Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.血が流れました パリにいる友人の医者のところに行き
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ach Erde, bedecke mein Blut nicht! und mein Geschrei finde keine Ruhestätte!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Dølg ikke, Jord, mit Blod, mit Skrig komme ikke til Hvile!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Du jord, överskyl icke mitt blod, och låt för mitt rop ingen vilostad finnas.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Hai bumi, kejahatan terhadapku jangan sembunyikan; jangan diamkan teriakku minta keadilan
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.땅아 내 피를 가리우지 말라 나의 부르짖음으로 쉴 곳이 없게 되기를 원하노라
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Maa, älä peitä minun vertani, ja minun huudollani älköön olko lepopaikkaa!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Och aarde, neem mijn bloed niet op! Laat geen einde komen aan mijn hulpgeroep!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Oh föld, az én véremet el ne takard, és ne legyen hely az én kiáltásom számára!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.¡Oh tierra, no encubras mi sangre! ¡Que no haya lugar para mi clamor
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ôi đất , chớ lấp huyết ta ! Ước gì tiếng than kêu tôi không có chỗ ngưng lại !
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ôi đất, chớ lấp huyết ta! Ước gì tiếng than kêu tôi không có chỗ ngưng lại!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Oj, zem, nepokry mojej krvi, ani nech nie je miesta môjmu kriku!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.ó terra, não cubras o meu sangue, e não haja lugar em que seja abafado o meu clamor!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O terra, non coprire il mio sangue e non abbia sosta il mio grido
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O terre, ne couvre point mon sang, Et que mes cris prennent librement leur essor!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ó země, nepřikrývej krve mé, a nechť nemá místa volání mé.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O zemlja, ne zakrij moje krvi, in vpitju mojemu ne bodi počivališča!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O ziemio! nie zakrywajże krwi mojej, a niech nie ma miejsca wołanie moje!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Pămîntule, nu-mi acoperi sîngele, şi vaietele mele să n'aibă margine!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ω γη, μη σκεπασης το αιμα μου, και ας μη υπαρχη τοπος δια την κραυγην μου,
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Земля! не закрой моей крови, и да не будет места воплю моему.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.О земле, не покривай кръвта ми! И за вика ми да няма място за почивка.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.ארץ אל תכסי דמי ואל יהי מקום לזעקתי׃
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.يا ارض لا تغطي دمي ولا يكن مكان لصراخي.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.地 阿 、 不 要 遮 蓋 我 的 血 、 不 要 阻 擋 我 的 哀 求
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.地阿 、 不 要 遮蓋 我 的 血 、 不 要 阻擋 我 的 哀求
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Avete usato il nostro sangue per creare una Pietra Filosofale?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Chcesz powiedzieć, że z naszej krwi zrobiliście Kamień Filozoficzny?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Dizes que usaste o nosso sangue para fazer uma Pedra Filosofal?!
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!¿Estás diciendo que usaste nuestra sangre para hacer la Piedra Filosofal?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Menar du att du använde vårt blod till att skapa De Vises Sten?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Mener du, at du brugte vores blod til at skabe De Vises Sten?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Valmistitko Viisasten Kiven meidän verestämme?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Έφτιαξες Φιλοσοφική Λίθο με το αίμα μας;
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!То есть, ты взял нашу кровь для создания Философского Камня?
Gülüşmeler Kanımca,Vậy, thông điệp và quan điểm của tôi là
İsval kanım üzerine yemin ederim, kırmızı gözlü kardeşim.Jag svär vid mitt isvalanska blod, min rödögde broder.
İsval kanım üzerine yemin ederim, kırmızı gözlü kardeşim.Jeg sværger ved mit isvalanske blod, min rødøjede broder.
İsval kanım üzerine yemin ederim, kırmızı gözlü kardeşim.Juro pelo meu sangue isvalano, meu irmão de olhos vermelhos.
İsval kanım üzerine yemin ederim, kırmızı gözlü kardeşim.Lo giuro sul mio sangue di Isvalan, fratello dagli occhi rossi.
İsval kanım üzerine yemin ederim, kırmızı gözlü kardeşim.Lo juro por mi sangre de Isvar, hermano de ojos rojos.
İsval kanım üzerine yemin ederim, kırmızı gözlü kardeşim.Przysięgam na moją isvalską krew, czerwonooki bracie.
İsval kanım üzerine yemin ederim, kırmızı gözlü kardeşim.Vannon isvalanivereni nimissä, punasilmäinen veljeni.
İsval kanım üzerine yemin ederim, kırmızı gözlü kardeşim.Το ορκίζομαι στο Ισβαλανό μου αίμα, κοκκινομάτη αδερφέ μου.
İsval kanım üzerine yemin ederim, kırmızı gözlü kardeşim.Клянусь своей ишваланской кровью, мой красноглазый брат.
İyice sıkar mısın, lütfen? Düşmek istemiyorum. Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Szorosra kérem, nem szeretnék kizuhanni.
İyice sıkar mısın, lütfen? Düşmek istemiyorum. Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Zaciągnij mocno, nie chcę wypaść.
John Donne'a bir ahlak önerim var Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası."Smrt každého člověka mě ovlivňuje, neboť jsem součástí lidstva, neptej se komu zvoní hrana, zvoní tobě."
Kanımca benimle kafa bulman hiç adil değil. Bana baksana!Non mi sembra giusto che tu mi prenda in giro.
Kanımca benimle kafa bulman hiç adil değil."Es ist nicht lustig wenn du mich so verschaukelst."
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.Así que creo que está claro que tenemos el comienzo de una solución a este problema enorme.
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.Damit ist, denke ich, klar, dass wir den Ansatz einer Lösung für dieses riesige Problem haben.
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.Dus ik denk dat het duidelijk is dat we op de rand staan van de oplossing van dit enorme probleem.
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.Eu cred că e clar că avem începuturile unei soluţii pentru această uriaşă problemă.
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.Jadi saya pikir, kita telah punya awal solusi untuk memecahkan masalah besar.
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.Je pense donc qu'il est clair que nous avons les prémices d'une solution à cet énorme problème.
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.저는 이 기술이 분명히 이 거대한 문제를 해결하는 시작이 되리라고 생각합니다.
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.Myślę więc, że mamy zaczątki rozwiązania tego olbrzymiego problemu.
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.Penso sia chiaro che cominciamo a intravedere delle soluzioni per questo immane problema.