Ana içeriğe geç
Sözlük

kamusal ile cümle

kamusal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama dışarıda olduğu kadar içeride de bir kütüphane ile kamusal olan.Un spaţiu public atât în exterior, cât și în interior, cu o bibliotecă.
Ama dışarıda olduğu kadar içeride de bir kütüphane ile kamusal olan.Và cả công cộng ở bên ngoài lẫn ở bên trong với thư viện.
Ama dışarıda olduğu kadar içeride de bir kütüphane ile kamusal olan.Αλλά δημόσιο τόσο εξωτερικά, όσο και εσωτερικά, μέσα στην βιβλιοθήκη.
Ama dışarıda olduğu kadar içeride de bir kütüphane ile kamusal olan.Но нещо като публично от външната страна, както и от вътрешната страна, с библиотеката.
Ama dışarıda olduğu kadar içeride de bir kütüphane ile kamusal olan.Но публика и снаружи, и внутри, в библиотеке.
Ama dışarıda olduğu kadar içeride de bir kütüphane ile kamusal olan.אבל גם סוג של ציבורי כלפי חוץ, כמו גם כלפי פנים, עם הספרייה.
Ama dışarıda olduğu kadar içeride de bir kütüphane ile kamusal olan.عام نوعاً ما من الخارج كما هو الحال بالداخل مع المكتبة
Ama dışarıda olduğu kadar içeride de bir kütüphane ile kamusal olan.図書館があります ダーウィンが説明するのは一つのアイデアの進化だけではありません
Ama şehrin kamusal alan için üstlendiği görev kayda değer, ve nerdeyse uluslararası bir model.De stad zette zich in voor haar openbare ruimte en is een internationaal voorbeeld.
Ama şehrin kamusal alan için üstlendiği görev kayda değer, ve nerdeyse uluslararası bir model.도시가 공공에게 주는 역활이 중요하고 국외적으로도 좋은 본보기가 되지요
Ama şehrin kamusal alan için üstlendiği görev kayda değer, ve nerdeyse uluslararası bir model.Ma l'impegno che la città ha dato all'area pubblica è significativo, e quasi modello internazionale.
Ama şehrin kamusal alan için üstlendiği görev kayda değer, ve nerdeyse uluslararası bir model.Pero el compromiso que la ciudad ha hecho a la zona pública es significativo y casi un modelo internacional.
Ama şehrin kamusal alan için üstlendiği görev kayda değer, ve nerdeyse uluslararası bir model.Zaangażowanie miasta w przestrzenie publiczne jest znaczące i niemal stanowi model w skali międzynarodowej.
Ama şehrin kamusal alan için üstlendiği görev kayda değer, ve nerdeyse uluslararası bir model.Но ангажиментът, който градът е поел към обществения район, е значителен и почти международен модел.
Ama şehrin kamusal alan için üstlendiği görev kayda değer, ve nerdeyse uluslararası bir model.אבל המחוייבות שהעיריה לקחה בנוגע למרחב הציבורי היא מובהקת, וכמעט משמשת כמודל בינלאומי.
Ama şehrin kamusal alan için üstlendiği görev kayda değer, ve nerdeyse uluslararası bir model.لكن التزامنا بأن المدينة وجدت للمناطق العامة هام جداً، وتقريباً هو مثال دولي
Ama şehrin kamusal alan için üstlendiği görev kayda değer, ve nerdeyse uluslararası bir model.とても重要で 国際的規範といってもいい程です 私はサンフランシスコ市長委員会にて
Anlaţýlmaz bir sistemle karţý karţýya kaldým. Açýlýmý Elektronik Mahkeme Kayýtlarýna KamusalObjevil jsem záhadný systém jménem PACER, což znamená "Veřejný přístup do soudních elektronických záznamů".
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.0,12-0,33 % del PIL dell’UE (25 paesi) nel 2005.
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.Die europäischen Länder meldeten insgesamt öffentliche Ausgaben im Drogensektor in Höhe von 8,1 Mrd. EUR.
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.Evropské země společně hlásily celkové veřejné výdaje související s drogami ve výši 8,1 miliardy eur.
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.Gezamenlijk melden de Europese landen drugsgerelateerde overheidsbestedingen ter hoogte van 8,1 miljard EUR.
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.Globalement, les pays européens ont déclaré avoir consacré 8,1 milliards d’euros à la lutte contre la drogue.
bağlı kamusal harcamalarının 13 milyar EUR ile 36 milyarEONN bidrog hertil ved at udarbejde en række rapporter.
bağlı kamusal harcamalarının 13 milyar EUR ile 36 milyarForrás: civil társadalmi szervezetekkel.
bağlı kamusal harcamalarının 13 milyar EUR ile 36 milyarHet EWDD heeft hieraan met de productie van een aantal verslagen zijn steentje bijgedragen.
bağlı kamusal harcamalarının 13 milyar EUR ile 36 milyarQuellen: europäischen Länder im Drogensektor zwischen 13 Mrd. EUR
bağlı kamusal harcamalarının 13 milyar EUR ile 36 milyartransna†ionale în acest an.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.Dans certains cas toutes les écoles, toutes les églises, tous les lieux publics ont été fermés.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.En algunos casos todas las escuelas, las iglesias, todos los lugares públicos se cerraron.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.In alcuni casi tutte le scuole, tutte le chiese, e tutti i luoghi pubblici vennero chiusi.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.In manchen Fällen wurden alle Kirchen, Schulen und öffentlichen Orte geschlossen.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.In sommige gevallen werden alle scholen, kerken en openbare gelegenheden gesloten.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.În unele cazuri toate școlile, toate bisericile toate locurile publice au fost închise.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.어떤 경우에는 모든 학교와 교회 공공장소를 폐쇄하였습니다.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.Trong một số trường hợp, tất cả các trường học, nhà thờ và mọi cơ sở công cộng đều bị đóng cửa.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.W niektórych przypadkach zamknięto wszystkie szkoły, kościoły i miejsca publiczne.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.Были случаи, когда все школы, все церкви, все общественные места были закрыты.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.В някои случаи всички училища, всички църкви, всички обществени сгради били затваряни.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.בחלק מהמקרים כל בתי הספר, כל הכנסיות, כל האירועים הציבוריים נסגרו.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.في بعض الحالات كل المدارس، و الكنائس كل الأماكن العامة، تم إغلاقها.
Bazı örneklerde tüm okullar, kiliseler, bütün kamusal alanlar kapatıldı.公共施設など全てが閉鎖されました 世界的流行は 18カ月間で 3回循環しました
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.Așa că am hotărât să țin un discurs public în care să critic lipsa unor reglementări adecvate pentru energie.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.Dus ik besloot een lezing te geven, waarin ik het gebrek aan gepast energiebeleid bekritiseerde.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.Então, decidi fazer uma palestra pública criticando a ausência de uma política energética apropriada.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.그래서 저는 적절한 에너지 정책의 부재를 대중들에게 알리기로 결정했습니다.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.Päätin pitää julkisen puheen, jossa arvostelin kunnon energiapolitiikan puuttumista.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.Vì thế, tôi quyết định sẽ nói trước công chúng để chỉ trích việc thiếu chính sách hợp lý về năng lượng
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.Έτσι αποφάσισα να δώσω μία ανοιχτή ομιλία κατακρίνοντας την έλλειψη μίας κατάλληλης ενεργειακής πολιτικής.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.Затова реших да изнеса публична презентация, критикувайки липсата на подходяща енергийна политика.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.Так я решил выступить публично с критикой в адрес неадекватной энергетической политики.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.אז החלטתי לשאת נאום פומבי שמבקר את החוסר במדיניות אנרגיה ראויה.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.وبالتالي قررت إلقاء محاضرة عامة منتقدا النقص في السياسات الطاقية الملائمة.
Böylece uygun bir enerji politikasının eksikliğini eleştiren bir kamusal konuşma yapmaya karar verdim.公の場で批判し主張していくことに決めました 2004年にアイオワ州立大学と
Bu çalışma, EMCDDA’nın hem uyuşturucuya ayrılan toplam kamusal harcamaları hemТова ще помогне на ЕЦМНН в прогнозните оценки както за
Çok yürüdüğüm için bunu farkettim, ama burada, özel endüstri gerçek bir kamusal alan karmaşası yaratıyor.당연히 많이 돌아다니다보니 보게되는 것이지만 가끔은 개인 산업이 공동의 장소를 망가뜨리는거 같습니다
Çok yürüdüğüm için bunu farkettim, ama burada, özel endüstri gerçek bir kamusal alan karmaşası yaratıyor.Я замечаю это из-за того, что я много брожу, но здесь частный сектор загрязняет публичный сектор.
Çok yürüdüğüm için bunu farkettim, ama burada, özel endüstri gerçek bir kamusal alan karmaşası yaratıyor.אני מבחין בדברים כי אני הולך הרבה, אבל כאן, תעשיה פרטית בעצם פחות או יותר עושה בלגאן מהמגזר הציבורי.
Çok yürüdüğüm için bunu farkettim, ama burada, özel endüstri gerçek bir kamusal alan karmaşası yaratıyor.ألاحظ هذه الأشياء لأني أمي كثيراً لكن هنا، الصناعة الخاصة هي حقاً تشكل فوضى في القطاع العام
Çok yürüdüğüm için bunu farkettim, ama burada, özel endüstri gerçek bir kamusal alan karmaşası yaratıyor.ここでは企業が 公共のスペースを 損ねてしまっています これを目にして思いました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod