil.Но помните, это не единственный путь, по которому кислород передвигается в крови.
Ama hatırlamalıyız ki bu oksijenin kanın içinde dolaştığı tek yol değil.Це не єдиний шлях переміщення кисню в крові.
Ambulans çocuğu kapıp hastaneye götürmüş. Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.De eerste hulp afdeling vergewiste zich ervan dat het kind geen alcohol in het bloed had.
Ancak babam gibi Hohenheim'ın kanından olduğunuzdan kardeş sayılırız.Eppure, dal momento che tu, come mio padre, hai lo stesso sangue di Hohenheim, siamo virtualmente fratelli.
Ancak babam gibi Hohenheim'ın kanından olduğunuzdan kardeş sayılırız.Jednak skoro ty, jak mój ojciec, począłeś się z Hohenheima, jesteśmy właściwie braćmi.
Ancak babam gibi Hohenheim'ın kanından olduğunuzdan kardeş sayılırız.No entanto, como tu, tal como o meu pai, são do sangue do Hohenheim, virtualmente, somos irmãos.
Ancak babam gibi Hohenheim'ın kanından olduğunuzdan kardeş sayılırız.Όμως, αφού όπως ο πατέρας μου έχεις αίμα Χοχενχάιμ, είμαστε σχεδόν αδέλφια.
Ancak babam gibi Hohenheim'ın kanından olduğunuzdan kardeş sayılırız.Но поскольку ты, как и мой отец, родственник Гогенгейма, то мы практически братья.
anında kanına zehir enjekte ediyor ve ölüyorsun.Intentar cortar tu mano y parar la corriente sanguinea de ella lo disparará.
anında kanına zehir enjekte ediyor ve ölüyorsun.Prova a tagliarti la mano e a fermare il sangue e si attiverà.
anında kanına zehir enjekte ediyor ve ölüyorsun.Ако се опитате да отрежите ръката си и спрете притока на кръв от нея, ще я задействате.
anında kanına zehir enjekte ediyor ve ölüyorsun.手から外そうとしても同じだ
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Agora maldito és tu desde a terra, que abriu a sua boca para da tua mão receber o sangue de teu irmão.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.A ty teraz budeš zlorečený nad tú zem, ktorá otvorila svoje ústa, aby prijala krv tvojho brata z tvojej ruky.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Bây giờ, ngươi sẽ bị đất rủa sả, là đất đã hả miệng chịu hút máu của em ngươi bởi chính tay ngươi làm đổ ra.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Derfor skal du nu være bandlyst fra Agerjorden, som åbnede sig og tog din Broders Blod af din Hånd!
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.땅이 그 입을 벌려 네 손에서부터 네 아우의 피를 받았은즉 네가 땅에서 저주를 받으리니
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Maintenant, tu seras maudit de la terre qui a ouvert sa bouche pour recevoir de ta main le sang de ton frère.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Og nu skal du være bannlyst fra den jord som lot op sin munn og tok imot din brors blod av din hånd!
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Ora sii maledetto lungi da quel suolo che per opera della tua mano ha bevuto il sangue di tuo fratello
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Protož nyní zlořečený budeš i od té země, kteráž otevřela ústa svá, aby přijala krev bratra tvého z ruky tvé.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Van nu af aan verban Ik je van de grond, waarop het bloed van je broer heeft gevloeid.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.и ныне проклят ты от земли, которая отверзла уста свои принять кровь брата твоего от руки твоей;
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.И сега проклет си от земята, която отвори устата си да приеме кръвта на брата ти от твоята ръка.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.ועתה ארור אתה מן האדמה אשר פצתה את פיה לקחת את דמי אחיך מידך׃
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.فالآن ملعون انت من الارض التي فتحت فاها لتقبل دم اخيك من يدك.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.地 開 了 口 、 從 你 手 裡 接 受 你 兄 弟 的 血 . 現 在 你 必 從 這 地 受 咒 詛
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.地開 了 口 、 從 你 手裡 接受 你 兄弟 的 血 . 現在 你 必從這 地 受 咒詛
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.a hovoríte: Keby sme boli žili za dní našich otcov, neboli by sme bývali ich spoluúčastníkmi na krvi prorokov.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.'Als wij toen hadden geleefd, zouden wij de profeten nooit hebben vermoord.'
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.A říkáte: Kdybychom byli za dnů otců našich, nebyli bychom účastníci jejich ve krvi proroků.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.És ezt mondjátok: Ha mi atyáink korában éltünk volna, nem lettünk volna az õ bûntársaik a próféták vérében.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Hadde vi levd i våre fedres dager, da hadde vi ikke vært medskyldige med dem i profetenes blod!
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Havde vi været til i vore Fædres Dage, da havde vi ikke været delagtige med dem i Profeternes Blod.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.I mówicie: Byśmy byli za dni ojców naszych, nie bylibyśmy uczestnikami ich we krwi proroków.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.in pravite: Da smo živeli v dnevih očetov svojih, ne bi bili ž njimi deležni krvi prorokov.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.만일 우리가 조상 때에 있었더면 우리는 저희가 선지자의 피를 흘리는데 참예하지 아니하였으리라 하니
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Niin te siis todistatte itsestänne, että olette niiden lapsia, jotka tappoivat profeetat.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.и говорите: если бы мы были во дни отцов наших, то не были бы сообщниками их в пролитии крови пророков;
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.і мовляєте: Коли б ми були за часів батьків наших, не були б спільниками їх у крові пророків.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Ние, ако бяхме живели в дните на бащите си, не бихме съучаствували с тях в проливане кръвта на пророците.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.ואמרתם אם היינו בימי אבותינו לא היתה ידנו עמהם לשפך דם הנביאים׃
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.وتقولون لو كنا في ايام آبائنا لما شاركناهم في دم الانبياء.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.若 是 我 們 在 我 們 祖 宗 的 時 候 、 必 不 和 他 們 同 流 先 知 的 血
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.若是 我 們在 我 們 祖宗 的 時候 、 必不 和 他 們同流 先知 的 血
Ayrica o Latin kanina sahipler, degil mi?A majú ten svoj španielsky šarm, či nie?
İlgili Sayfalar