Şu an 2017 yılında kampta 9 okul ve 1,500'ün üzerinde öğrenci var.Im Jahr 2017 existieren neun Schulen mit über 1500 Schülern im Aufnahmelager.
Bu kampta 485 gün kaldı.Sie blieb 585 Tage im Amt.
200 mahkûm kamptan kaçtı.100 Häftlinge blieben im Lager zurück.
Kampta kaç kişinin katledildiği kesin olarak bilinmemektedir.Wie viele Kinder in dem Lager umgekommen sind, ist nicht sicher.
1945 yılında savaşın bitmesiyle kamptan kurtuldu.Anfang 1945 floh sie aus dem Lager.
Kamptaki SS derhal enterne edilir.SS produziert werden soll.
Kampta çeşitli spor müsabakaları ile yerel halkla kaynaşma toplantıları da yapılmaktadır.Im Gemeindegebiet sind unterschiedliche sportliche Freizeitaktivitäten möglich.
Kampta bir poker oyunu sırasında Wild Bill Hickok, Jack McCall tarafından sırtından vurularak öldürülür.Le jour suivant l'arrivée de Bullock, Wild Bill Hickok fut abattu d'une balle dans la tête par Jack McCall.
Kampta erkek kardeşler Pete ve Mich (ki kendilerinin çalışır durumda bir tankları mevcuttur) yer almaktadır.Il chemine dans le bras où il se divise en branches antérieure et postérieure.
200 mahkûm kamptan kaçtı.Quatre cent personnes se sont échappées du camp.
Kamptaki SS derhal enterne edilir.L'infanterie saoudienne réplique immédiatement,.
Ağabeyi George, kamptan sağ çıktı fakat Hana öldü.Cousine Mary revient de la campagne, mais Tom s'en va bouder.
Bu arada kızkardeşi çoktan kamptan kaçmıştır.Elle s'évade lors de l'évacuation du camp.
Daha sonra kamptaki bilgisayar gece için kilitli bir odaya kapatılır.Le soir, l'ordinateur du camp de réfugié est enfermé dans un local en attendant le lendemain matin.
Bu sırada kampta Kate ve Jack mutfakta eski günlerden konuşmaktadırlar.En el campamento, Kate y Jack tienen una conversación en la cocina, y recuerdan los días pasados en la isla.
O da kamptadır.È anche stato il Col.
Kampta Williams, klavye ve bateri çalarken Hugo, tenor saksafon çalıyordu.Williams fa il batterista, Hugo suona il sassofono tenore.
Daha sonra kamptaki bilgisayar gece için kilitli bir odaya kapatılır.На ночь компьютер с доступом в интернет закрывают в особой комнате.
Kampta erkek kardeşler Pete ve Mich (ki kendilerinin çalışır durumda bir tankları mevcuttur) yer almaktadır.Ба вырос в Приморской Сене вместе с семью братьями и сестрами.
Bu arada kızkardeşi çoktan kamptan kaçmıştır.После чего ей удалось бежать из лагеря.
Sahildeki kampta, Charlie Pace (Dominic Monaghan), Claire'in bebeğinin ağlama sesini duyar.В лагере на пляже, Чарли Пэйс (Доминик Монаган) слышит крики малыша Клэр Литтлтон, Аарона, и будит Клэр.
200 mahkûm kamptan kaçtı.Тысячи заключённых покинули лагерь.
Sawyer ve Kate kamptan ayrılırlar ve tekneyi bulurlar.Кейт и Сойер добираются до берега и понимают, что им нужна лодка.
Adada kampta herkes stres altındadır.В эстуарии находятся острова.
Kamptaki gardiyanlar esirlere büyük zulüm ettiler.Охрана концлагеря отличалась особой жестокостью по отношению к заключённым.
O da kamptadır.И тоже свой камертон.
2007 Mayıs ayında ilk sinema filmi "Çılgın Dersane Kampta"da rol aldı.وفي مايو 2007، قامت بتمثيل أول فيلم لها في السينما من خلال فيلم ( معسكر مدرسة كول ) .
O da kamptadır.هو أيضا كوميدي.
15,000 çocuk kamptaki çocuk yurtlarında kalıyordu, bunlardan sadece 93'ü hayatta kalmayı başardı.Das 15 mil crianças que havia anteriormente, apenas 93 estavam vivas quando o campo foi libertado.
Kampta kaç askerin öldürüldüğüne dair belirli bir rakam belli değildir.Não se sabe ao certo a quantidade de soldados envolvidos na batalha.
Ocak 1945 yılında kampta 45.000 'den fazla kadın esir vardı.No começo de 1945, havia mais de 5000 prisioneiros de guerra no campo.
Mehdi bu armuttan zehirlenerek askeri kampta ölmüştür.Rosé morreu no campo por envenenamento.
