kanın ile cümle

kanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Älkää myöskään, missä asuttekin, syökö mitään verta, ei lintujen eikä karjaeläinten.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Ani nebudete jesť nijakej krvi nikde vo svojich bydliskách, už či je to krv vtáka a či krv hoväda.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.E nenhum sangue comereis, quer de aves, quer de gado, em qualquer das vossas habitações.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.E non mangerete affatto sangue, né di uccelli né di animali domestici, dovunque abitiate
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.És semmi vért se egyetek meg bármely lakhelyeteken: se madárnak, se baromnak vérét.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Ihr sollt auch kein Blut essen, weder vom Vieh noch von Vögeln, überall, wo ihr wohnt.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.In nobene krvi ne uživajte, ne od ptic, ne od živine, po vseh prebivališčih svojih.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.너희의 사는 모든 곳에서 무슨 피든지 새나 짐승의 피를 먹지 말라
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Nergens in uw land mag bloed van vogels of dieren worden gegeten.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Och intet blod skolen I förtära varken av fåglar eller av boskap, var I än ären bosatta.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Og blod skal I ikke ete, hverken av fugl eller fe, hvor I så bor.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Og I må heller ikke nyde noget som helst Blod af Fugle eller Kvæg, hvor I end opholder eder;
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Orang Israel, di mana pun ia tinggal, tak boleh makan darah burung atau darah binatang lainnya
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Să nu mîncaţi sînge, nici de pasăre, nici de vită, în toate locurile în cari veţi locui.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Tampoco comeréis sangre, ni de aves ni de fieras, en ningún lugar en que habitéis
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Tolikéž krve žádné jísti nebudete ve všech příbytcích svých, buď z ptactva, buď z hovada.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Trong nơi nào các ngươi ở chẳng nên ăn huyết , hoặc của loài chim hay_là của loài súc_vật .
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Trong nơi nào các ngươi ở chẳng nên ăn huyết, hoặc của loài chim hay là của loài súc vật.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Vous ne mangerez point de sang, ni d`oiseau, ni de bétail, dans tous les lieux où vous habiterez.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Παρομοιως δεν θελετε τρωγει ουδεν αιμα, ειτε πτηνου ειτε ζωου εν ουδεμια εκ των κατοικιων σας.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.И в никое от жилищата си да не ядете никаква кръв, било от птица или от животно.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.и никакой крови не ешьте во всех жилищах ваших ни из птиц, ни из скота;
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.וכל דם לא תאכלו בכל מושבתיכם לעוף ולבהמה׃
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.وكل دم لا تأكلوا في جميع مساكنكم من الطير ومن البهائم.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.在 你 們 一 切 的 住 處 、 無 論 是 雀 鳥 的 血 、 是 野 獸 的 血 、 你 們 都 不 可 喫
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.在 你 們一切 的 住處 、 無論 是 雀鳥 的 血 、 是 野獸 的 血 、 你 們 都 不可喫
O an insanlık dışı ayinler yapıp... ...birbirimizin kanını içmeye başladık.Michio et moi, nous sommes allés jusqu'au vampirisme.
O an insanlık dışı ayinler yapıp... ...birbirimizin kanını içmeye başladık.Так мы перешли к нечеловеческому ритуалу - мы пили кровь друг друга.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Ca să-Mi arăt urgia, ca să Mă răzbun, i-am vărsat sîngele pe stînca goală, pentruca să nu fie acoperit.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Da pride nadenj srd in se izvrši maščevanje, sem del njegovo kri na golo skalo, da ne bodi pokrita.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Darah itu Kubiarkan di situ sehingga dapat dilihat dan menuntut balas.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.En Ik heb het daar laten liggen, openlijk, zodat het mijn toorn en wraakzucht opwekt.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.For at fremkalde Vrede, for at tage Hævn hældte jeg Blodet på den nøgne klippe uden at dække det.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Hogy haragomat felindítsam és bosszút álljak, kopasz sziklára ontottam vérét, hogy be ne fedeztessék.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.I já zanítě prchlivost k vykonání pomsty, vystavím krev na vysedlou skálu, aby nebyla přikryta.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.내가 그 피를 말간 반석 위에 두고 덮이지 않게 함은 분노를 발하여 보응하려 함이로라
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Per provocare la mia collera, per farne vendetta, ha posto il suo sangue sulla nuda roccia, senza ricoprirlo
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Чтобы возбудить гнев для совершения мщения, Я оставил кровь его на голой скале, чтобы она не скрылась.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.להעלות חמה לנקם נקם נתתי את דמה על צחיח סלע לבלתי הכסות׃
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.لصعود الغضب لتنقم نقمة وضعت دمها على ضحّ الصخر. لئلا يوارى.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.這 城 中 所 流 的 血 倒 在 淨 光 的 磐 石 上 、 不 得 掩 蓋 、 乃 是 出 於 我 、 為 要 發 忿 怒 施 行 報 應
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.這城 中 所 流 的 血 倒 在 淨光 的 磐石 上 、 不得掩蓋 、 乃是 出於 我 、 為要發 忿怒 施行 報應
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››A davši mu píti, řekla: Také velbloudům tvým navážím, dokudž se nenapijí.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››A gdy mu się dała napić, rzekła: I wielbłądom twoim naczerpię, aż się napiją.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››A keď sa mu už bola dala napiť, povedala: Naberiem i tvojim veľblúdom, dokiaľ len budú piť.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››Come ebbe finito di dargli da bere, disse: «Anche per i tuoi cammelli ne attingerò, finché finiranno di bere»
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››Cuando acabó de darle de beber, agregó: --También sacaré agua para tus camellos, hasta que acaben de beber
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››E quando acabou de lhe dar de beber, disse: Tirarei também água para os teus camelos, até que acabem de beber.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››És minekutána eleget adott néki innia, monda: A te tevéidnek is merítek, míg eleget nem isznak.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››In ko mu je dala piti, reče: Tudi velblodom tvojim zajmem, dokler se ne napojé.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››마시우기를 다하고 가로되 당신의 약대도 위하여 물을 길어 그것들로 배불리 마시게 하리이다 하고
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››Toen zei ze: "Ik zal voor uw kamelen ook water putten, net zoveel tot ze genoeg hebben."
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››και αφου επαυσε ποτιζουσα αυτον ειπε, Και δια τας καμηλους σου θελω αντλησει, εωσου πιωσι πασαι.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››И като му даде доволно да пие, рече: И за камилите ти ще налея догде се напоят.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››И, когда напоила его, сказала: я стану черпать и для верблюдов твоих, пока не напьются.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››ותכל להשקתו ותאמר גם לגמליך אשאב עד אם כלו לשתת׃
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››ولما فرغت من سقيه قالت استقي لجمالك ايضا حتى تفرغ من الشرب.
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››女 子 給 他 喝 了 、 就 說 、 我 再 為 你 的 駱 駝 打 水 、 叫 駱 駝 也 喝 足
Ona su verdikten sonra, ‹‹Develerin için de su çekeyim›› dedi, ‹‹Kanıncaya kadar içsinler.››女子 給他 喝 了 、 就 說 、 我 再 為 你 的 駱駝 打水 、 叫 駱駝 也 喝足
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››(67:24) чтобы ты погрузил ногу твою, как и псы твои язык свой, в крови врагов".
İlgili Sayfalar