Ana içeriğe geç
Sözlük

kamyon ile cümle

kamyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu benim kamyonum ve bu da 2000 kilo gramlık bir kamyon.Hier ist mein LKW und das ist ein 2000 Kilogramm LKW.
Bu benim kamyonum ve bu da 2000 kilo gramlık bir kamyon.Tu jest ciężarówka, to jest ciężarówka o masie 2000 kg.
Bu benim kamyonum ve bu da 2000 kilo gramlık bir kamyon.Zde je moje nákladní auto... a je to 2 000 kilogramové nákladní auto.
Bu benim kamyonum ve bu da 2000 kilo gramlık bir kamyon.הנה המשאית בת מסה של 2,000 ק"ג
Bu canlı aktarmadır. Tüm kamyonlarımızda GPS var.Также прямая трансляция. на всех них установлена GPS.
Bu canlı aktarmadır. Tüm kamyonlarımızda GPS var.全ての車両にはGPSが付いています
Bu Kogi varolmayan bir yer. Sürekli yer değiştiren bir kamyon. Değil mi?이 Kogi(고기)는 가게가 있는게 아니라 움직이는 트럭입니다. 아시겠죠.
Bu Kogi varolmayan bir yer. Sürekli yer değiştiren bir kamyon. Değil mi?ה'קוג'י' הזה איננו קיים. זוהי משאית בנסיעה.
Bu Kogi varolmayan bir yer. Sürekli yer değiştiren bir kamyon. Değil mi?الكوغي ليس شيئاً ثابتاً. إنه شاحنة متحركة، صحيح؟
Bu Kogi varolmayan bir yer. Sürekli yer değiştiren bir kamyon. Değil mi?ロス中を回っているので 彼らの居場所は
Bunlar arasında sayabileceklerim. Çobanlık yaptım. kamyon şöforlüğüTra questi, ho accudito le pecore, ho fatto la camionista,
Bunlar arasında sayabileceklerim. Çobanlık yaptım. kamyon şöforlüğüUnter anderem war ich Schäferin,
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.Durante a maior parte desses anos, a minha preocupação foi: como vou vender mais carros e camiões?
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.În majoritatea acestor ani, m-am preocupat de cum să vând mai multe maşini şi camioane.
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.그리고 지난 세월의 대부분 동안 제가 고민했던 것은 어떻게 하면 차와 트럭을 더 많이 팔 수 있을까였습니다.
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.Per la maggior parte del tempo mi sono preoccupato di vendere sempre più macchine e camion.
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.Przez wszystkie te lata martwiłem się tylko o to, jak mogę sprzedać więcej samochodów i ciężarówek.
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.Und den größten Teil dieser Zeit habe ich darüber nachgedacht, wie ich mehr Autos und LKWs verkaufen kann.
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.Và hầu hết những năm tháng đó Tôi quan tâm đến việc làm thế nào để tôi bán được nhiều ôtô và xe tải hơn?
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.Y en la mayoría de esos años, me ha preocupado, ¿cómo voy a vender más autos y camiones?
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.Τα περισσότερα από αυτά τα χρόνια ανησυχούσα πώς θα πουλήσω περισσότερα αυτοκίνητα και φορτηγά.
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.וברוב השנים הללו, מה שהטריד אותי היה, כיצד אמכור יותר מכוניות ומשאיות?
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.وخلال معظم تلك السنوات, كنت قلقا بخصوص كيف يمكنني ان ابيع عدد اكبر من السيارات والشاحنات؟
Bunun büyük bir bölümünde daha fazla araba ve kamyon nasıl satarım diye kafa yordum.どうしたらトラックや乗用車が 沢山売れるか考えてきました けれど最近はこうも思います
Bunun olacağını bildiğim için kamyona atlayıp... ...seni buraya kadar takip ettim!Je savais que vous seriez comme ça, c'est pour ça que je suis montée dans ce camion de choux !
Bunun olacağını bildiğim için kamyona atlayıp... ...seni buraya kadar takip ettim! Pekala.Το ήξερα ότι θα γινόταν αυτό, γι' αυτό μπήκα σε αυτό το φορτηγό και σε ακολούθησα μέχρι εδώ!
Bunun olacağını bildiğim için kamyona atlayıp... ...seni buraya kadar takip ettim!Tudtam, hogy ilyen leszel, ezért jöttem azzal a teherautóval ideáig.
Bunun olacağını bildiğim için kamyona atlayıp... ...seni buraya kadar takip ettim!لهذا ركبت تلك الشاحنة وتبعتك الى هنا
Buradaki komutanımız kızları Barselona'ya götürmek için... ...bir kamyon istiyor.Slyšeli jste? Tady soudružka by ráda autobus aby mohla svoje holky odvézt do Barcelony.
Buradaki komutanımız kızları Barselona'ya götürmek için... ...bir kamyon istiyor.Ακουσες? Η σύντροφος μας θέλει εδώ ένα λεωφορείο να πάρει τα κορίτσια της... ...στη Βαρκελώνη.
Buradaki komutanımız kızları Barselona'ya götürmek için... ...bir kamyon istiyor.Чу ли? Нашата другарка тук иска автобус, за да вземе момичетата и... ...до ги откара до Барселона.
Burada üç kamyon var.Ahí hay tres camiones.
Burada üç kamyon var.Có ba chiếc xe tải ở đó.
Burada üç kamyon var.Det finns tre lastbilar där.
Burada üç kamyon var.Er staan drie trucks.
Burada üç kamyon var.Es gibt drei Lastwagen.
Burada üç kamyon var.세개의 트럭 중에서, 본능적으로 흰 트럭을 옮길 것입니다.
Burada üç kamyon var.Na policích jsou tři náklaďáky.
Burada üç kamyon var.Na półkach są trzy ciężarówki.
Burada üç kamyon var.Sunt trei camioane acolo.
Burada üç kamyon var.Trije tovornjaki so tam.
Burada üç kamyon var.Υπάρχουν τρία φορτηγά.
Burada üç kamyon var.Але там три вантажівки.
Burada üç kamyon var.На полках стоят 3 грузовика.
Burada üç kamyon var.ישנם שלוש משאיות. ואתם אוטומטית
Burada üç kamyon var.هناك ثلاث شاحنات. وستقومون غريزياً
Burada üç kamyon var.自分から見て一番上にある 白いトラックに
Bu sabit duran 2000 kilogram kamyona çarpar.A střetne se s nehybným 2 000 kilogramovým nákladním autem.
Bu sabit duran 2000 kilogram kamyona çarpar.I uderza on w stojącą ciężarówkę o masie 2000 kg.
Bu sabit duran 2000 kilogram kamyona çarpar.Und es prallt gegen einen stehenden 2000 Kilogramm LKW.
Bu sabit duran 2000 kilogram kamyona çarpar.היא מתנגשת במשאית שמסתה 2,000 ק"ג,
"Bu şeyle beraber, bir kamyonla filan gelmiş olmalı"." Cred că a venit cu un camion ca să le aducă pe toate. "
"Bu şeyle beraber, bir kamyonla filan gelmiş olmalı".Deve averlo portato con un camion o due, questo affare."
"Bu şeyle beraber, bir kamyonla filan gelmiş olmalı".Dia datang dengan sebuah truk, semi truk, dengan benda ini."
"Bu şeyle beraber, bir kamyonla filan gelmiş olmalı".Ele teve que vir num camião, "com um semirreboque, com essa coisa."
"Bu şeyle beraber, bir kamyonla filan gelmiş olmalı".Er musste mit einem Brummi kommen, ein Sattelschlepper, mit diesem Ding."
"Bu şeyle beraber, bir kamyonla filan gelmiş olmalı".Hij moet met een vrachtwagen gekomen zijn, een grote vrachtwagen, om dit ding mee te nemen."
"Bu şeyle beraber, bir kamyonla filan gelmiş olmalı".Il a dû venir en camion, une semi-remorque, dans ce genre-là. "
"Bu şeyle beraber, bir kamyonla filan gelmiş olmalı"."Jóságos ég! Teherautóval vagy kisteherrel hozta ide ezt a cuccot?"
"Bu şeyle beraber, bir kamyonla filan gelmiş olmalı".그는 트럭을 만들었거든요 오.. 이건 마치..
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kamyon ile cümle - Sayfa 23 - kamyon kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App