Tony bunu kabul eder, o akşam kampta çıkan bir ayaklanma sırasında Tony, Rebenga'yı bıçaklayarak öldürür.Tijdens een opstand in het kamp slaagt Tony erin om Rebenga te doden.
Ocak 1945 yılında kampta 45.000 'den fazla kadın esir vardı.Op 1 januari 1945 waren er hier meer dan 60.000 krijgsgevangenen geregistreerd.
O da kamptadır.Hij is er ook kapitein.
Bunun yanında kampta salgın hastalıklar da zayiata neden olmaktaydı.Ook het Spaanse leger kreeg in het voorjaar te maken met ziekten in het kamp.
Kamptan erken geldiğine sevindim.Ik ben blij dat je vroeg terug bent van kamp.
200 mahkûm kamptan kaçtı.200 więźniami uciekł z obozu.
Kampta bir poker oyunu sırasında Wild Bill Hickok, Jack McCall tarafından sırtından vurularak öldürülür.Został zabity strzałem w tył głowy podczas gry w pokera przez lokalnego watażkę Jacka McCalla.
Mültecilerin tahliye işlemi bittikten sonra Hollandalı askerler kampta yaklaşık bir hafta daha kaldılar.Po przeprawieniu się wszystkich żołnierzy Macedończycy kolejną noc spędzili w obozie.
20 Temmuz suikast girişiminin ardından tutuklandı ve Köln Fuar Alanı'ndaki bir kampta gözaltında tutuldu.Został aresztowany 23 sierpnia i dostał się do obozu koncentracyjnego na terenach targowych w Kolonii.
Danielle’e kampta ne aradığını sorduğunda Danielle “diğerleri”nin gelmekte olduğunu söyler.Gdy Van De Kampowie jedli obiad, Danielle przyznała się, że to ona ją kupiła.
Dulag 121 Müzesi kampta özel olarak tasarlanmış bir binada yer almaktadır.Muzeum Dulag 121 mieści się na terenie dawnego obozu, w specjalnie na ten cel zaprojektowanym budynku.
200 mahkûm kamptan kaçtı.Mellan 10 och 12 fångar lyckades fly från lägret.
Şu an 2017 yılında kampta 9 okul ve 1,500'ün üzerinde öğrenci var.Станом на 2017 рік у таборі функціонують 9 шкіл з більше як 1,500 учнів.
Bu kampta 485 gün kaldı.На той час тут жило 485 осіб.
Rapor kamptan kaçan iki kişi tarafından hazırlanmıştı (16).Цей обсяг робіт виконували дві комплексні бригади (у складі 16 чоловік).
200 mahkûm kamptan kaçtı.Táborem prošlo přibližně 200 zajatců.
15,000 çocuk kamptaki çocuk yurtlarında kalıyordu, bunlardan sadece 93'ü hayatta kalmayı başardı.Z 15 000 dětí odvlečených do tohoto tábora přežilo pouhých 130, její syn byl mezi nimi.
Şu an 2017 yılında kampta 9 okul ve 1,500'ün üzerinde öğrenci var.V roce 2017 bylo v táboře již 9 škol pro více než 1500 studentů. V některých z těchto škol studují také dívky.
Kampta sağ kalabilenler Sobibor İmha Kampı'na nakledildi.Vězňové byli odvezeni do vyhlazovacího tábora Sobibor .
İki dağcı bitkinlik nedeniyle 7.600m'deki dördüncü kampta ölürler.7400 m-es magasságban, a 4-es táborban végkimerülés miatt ketten életüket vesztik.
Kampta, akıcı İngilizce konuşan Leningradlı Nataşa Kaşirina da dahil olmak üzere pek çok arkadaş edindi.Sok barátot szerzett köztük a leningrádi Natasha Kasirinát, aki folyékonyan beszélt angolul.
Ardından kampa geri döndüğünde kamptakilerin Randall'ın kayıp olduğunu henüz fark ettiğini görür.A harc után viszont ijedten veszik észre, hogy Butters időközben eltűnt.
Bundan sonra kampta bu birlik hakkında çok değişik söylentiler dolaşmaktaydı.Nem sokkal később már az egész városban pletykák keringenek az esetről.
1945 yılında savaşın bitmesiyle kamptan kurtuldu.1945-ben, a háború befejezése után vidékre költözik.
Gula, kamptaki okulda öğrenciydi.Gula oli pakolaisleirin epävirallisen koulun oppilas.
Bundan sonra kampta bu birlik hakkında çok değişik söylentiler dolaşmaktaydı.Tässä vaiheessa mitä erilaisimmat huhut kiertelivät hovissa.
Kampta ağır suç işlediği tespit edilenler Sovyet Ceza Kanunu'ndaki 58. yasanın 1b maddesine tabi tutuldu.Tuomiot perustuivat pääasiassa Neuvostoliiton rikoslain pahamaineiseen 58. artiklaan.
Nazi belgelerine göre kampta her on esir için bir SS subayı görev yapmıştır.SS veloitti joka vangista päivämaksun.