kanımı ile cümle

kanımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Durma, kaz mezarımı, daha fazla sabrım kalmadı, bu hal kanımı yakıyor...Ga je gang en graaf mijn graf, ik heb geen geduld meer, het brandt mijn bloed.
Durma, kaz mezarımı, daha fazla sabrım kalmadı, bu hal kanımı yakıyor...Vamos, cavad mi tumba, he perdido la paciencia, me hierve la sangre
Durma, kaz mezarımı, daha fazla sabrım kalmadı, bu hal kanımı yakıyor...Vas-y, creuse ma tombe, je n'ai plus de patience, mon sang brûle
Durma, kaz mezarımı, daha fazla sabrım kalmadı, bu hal kanımı yakıyor...صبري يتم* حاجة والله تحرق الدم
Düşmek istemiyorum. Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Bijna tot ie m'n bloed afknelt.
Düşmek istemiyorum. Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Până la punctul unde opreşte circulaţia.
Düşmek istemiyorum. Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Pode ser até cortar a circulação.
Düşmek istemiyorum. Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Само не ми спирайте кръвообращението.
Düşmek istemiyorum. Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Само не ми спирайте кръвообращението.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ach Erde, bedecke mein Blut nicht! und mein Geschrei finde keine Ruhestätte!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Dølg ikke, Jord, mit Blod, mit Skrig komme ikke til Hvile!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Du jord, överskyl icke mitt blod, och låt för mitt rop ingen vilostad finnas.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Hai bumi, kejahatan terhadapku jangan sembunyikan; jangan diamkan teriakku minta keadilan
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.땅아 내 피를 가리우지 말라 나의 부르짖음으로 쉴 곳이 없게 되기를 원하노라
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Maa, älä peitä minun vertani, ja minun huudollani älköön olko lepopaikkaa!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Och aarde, neem mijn bloed niet op! Laat geen einde komen aan mijn hulpgeroep!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Oh föld, az én véremet el ne takard, és ne legyen hely az én kiáltásom számára!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.¡Oh tierra, no encubras mi sangre! ¡Que no haya lugar para mi clamor
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ôi đất , chớ lấp huyết ta ! Ước gì tiếng than kêu tôi không có chỗ ngưng lại !
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ôi đất, chớ lấp huyết ta! Ước gì tiếng than kêu tôi không có chỗ ngưng lại!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Oj, zem, nepokry mojej krvi, ani nech nie je miesta môjmu kriku!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.ó terra, não cubras o meu sangue, e não haja lugar em que seja abafado o meu clamor!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O terra, non coprire il mio sangue e non abbia sosta il mio grido
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O terre, ne couvre point mon sang, Et que mes cris prennent librement leur essor!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ó země, nepřikrývej krve mé, a nechť nemá místa volání mé.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O zemlja, ne zakrij moje krvi, in vpitju mojemu ne bodi počivališča!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O ziemio! nie zakrywajże krwi mojej, a niech nie ma miejsca wołanie moje!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Pămîntule, nu-mi acoperi sîngele, şi vaietele mele să n'aibă margine!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ω γη, μη σκεπασης το αιμα μου, και ας μη υπαρχη τοπος δια την κραυγην μου,
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Земля! не закрой моей крови, и да не будет места воплю моему.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.О земле, не покривай кръвта ми! И за вика ми да няма място за почивка.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.ארץ אל תכסי דמי ואל יהי מקום לזעקתי׃
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.يا ارض لا تغطي دمي ولا يكن مكان لصراخي.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.地 阿 、 不 要 遮 蓋 我 的 血 、 不 要 阻 擋 我 的 哀 求
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.地阿 、 不 要 遮蓋 我 的 血 、 不 要 阻擋 我 的 哀求
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Avete usato il nostro sangue per creare una Pietra Filosofale?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Chcesz powiedzieć, że z naszej krwi zrobiliście Kamień Filozoficzny?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Dizes que usaste o nosso sangue para fazer uma Pedra Filosofal?!
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!¿Estás diciendo que usaste nuestra sangre para hacer la Piedra Filosofal?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Menar du att du använde vårt blod till att skapa De Vises Sten?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Mener du, at du brugte vores blod til at skabe De Vises Sten?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Valmistitko Viisasten Kiven meidän verestämme?
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!Έφτιαξες Φιλοσοφική Λίθο με το αίμα μας;
Felsefe Taşı yapmak için kanımızı mı kullandınız yani?!То есть, ты взял нашу кровь для создания Философского Камня?
İyice sıkar mısın, lütfen? Düşmek istemiyorum. Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Szorosra kérem, nem szeretnék kizuhanni.
İyice sıkar mısın, lütfen? Düşmek istemiyorum. Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.Zaciągnij mocno, nie chcę wypaść.
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.Dat zijn wat onze bloed rood maken.
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.Elas que fazem nosso sangue vermelho
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.Ele ne fac sângele să fie roşu.
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.Ellos son los que hacen que nuestra sangre roja.
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.Essi sono ciò che rende il nostro rosso sangue.
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.Jsou tím, co dělá naši krev červenou.
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.그게 우리 혈액을 붉게 만들죠
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.Mereka adalah apa yang membuat merah darah kami.
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.To właśnie niosące tlen erytrocyty sprawiają, że krew jest czerwona.
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.Вони роблять кров червоною.
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.הם גורמים לדם שלנו להיות אדום.
Kızımı sana vermiyorum, o benim gözbebeğim, kanımın parçası!Nu eu sunt oferindu-vă fiica mea, apple ochiului meu, [br] sânge din sângele meu!
Komsularimiza elimizi uzattik ve yaralilara kanimizi sunduk.9/11의 이미지는 우리 국가의 기억을 그슬리게 했습니다.
Komsularimiza elimizi uzattik ve yaralilara kanimizi sunduk.la chaise vide à la table du dîner, les enfants qui ont forcés à grandir sans

İlgili Sayfalar