Ana içeriğe geç
Sözlük

kanım ile cümle

kanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hikaye kanımı dondurdu.The story turned my blood cold.
Manzara benim kanımı dondurdu.The sight made my blood freeze.
Kanımı inceletmek istiyorum.I'd like to have my blood examined.
Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
Bu iş için kanımı veririm.I give my blood for this job.
Kanım donmuştu.I was petrified.
Benim kanım seninkinden daha kırmızı değil.My blood is no redder than yours.
Vampir, kanımı emiyor.The vampire is sucking my blood.
Merak benim kanımda.Curiosity runs in my blood.
Kanımca Tom'un çok iyi bir işi yok.I think Tom doesn't have a very good job.
Damarlarımda mavi kanım var.I have blue blood in my veins.
Tüm kanımız yaklaşık günde altmış kez böbreklerimizden geçer.All our blood passes through our kidneys about sixty times a day.
Kanım damarlarımda dondu.My blood froze in my veins.
Kanım kaynıyordu.My blood boiled.
Bu her zaman kanımı kaynatıyor.It makes my blood boil every time.
Benim kanımdan ve canımdansın.You are my flesh and blood.
Bu, kanımızda var.It is in our blood.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.I swear to defend the Fatherland and the national good to the last drop of my blood.
Dere bizim canımız, kanımız.They are our flesh and blood.
Kendi kanımın tadını alabiliyordum.I could still taste the blood.
Kanım şeklinde de söylenir.It is also known as Blood Will Tell.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.The nitrogen sort of floats around in our blood and tissues.
Bizim için, kanımca, kurtuluşumuz için gerekli denklemin parçası.For us, I think, part of the equation for our survival.
Kanımca, İnternet sadece bir bilgi öbeğinden ibaret değil.So, my urging, my thought, is that the Internet isn't just a pile of information.
Bu gerçekten kanıma dokunuyor.It makes me really hurt and angry.
Kanımca yeni duruşma sistemi gerçekten çok kötü.I think the new court system is really bad.
Tabii, nefessiz bir biçimde uyanıyorduk çünkü kanımızın kimyası değişmişti.So you'd wake up gasping with breath, because your blood chemistry has changed.
Yani, kanımın dolaşmasını engelleyecek kadar sık.I mean, almost to the point of cutting off circulation.
O yüzden kanımca sunum yapma konusunda biraz birşeyler biliyorum denebilir.So I think it's safe to say I know a little bit about the process of pitching.
Kanımca bu devasa problemin çözümlerinde başlarda olduğumuz çok açık.So I think it's clear we have the beginnings of a solution to this enormous problem.
Artık nedenini biliyorsunuz ve kanımca bu programın amacı da bu.Now you know why, and to me, that's the point of this program.
Nasıl olur da kanımıza geçmez?How come that doesn't go into our blood?
Kanımızı kırmızı yapanlar da bunlardır.They are what make our blood red.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.When I made love with my wife, I had no sperm that came out of me; I had blood.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.For me, the best way to be inspired to try is to stop and to listen to someone else's story.
Ruhumuzla, kanımızla... Hayatlarımızı senin için feda ediyoruz Darea..With spirit and blood...We give our lives for you Darea..
Durma, kaz mezarımı, daha fazla sabrım kalmadı, bu hal kanımı yakıyor...Go ahead and dig my grave, I don't have patience anymore, it burns my blood.
Kızımı sana vermiyorum, o benim gözbebeğim, kanımın parçası!I'm not giving you my daughter, the apple of my eye,[br]blood of my blood!
Bu temel çoklu işlem ve çoklu katman görüşleri kanımca bizim beyinlerimiz içinde geçerli şeyler.Bu temel çoklu işlem ve çoklu katman görüşleri kanımca bizim beyinlerimiz içinde geçerli şeyler.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin."Earth, don't cover my blood. Let my cry have no place to rest.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.for this is my blood of the new covenant, which is poured out for many for the remission of sins.
‹‹Bu benim kanım›› dedi İsa, ‹‹Birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.He said to them, "This is my blood of the new covenant, which is poured out for many.
Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.He who eats my flesh and drinks my blood has eternal life, and I will raise him up at the last day.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.For my flesh is food indeed, and my blood is drink indeed.
Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.He who eats my flesh and drinks my blood lives in me, and I in him.
‹‹Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrıya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız."Therefore my judgment is that we don't trouble those from among the Gentiles who turn to God,
Çünkü kanım adak şarabı gibi dökülmek üzere. Benim için ayrılma zamanı geldi.For I am already being offered, and the time of my departure has come.
Çok kızgınım ve kanımın son damlasına kadar savaşacağım."Nothing is going to stop me. I am so angry I will fight with my hands and teeth.
Michalo Lituanus, Kefe'yi "kanımızı içen doyumsuz ve kanunsuz bir uçurum" olarak tanımladı.Michalo Lituanus described Caffa as "an insatiable and lawless abyss, drinking our blood."
Bizim elimizin meyvesi, Ve kanımızın çiçeği: Bu bizim sevgili ülkemiz.Frucht unserer Hände, Und die Blume aus unserem Blut: Dies ist unser geliebtes Land.
Er Kanım olarak anılır.Sie werden als Blutgruppen bezeichnet.
Kendi kanımın tadını alabiliyordum.Das habe ich mit eigenem Fleisch und Blut erlebt.
Bu, kanımızda var.Das Erbe im Blut.
Dere bizim canımız, kanımız.Unser der Tag, unser das Wort.
Bizim elimizin meyvesi, Ve kanımızın çiçeği: Bu bizim sevgili ülkemiz.Fruto das nossas mãos, Da flor do nosso sangue: Esta é a nossa pátria amada.
Bu, kanımızda var.Vous avez ça dans le sang.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Jurons-tous de défendre l'une et l'autre jusqu'à la dernière goutte de notre sang.
Bu, kanımızda var.Lo tiene en la sangre.
Çok soğuktu ve benim kanım her zaman donmuştu!")Hacía demasiado frío y la sangre se me coagulaba todo el tiempo).
Dere bizim canımız, kanımız.Era nuestra sangre, nuestra hermana y familia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod