Ana içeriğe geç
Sözlük

kamuoyu ile cümle

kamuoyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kamuoyunu bunlar yapıyordu.כך נהג בקהילתו.
Kamuoyuyla resmî olarak paylaşılmayan raporun tamamı, Temmuz 2013'te Al Jazeera tarafından sızdırıldı.הדו"ח המלא בגרסת טיוטה לא ערוכה הופקד במאי 2013 בארכיון צה"ל.
Kamuoyunda önemli miktarda taraftar toplamıştır.הוא השיג כמה ויתורים חשובים מהמפלגה.
Cahit Sıtkı Tarancı'yı keşfederek Cumhuriyet gazetesindeki üç yazısıyla kamuoyuna tanıttı.רבים טענו שהפר את נאמנותו למדינה כשאמר במסיבות עיתונאים בסנאט את הבעיות במדינה.
Bu yüzden WSPU Britanya kamuoyunun desteğini bir süreliğine kaybetmiştir.אבל במהרה הוא למד להבין את החשיבות של העזרה הבריטית.
Birkaç gün sonra dünya kamuoyu bu hunharca eylem konusunda bilgilendirilir.Няколко дни по-късно светът е бил информиран за зверствата.
Böylelikle bir kamuoyu oluşturmaya çalıştı.Така решихме да сформираме група.
Hastalığı sonraki ay kamuoyuna duyuruldu.Заболяването е обявено пред обществеността през февруари.
28 Temmuz 2009 tarihinde köprünün son tasarım maketi kamuoyunun dikkatine sunuldu.Към 28 февруари отдела за проектиране завършва разработката на проектната документация.
Daha sonraki yıllarda, kamuoyunda daha fazla meşgul oldu.Narednih godina intenzivno se radilo u društvu.
Fransa’da ise kamuoyu savaşa karşı çıkmaktaydı.Francuska nije samo trpjela na bojnom polju.
Japon kamuoyu suikasta büyük tepki gösterdi.Javnost SAD-a je snažno reagirala na napade.
Rusya Kamuoyu Araştırmaları Merkezi.Jedan je od glavnih ruskih znanstvenih gradova.
Ancak 'futbol sahası görüntüleri' hiçbir zaman kamuoyuna gösterilmedi.Na futbalovom ihrisku som nebol nikdy sám."
Arap Baharı'nın bir parçası olan 2011 Yemen ayaklanmasının uluslararası kamuoyuna dönük yüzü oldu.V roku 2011 sa stala svetovou tvárou Jemenského povstania, súčasti povstaní Arabskej jari.
Üç Çinli habercinin öldüğü olay Çin kamuoyunda bir öfke yaratmıştır.Tento incident spôsobil smrť trom čínskym novinárom a šokoval čínsku verejnosť.
Fransa’da ise kamuoyu savaşa karşı çıkmaktaydı.Z rovnakých dôvodov bol proti vojne v Iraku.
Yönetim daha sonra Alanzinho'ya kamuoyuna açıklanmayan bir para cezası uyguladı.Peniaze boli Van Alenovi vyplatené až po súdnom spore.
Zira konu, o dönemde kamuoyunun ilgisini kaybetmişti.V období Sengoku stratila provincia na svojej dôležitosti.
Bu dilekçe kamuoyunda bir skandala yol açtı.Na ceremónii spôsobil tak trochu škandál.
Yaptığı söylevler hiçbir zaman Sovyetler tarafından kamuoyuna açıklanmadı.Žiadne z týchto pomenovaní nebolo nikdy použité sovietskymi orgánmi.
Adaylar kamuoyundan gelen öneriler doğrultusunda seçilir ve oylamaya açılır.Prišli ľudia z univerzity a navrhli mi, aby som kandidoval.
Kamuoyuna, sadece bir "program deklarasyonu" açıklandı.Države so podpisale le Pismo o nameri'.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan kamuoyunu tatmin edici bir açıklama bekliyoruz." dedi."V spomin častnemu občanu občine Domžale Stanetu Habetu".
Kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesinin sağlanması.Zagotoviti pravočasno in informativno povratno informacijo.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence" sözleri kamuoyunda yoğun tartışmalara yol açtı.Pasikalbėkime apie tai…“ laidos, kuriose svečiavosi ir buvo kalbinami garsūs šalies politikai.
Bu dilekçe kamuoyunda bir skandala yol açtı.Šis incidentas sukėlė pasaulinio masto skandalą.
Amerikan sanatını ve kamuoyunu büyük oranda etkilemiştir.Ta on Ameerika kunstiajalugu ja psühholoogiat palju mõjutanud.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence" sözleri kamuoyunda yoğun tartışmalara yol açtı.Mul üks unistus" on tähelepanu keskele sattunud seoses kõne esitusega.
Eser hem eleştirmenlerin hem de kamuoyunun ilgisini çekti.Projekt pälvis nii publiku kui kriitikute tähelepanu.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Dar un lucru aş vrea să discut ce de regulă nu se menţionează în dezbaterile publice.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Je jedna věc, o které bych chtěl mluvit, která není ve veřejné debatě nikdy moc zmiňována.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Jest jednak jedna rzecz, którą chciałbym poruszyć, chociaż nigdy nie pojawia się w publicznej debacie.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.하지만 여기서 한 가지 논쟁에서 제외된 것을 말하고 싶습니다
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Ma c'è una cosa di cui voglio parlare, che nel dibattito pubblico non viene mai fuori.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Pero hay una cosa que quiero hablar de ello en la nunca se planteó el debate público.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Tapi ada satu hal yang saya ingin bicara tentang itu di debat publik tidak pernah dibesarkan.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Искам да поговоря за нещо, което не се споменава в обществените дебати.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.ברצוננו להבהיר כי ישנו דבר נוסף השייך לעניין, שלא נידון בפומבי.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.ولكن هناك شيء واحد أريد أن أتحدث عن هذا الموضوع في ابدأ هو طرح المناقشة العامة.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.公開討論は決して育てられました。 このときの概念が、胚を取得する - あなた
Bakanlar Konseyi, Komisyon’un teklifi üzerine, tavsiyelerini kamuoyuna açmakararıalabilir.A Miniszterek Tanácsa, az Európai Parlamenttel folytatott konzultációt követően, egyhangúlag jár el.
Bakanlar Konseyi, Komisyon’un teklifi üzerine, tavsiyelerini kamuoyuna açmakararıalabilir.Consiliul de Miniştri poate decide, la propunerea Comisiei, săfacăpubli-ce recomandările sale.
Bakanlar Konseyi, Komisyon’un teklifi üzerine, tavsiyelerini kamuoyuna açmakararıalabilir.Ministerineuvosto voi komission ehdotuksestapäättää julkistaa suosituksensa.
Bu ara son demlerini yaşıyor. Müslüman Dünyası'ndaki kamuoyu yoklamaları gösteriyor kiEstaba muriendo mucho antes que él y ahora está en sus últimas.
Dünyaya iyi amerika o kamuoyu ile onlar göre세계에서 잘 미국이 그 대중과 그 사람들 따라
Dünyaya iyi amerika o kamuoyu ile onlar görela en el mundo américa bien que con que el público que se conforme
Dünyaya iyi amerika o kamuoyu ile onlar görela lume bine că America cu publicul pe care le conform
Dünyaya iyi amerika o kamuoyu ile onlar göreΑμερική και ότι με αυτό το κοινό ότι σύμφωνα με
Dünyaya iyi amerika o kamuoyu ile onlar göreבעולם גם אמריקה שעם שהציבור שהם פי
Dünyaya iyi amerika o kamuoyu ile onlar göreفي العالم كذلك أمريكا أنه مع أن الجمهور أنها وفقا
Dünyaya iyi amerika o kamuoyu ile onlar göreよくアメリカその国民とその その彼ら 従った 私はこのケースについてのアイデアを持っている
Facebook gönderisi satranç turnuvasının yöneticilerine karşı kamuoyunun öfkesini alevlendirdi.La publicación en Facebook encendió la indignación del público contra los organizadores del torneo de ajedrez.
Facebook gönderisi satranç turnuvasının yöneticilerine karşı kamuoyunun öfkesini alevlendirdi.Пост на Facebook вызвал общественное возмущение в отношении организаторов шахматного турнира.
Genel KamuoyuCum trebuie sュ procedez?
Hatta, demokratik olmayan hükümetler bile kamuoyunu daha çok önemsemekte.Bahkan pemerintahan yang tidak demokratis sekalipun lebih sensitif terhadap opini publik.
Hatta, demokratik olmayan hükümetler bile kamuoyunu daha çok önemsemekte.Dokonce i nedemokratické vlády jsou citlivější vůči veřejnému mínění.
Hatta, demokratik olmayan hükümetler bile kamuoyunu daha çok önemsemekte.Ed anche i governi non democratici sono più sensibili all'opinione pubblica.
Hatta, demokratik olmayan hükümetler bile kamuoyunu daha çok önemsemekte.E incluso los gobiernos antidemocráticos son más sensibles a la opinión pública.
Hatta, demokratik olmayan hükümetler bile kamuoyunu daha çok önemsemekte.En zelfs ondemocratische overheden zijn gevoeliger voor de mening van het volk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod