Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.Ядущий Мою Плоть и пиющий Мою Кровь пребывает во Мне, и Я в нем.
Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.האכל את בשרי ושתה את דמי הוא ילין בי ואני בו׃
Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.من ياكل جسدي ويشرب دمي يثبت فيّ وانا فيه.
Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.喫 我 肉 喝 我 血 的 人 、 常 在 我 裡 面 、 我 也 常 在 他 裡 面
Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.喫 我 肉 喝 我 血 的 人 、 常在 我 裡面 、 我 也 常 在 他 裡面
Ben, kanımca yok olması gereken bu düşünceden dolayı, hepimizi doğruya savurmak için buradayım.A kvůli této myšlence, kterou podle mě musíme překonat, jsem tu, abych všechen ten šum navrátila k pravdě.
Ben, kanımca yok olması gereken bu düşünceden dolayı, hepimizi doğruya savurmak için buradayım.A preto musí byť táto povera zničená. Som tu, aby som všetkým ukázala, aká je pravda.
Ben, kanımca yok olması gereken bu düşünceden dolayı, hepimizi doğruya savurmak için buradayım.그리고 그 믿음이 깨져야 한다고 생각하기 때문에 여러분을 진실로 이끌기 위해, 오늘 여기 서게 되었습니다.
Ben, kanımca yok olması gereken bu düşünceden dolayı, hepimizi doğruya savurmak için buradayım.Vanwege die overtuiging, die ik onderuit wil halen, ben ik hier om de waarheid aan het licht te brengen.
Ben, kanımca yok olması gereken bu düşünceden dolayı, hepimizi doğruya savurmak için buradayım.Και λόγω αυτής της πεποίθησης που πιστεύω πρέπει να σταματήσει, είμαι εδώ για να σας δείξω την αλήθεια.
Ben, kanımca yok olması gereken bu düşünceden dolayı, hepimizi doğruya savurmak için buradayım.І через цю віру, яка, я гадаю - має випорскнутись - я тут, щоб скерувати всіх нас мчати назад до істини.
Ben, kanımca yok olması gereken bu düşünceden dolayı, hepimizi doğruya savurmak için buradayım.וכך, בגלל אותה אמונה שאני חושבת שצריך להפריך, אני כאן כדי לשלוח את כולנו בטיסה לעבר האמת.
Ben, kanımca yok olması gereken bu düşünceden dolayı, hepimizi doğruya savurmak için buradayım.وبسبب ذلك الاعتقاد والذي أعتقد أننا يجب أن نتخلص منه انا هنا لكي أدفعكم نحو الحقيقة
Ben, kanımca yok olması gereken bu düşünceden dolayı, hepimizi doğruya savurmak için buradayım.ここに来ました その真実とは
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Dla nas, jak sądzę, czynnik warunkujący przetrwanie.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Đối với chúng ta, tôi nghĩ rằng đó là một phần cho sự sống còn của mình
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.우리에게는 생존 방정식의 일부라고 생각합니다.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Nekünk, úgy gondolom, a képlet egy része a túlélésünkhöz.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Para nosotros, creo, parte de la ecuación para nuestra supervivencia.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Para nós, penso eu, parte da equação para a nossa sobrevivência.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Pentru cine bat clopotele Bat pentru tine".
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Per noi, credo, parte dell'equazione per la nostra sopravvivenza.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Pour nous, je crois, c'est une partie de l'équation de notre survie.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Voor ons, zo denk ik, deel van de kunst van overleven.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Για μας, πιστεύω, μέρος της εξίσωσης για την επιβίωσή μας.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Для нас -це частина формули виживання.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.Для нас, я думаю, часть формулы выживания.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.За нас, си мисля аз, част от уравнението за нашето оцеляване.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.בשבילנו, עם זאת, מדובר בחלק מהמשוואה להשרדותינו.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.بالنسبة لنا، أعتقد، جزء من معادلة بقاءنا.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.生きていくために必要なルールのようです ありがとうございました
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.A povedal im: Toto je moja tej novej smluvy krv, ktorá sa vylieva za mnohých.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.E disse-lhes: Isto é o meu sangue, o sangue do pacto, que por muitos é derramado.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.E disse: «Questo è il mio sangue, il sangue dell'alleanza versato per molti
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Et il leur dit: Ceci est mon sang, le sang de l`alliance, qui est répandu pour plusieurs.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.In jim reče: To je moja kri nove zaveze, ki se preliva za mnoge.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.I řekl jim: To jest krev má nového Zákona, kteráž se za mnohé vylévá.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.I rzekł im: To jest krew moja nowego testamentu, która się za wielu wylewa.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Ja hän sanoi heille: "Tämä on minun vereni, liiton veri, joka vuodatetaan monen edestä.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.가라사대 이것은 많은 사람을 위하여 흘리는바 나의 피 곧 언약의 피니라
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.monda nékik: Ez az én vérem, az új szövetség [vére,] a mely sokakért kiontatik.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Ngài phán rằng : Nầy là huyết ta , huyết của sự giao_ước đổ ra cho nhiều người .
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Ngài phán rằng: Nầy là huyết ta, huyết của sự giao ước đổ ra cho nhiều người.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Och han sade till dem: »Detta är mitt blod, förbundsblodet, som varder utgjutet för många.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Og han sagde til dem: "Dette er mit Blod, Pagtens, hvilket udgydes for mange.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Og han sa til dem: Dette er mitt blod, paktens blod, som utgydes for mange.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Şi le -a zis: ,,Acesta este sîngele Meu, sîngele legămîntului celui nou, care se varsă pentru mulţi.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Und er sprach zu ihnen: Das ist mein Blut des neuen Testamentes, das für viele vergossen wird.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Y él les dijo: --Esto es mi sangre del pacto, la cual es derramada a favor de muchos
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Και ειπε προς αυτους Τουτο ειναι το αιμα μου το της καινης διαθηκης, το περι πολλων εκχυνομενον.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.И сказал им: сие есть Кровь Моя Нового Завета, за многих изливаемая.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.І рече їм: Се єсть кров моя нового завіту, що за многих проливаєть ся.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.рече им: Това е Моята кръв на [новия] завет, която се пролива за мнозина.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.ויאמר להם זה הוא דמי דם הברית החדשה הנשפך בעד רבים׃
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.وقال لهم هذا هو دمي الذي للعهد الجديد الذي يسفك من اجل كثيرين.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.耶 穌 說 、 這 是 我 立 約 的 血 、 為 多 人 流 出 來 的
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.耶穌說 、 這是 我 立約 的 血 、 為多 人 流出 來的
Bu en temel atardamarınızdır ve benim zarar gördüğünden kanım ağzımdan lıkır lıkır akıyordu.C'est l'artère principale, et elle a été sectionnée, alors le sang sortait en gargouillant par ma bouche.
Bu en temel atardamarınızdır ve benim zarar gördüğünden kanım ağzımdan lıkır lıkır akıyordu.Dat is je hoofdslagader, en deze was doorgesneden, dus gulpte het bloed uit mijn mond.
Bu en temel atardamarınızdır ve benim zarar gördüğünden kanım ağzımdan lıkır lıkır akıyordu.Det er ens store pulsåre, og den blev skåret over, så mit blod gurglede ud af min mund.