Nasıl olur da kanımıza geçmez?Dlaczego nie dostaje się on do krwi?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Jakto, že také nejde do naší krve?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Kenapa yang tidak masuk ke dalam darah kita?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?"왜 핏속으로 들어가지 않나요?"
Nasıl olur da kanımıza geçmez?¿Qué sucede con ese nitrógeno hay? ¿Cómo es posible que no entra en nuestra sangre?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Warum geht der denn nícht ins Blut über?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Wat gebeurt met al het stikstof daar? Hoe komt het dat, dat niet in onze bloed terecht komt?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Как происходит, что азот не попадает в кровь?"
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Чому він не потрапляє у кров?"
Nasıl olur da kanımıza geçmez?איך קורה שהוא לא נכנס לדמנו?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?كيف لا ينتقل إلى الدم
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Azot po prostu płynie w naszej krwi i tkankach, jest to norma, tak jesteśmy zaprojektowani.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Azotul pluteşte oarecum prin sângele si ţesuturile noastre, asta e ceva normal, aşa suntem noi făcuţi.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Der Stoffwechsel bindet den Sauerstoff, um Energie zu gewinnen.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.De stikstof hangt wat rond in ons bloed en weefsels, en dat is allemaal prima, zo zitten we in elkaar.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.El nitrógeno simplemente flota por nuestra sangre y tejidos y no molesta, ya que así fuimos diseñados.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.질소는 그냥 혈액과 조직을 돌아다닙니다. 그래도 괜찮아요. 원래 그렇게 되는게 정상이죠.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.L'azoto resta a vagare nel sangue e nei tessuti, che è tutto ok, siamo progettati così.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Nitơ chỉ trôi trong máu và mô của chúng ta và đó là cách cơ thể chúng ta được cấu tạo
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Το άζωτο απλώς κυκλοφορεί στο αίμα και τους ιστούς μας κι αυτό είναι μια χαρά, έτσι είμαστε σχεδιασμένοι.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Азот типу плаває в нашій крові та тканинах, і це нормально, нас такими спроектовано.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Азотът просто един вид се носи наоколо в нашата кръв и тъкани, и всичко е наред, така сме проектирани.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.החנקן פשוט נסחף מפה לשם בדם וברקמות שלנו, וזה בסדר, ככה אנחנו מתוכננים לתפקד.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.النيتروجين مجرد نوع يتحرك في دمائنا والأنسجة، وهذا جيد، وهذه هي الطريقة التي خلقنا فيها.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.人間の構造上それが普通です 問題は水中に潜るとき生じます
Okuduğumda kanım donuyor çünkü mektubu yazdıktan 130 yıl sonra o müziği ben yaptım.이걸 읽으면서 저는 피가 얼어붙는 것 같았어요. 그러니까, 제가 그 소박한 선율의 노래를 만든 것이죠. 그가 그 편지를 쓴 지, 130년이나 지난 시점에서 말입니다.
Okuduğumda kanım donuyor çünkü mektubu yazdıktan 130 yıl sonra o müziği ben yaptım.Và máu tôi đông lại khi đọc điều đó bởi tôi đã viết bài bình ca 130 năm sau khi ông viết bức thư.
Okuduğumda kanım donuyor çünkü mektubu yazdıktan 130 yıl sonra o müziği ben yaptım.Zamarłam, gdy to przeczytałam, bo napisałam taką właśnie muzykę 130 lat po tym, jak napisał ten list.
Okuduğumda kanım donuyor çünkü mektubu yazdıktan 130 yıl sonra o müziği ben yaptım.ודמי קפא כשקראתי זאת, כי אני כתבתי את הלחן הפשוט 130 שנה לאחר שהוא כתב את המכתב.
Okuduğumda kanım donuyor çünkü mektubu yazdıktan 130 yıl sonra o müziği ben yaptım.وتجمد الدم عندما قرأت ذلك لأنني كتبت موسيقى الأغنية العادية بعد 130 سنة من كتابته للرسالة.
Okuduğumda kanım donuyor çünkü mektubu yazdıktan 130 yıl sonra o müziği ben yaptım.この手紙が書かれた130年後に 私は実際に単旋律のメロディ をつけていたからです 詩の題名は『春と秋』と言います
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.Așa că presupun că e rezonabil să afirm că știu un pic despre procesul de promovare (pitching).
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.Así que creo que se puede decir que sé algo sobre el proceso de persuadir.
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.Donc, je pense qu'on peut dire que je m'y connais un peu sur la manière de faire des pitchs.
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.Dus ik weet het een en ander over het proces van pitchen.
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.Ich bin mir also sicher, ein bisschen über Investment-Akquise zu wissen.
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.저는 그래서 제가 제안의 과정에 대해서 좀 알고 있다고 말할 수 있다고 생각합니다.
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.Mogę więc powiedzieć, że trochę się znam na procesie przedstawiania pomysłów.
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.Posso quindi affermare con certezza di avere qualche competenza di vendita.
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.Vì vậy có thể nói rằng tôi biết chút ít về quá trình giới thiệu để xin vốn đầu tư
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.אז אני חושב שאני די בטוח שאני אומר שאני יודע קצת על התהליך של ההצגת הרעיון
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.لذا أظن أنه من الكافي القول أنني أعرف القليل حول عملية الترويج لأجل الحصول على التمويل.
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.と言って 差し支えないでしょう まず最初に答えを見つけるべき質問は
Ruhumuzla, kanımızla...Avec l'esprit et le sang...
Ruhumuzla, kanımızla... Hayatlarımızı senin için feda ediyoruz Darea..Mit Seele und Blut
Ruhumuzla, kanımızla... Hayatlarımızı senin için feda ediyoruz Darea..بالروح بالدم نفديك يا درعا
Sen benim kanımdan doğdun. Ben...Γεννήθηκες από το αίμα μου.
Sen benim kanımdan doğdun.Du föddes ur mitt blod.
Sen benim kanımdan doğdun.Du fødtes af mit blod.
Sen benim kanımdan doğdun.Naciste de mi sangre.
Sen benim kanımdan doğdun.Nasceste do meu sangue.
Sen benim kanımdan doğdun.Sei nato dal mio sangue.
Sen benim kanımdan doğdun.Sinä synnyit minun verestäni.
Sen benim kanımdan doğdun.Zrodziłeś się z mojej krwi. To ja...
Sen benim kanımdan doğdun.Ты был рождён из моей крови.
Sen benim oğlumsun, sen benim kanımdansın Sen benim hayatımdaki en iyi şeysinDar trebuie sa fii capabil sa induri loviturile primite
Sizin saygınlığınız bizim saygınlığımız, kanınız bizim kanımızdır."Le 2 mars au matin, tous les contestataires furent arrêtés.
Tabii, nefessiz bir biçimde uyanıyorduk çünkü kanımızın kimyası değişmişti.Aşa că te trezeai cu răsuflarea tăiată. Deoarece compoziţia chimică a sângelui ţi s-a schimbat.
Tabii, nefessiz bir biçimde uyanıyorduk çünkü kanımızın kimyası değişmişti.Ci svegliavamo senza fiato.
Tabii, nefessiz bir biçimde uyanıyorduk çünkü kanımızın kimyası değişmişti.Człowiek budził się, walcząc o oddech, bo zmieniła się biochemia krwi.