Olay, yerel saatle, yaklaşık 15:05 civarında kampüsün Cole Hall koridorunda gerçekleşti.乱射事件は午後3時5分(中部標準時)にキャンパスのコール・ホールで起きた。
Bu hizmetten yararlanmak için evinizin kampüsün yakınında bulunması gerekiyor.この部から、役宅に奉公するおはなが登場する。
Erivan Üniversitesi ayrıca Hankendi'nde bir kampüs açmıştır.カリフォルニア州のナショナル大学もヘンダーソンにキャンパスを持っている。
2013/2014 QS Raporu, İspanya, İsviçre ve Almanya'dan AB kampüslerini 33. pozisyonda sıraladı.據2013/2014 QS報告,EU西班牙、瑞士和德國校園位列第33位。
Olay, yerel saatle, yaklaşık 15:05 civarında kampüsün Cole Hall koridorunda gerçekleşti.事件是在下午大約3點05分時發生於學校的Cole Hall大堂。
2011 QS Raporu'nda, EU Business School İspanya, İsviçre, Almanya ve kampüsleri 39. sıralandı.在2011 QS報告中,EU商學院的西班牙、瑞士和德國校園位列第39名。
Üniversitenin günümüzdeki kampüsünün çoğu dünyaca ünlü Fin mimar Alvar Aalto tarafından çizilmiştir.整个奥塔涅米校区的许多建筑都由世界著名建筑设计师阿尔瓦尔·阿尔托设计。
Bu kampüsteki bölümlerle birlikte toplam bölüm sayısı 51'dir.兩房加儲物房單位總數51伙。
Ayrıca kampüs içinde bir de Starbucks Cafe bulunmaktadır.一到三樓另有星巴克咖啡分店。
Kampüs içerisinde; bulunmaktadır.營山,中。
Kampüste dört fakülteye ait yapılar bulunmaktadır.校园内建有四个人工湖。
Ayrıca Ayazağa kampüsünde her ay yürüyüş günleri yapılmaktadır.有著每天去山裡散步的習慣。
Kampüste 309 çeşit yerli türden 9000 ağaç olacak.교내에는 9,000 그루의 나무가 있으며, 309 가지 종류의 씨종들이 있을 것이다.
Meksika'nın Monterrey şehri merkezli enstitünün ülkenin 25 değişik şehrinde 31 ayrı kampüsü bulunmaktadır.멕시코 몬테레이에 기반을 둔 이 대학교는 33캠퍼스가 25개 도시에 산재해 있다.
Eski kampüste bulunan 4,506 ağaçtan 1,000 yeni kampüs içinde yeniden ağaçlandırılacak.전 캠퍼스에 있는 4,506 그루의 나무 중에서 1,000 개가 새로운 캠퍼스로 옮겨진다.
Ayrıca kampüs içinde bir de Starbucks Cafe bulunmaktadır.또한 캄보디아에서 스타벅스 커피가 처음 문을 열었다.
Anadolu Havaalanı da bu kampüstedir.응우라라이 공항이 이 곳에 있다.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.경인교육대학교는 두 개의 캠퍼스로 이루어져 있다.
2011 yılından itibaren "Rönesans 2.0" kampüs projesi sürdürülmektedir.이 캠퍼스 프로젝트는 2015년까지 "르네상스 2.0(Renaissance 2.0)"이라는 이름으로 계속되었다.
Erişim tarihi: 15 Eylül 2015. ^ "Uçaksavar Kampüsü".2015년 9월. “FLIGHT LOG : DEPARTURE”.
Üniversitenin "Yaratıcı Kampüsü"'de konumlanmıştır.“‘마법사들’ 대학로 창조아트센터서 공연중”.
ABD'nin Florida eyaletinin Tampa kentinde GFÜ kampüsünde bulunur.본사는 미국 플로리다주 탬파에 있다.
Kampüs duvarları, iç avlu manzarası veya binanın dışına bakan manzara için sadece cam kullanıyor.캠퍼스는 벽과 내부 안뜰 또는 건물 외부를 바라 보는 경관을 위해 유리 만 사용한다.
Florida'da Miami'ye yakın bir yerde kampüsü bulunan bir eğitim kuruluşudur.플로리다 주 마이애미 부근에 University of Miami가 설립되면서 더욱 혼동을 겪는 경우가 많다.
Emniyet kampüsünün çevresindeki çok sayıda bina patlamada zarar gördü.מספר בתים בסביבה נפגעו מהפיצוץ.
Üniversite 23 kampüsüyle hizmet vermektedir.לאוניברסיטה 23 מועדוני ספורט בענפים שונים.
Şehir merkezinde olan kampüsü, "Mount Royal" adındaki dağın eteklerindedir.העיר בנויה סביב להר שעל שמו היא נקראת: Mont Royal.
Üniversitenin günümüzdeki kampüsünün çoğu dünyaca ünlü Fin mimar Alvar Aalto tarafından çizilmiştir.מבנים רבים בקמפוס האוניברסיטה נבנו על ידי האדריכל המפורסם אלבר אלטו.
Yüksekokulun kampüsü yoktur.כביכול, אין מחנה הריכוז מספיק.
Kampüse bitişik yeni bir yüzme havuzu vardır.לידו יש בריכה גדולה.
Microsoft Research New England, 2008'de Cambridge, Massachusetts, MIT kampüsünün bitişiğinde kurulmuştur."מיקרוסופט מחקר ניו אינגלנד" נוסדה בקיימברידג', מסצ'וסטס בשנת 2008.
Pennsylvania Üniversitesi kampüsü ^ (İngilizce)אתר אוניברסיטת המדינה של פנסילבניה (באנגלית)
Bu dönemde Çukurova Üniversitesi kampüsü içine bir güneş evi inşa etti.כיום אוניברסיטת ניו סאות' ויילס בנתה קמפוס על האתר.
Ayazağa kampüsünde yer almaktadır.הוא הגיע למחנה עולים בעין שמר.
Üniversitenin ana kampüsü Mérida şehrinde bulunmaktadır.Основните кампуси на университета са разположени в Мерида.
KAMPÜS Varna Hür Üniversitesi „Çernorizets Hrabır”, Bulgaristan’ın en iyi kampüslerinden birisine sahiptir.Варненският свободен университет „Черноризец Храбър“ притежава един от най-модерните кампуси в България.
Yüksekokulun kampüsü yoktur.Няма високи сгради.
Her bir kampüs kendine ait kütüphane birimlerine sahiptir.Почти всяко семейство притежава книгите.
16 Nisan - ABD tarihinin en büyük kampüs katliamı Virginia Tech Üniversitesi'nde düzenlendi.16. travnja - Školski masakr u Virdžinijskom politehničkom institutu.
Üniversitenin ana kampüsü Mérida şehrinde bulunmaktadır.Glavni kampus ovog sveučilišta nalazi se u Milanu.
Ayrıca, kampüs alanı da genişler.Obsadený bol aj ich tábor.
Ayrıca kampüs içinde bir de Starbucks Cafe bulunmaktadır.Tu sa okrem iného nachádza kaviareň Café Tortoni.
Üniversite kampüsünde Nokia, Siemens, Daimler firmalarının araştırma merkezleri bulunmaktadır.V high-tech priemyselnej zóne majú svoje výskumné centra Nokia, Motorola a Siemens.
On ana kampüsü vardır.Existuje 14 hlavných skupín.
Ayrıca Torino Politeknik Üniversitesi'nin uydu kampüsü buradadır.Sídli tu tu tiež Teologická fakulta Trnavskej univerzity.
Kampüs civarındaki sürücüler bisikletçilere saygılı.Osoby, ktoré jazdia na bicykli sú cyklisti.
Üniversitenin beş kampüsü bulunmaktadır.V meste sa nachádza päť univerzít.
Ardahan Üniversitesi Yenisey Kampüsü il merkezine 5 km mesafededir.Univerzita Antwerp Drie Eiken Campus je desať kilometrov od parku.
Mimarlık kampüsü, Kudüs’ün merkezindeki Tarihi Bezalel yerleşkesindedir.Zgodovinski primer nevojaškega opazovalnega stolpa je v Jeruzalemu.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.Mokykla sudaryta iš dviejų korpusų.
Kampüsde birçok modern yapı bulunmakta ve yapılara yatırım günümüzde de devam etmektedir.Jame statoma daug naujų gyvenamųjų namų, kartu tobulinama ir sektoriaus infrastruktūra.
KwaZulu-Natal Üniversitesi'nin merkez kampüsü şehir sınırlarındadır.Linnas on KwaZulu-Natali ülikool.
Enstitü, İstanbul'daki Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Kampüsü içinde yer alır.Pera muuseum Istanbulis asub Boğaziçi Ülikool.
ISC Paris Business School Paris'da kampüsleri bulunan işletme alanında uzman Avrupa menşeli bir üniversitedir.ISG Business School on Pariisis asuvate linnakutega Euroopa äriülikool.
Bunların ilki Bilim ve Teknoloji Kampüsü'dür.See oli uue tehnoloogia ja turu algus.
Aynı zamanda Doğu Finlandiya Üniversitesi'ne ait bir kampüs bulunmaktadır.Riigis asub Lääne-India ülikooli kampus.
Ağır? Kampüstedi en eski binlardan.-Ena izmed najstarejših zgradb na univerzitetnem zemljišču.
Ağır? Kampüstedi en eski binlardan.- Ο Αχυρώνας; - Ένα από τα αρχαιότερα κτίρια στο πανεπιστήμιο.
Ben öğrenci iken bir kampüs genişliğindeydi.Als ich ein Student war, war es über den Campus ausgedehnt.
Ben öğrenci iken bir kampüs genişliğindeydi.Antes estaba al otro lado del campus.