Onlar yaz tatili sırasında kampta bizi ziyaret etti.They visited us at the camp during summer vacation.
O kamptaki mülteciler bir aydır kıt kanaat geçinmektedirler.The refugees in that camp have been living from hand to mouth for a month.
O ve ben o zaman aynı kamptaydık.He and I were in the same camp then.
Tom'u kampta tek başına bulduk.We found Tom alone at the camp.
Bizim kampta bir sürü iyi zaman geçirdik.We had a lot of good times in our camper.
Bu kampta yemek korkunç.The food at this camp is terrible.
Tom bütün yaz kamptaydı.Tom was away at camp all summer.
Şu an 2017 yılında kampta 9 okul ve 1,500'ün üzerinde öğrenci var.In 2017 there are nine schools in the camp with over 1,500 students.
Hayatını yerel kilisesi tarafından yönetilen bir kampta Tanrı'ya yeniden tahsis etmiştir.He rededicated his life to God a camp run by his local church.
Sawyer ve Kate kamptan ayrılırlar ve tekneyi bulurlar.Sawyer and Kate then take off and find the boat.
Daha sonra kamptaki bilgisayar gece için kilitli bir odaya kapatılır.At night, the camp's computer is locked inside for the night.
Ocak 1945 yılında kampta 45.000 'den fazla kadın esir vardı.By October 1944, there were more than 5,000 prisoners in the camp.
Hayatının önemli bir kısmını bu kampta zorluklar içerisinde geçirdi.He learned a lot about life in that harsh journey.
Daha sonra kamp aylakların saldırısına uğrar ve Amy, kamptaki diğer bazıları ile birlikte öldürülür.Later, the campground is attacked by walkers, and Amy is among the camp members killed.
200 mahkûm kamptan kaçtı.Approximately 200 prisoners died at the camp.
Kampta kaç kişinin katledildiği kesin olarak bilinmemektedir.It is not known how many were murdered in the camp.
Bu sırada Alma, Sol star’ın da yardımıyla kampta bir banka açar.Alma Garret enlists the help of Sol Star to establish a bank in the camp.
Bunun yanında kampta salgın hastalıklar da zayiata neden olmaktaydı.In addition, there was sickness in the camp.
Kampta yaklaşık 2 buçuk yıl kaldıktan sonra, 1943 yılında kamptan kaçtı.He escaped from the camp in 1943 after nearly 2½ years of imprisonment.
Kamptakiler inanırlar ve Valiyi lider yaparlar.Presidents do it, governors do it.
Beyrut, Lübnan'da bulunan kampta 9,842 kayıtlı Filistinli mülteci bulunmaktadır.It is located in southern Beirut, Lebanon and houses more than 9,842 registered Palestine refugees.
Kampta bit salgını da vardı.There was also continuing unrest in the camp.
Rastgele kamptakilere ateş etmeye başlıyorlar eğlence için.They've taken to just firing into the prison camp at random for fun.
Ama ben bu fotorafı, Assam'da, ormanın ortasındaki bir ekolojik kampta çektim.But I took this photograph in a toilet at the back of a tent in the eco-camp in the jungle in Assam.
6. Sınıfta yaz kampına gittiğimizde... bir gün kamptan kaçtık.Hatırlamıyor musun?Do you remember the day we ran away from 6th grade camp?
Kampta hayat hiçbir zaman kolay değildir.Life in the camp is never simple.
Başta kampta güvendeydik.At first, we were safe in the camp.
2. kampta ondan 609m. daha yüksektedir ve Western Cwm ismi verilmiştir.Camp Two, another 2,000 feet higher up, what's called the Western Cwm.
Bu resim içüncü kamptan çekildi.This is a view taken from camp three.
4. kamptalar ve rüzgarın zirvede nasıl estiğini görebilirsiniz.They're up at Camp Four, and you can see that there's wind blowing off the summit.
Bu dağcılar yukarıda fırtınanın içindeyken Benim keşif gezim 3. kamptaydı.My expedition was down in Camp Three, while these guys were up there in the storm.
Buda aşağı kamptan bir görüntü.And this was scene at the lower camp.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.This is a scene at base camp, at one of the camps where some of the climbers were lost.
Mültecilerin çalışma izninin olmamasıyla birlikte çoğunun kamptan ayrılma hakkı da yok.The refugees are not allowed to work and very few are allowed to leave.
Mitroviça mahkemesi, kuzey Arnavutluk'ta yer alan iki kamptaki tutuklamalarla ilgili kararını verdi.A Mitrovica court delivers a verdict in connection with detentions at two camps in northern Albania.
Kurallar kamptan kampa değişiyor gibi görünüyor.Rules seem to vary from camp to camp.
Kamptaki tutuklular insanlık dışı şartlara, cinayet, işkence ve dayağa maruz bırakıldılar.Inmates at the camp were subjected to inhumane conditions, killings, torture, and beatings.
"Konserler harika, fakat burada kampta düzenlenen partiler daha da iyi gibi görünüyor."The concerts are great, but it seems like it's even better at the parties thrown here at the camp.
Bu kamptan ve alt kamplarından toplam 650.000 kişinin geçtiği tahmin edilmektedir.It is estimated that altogether 650,000 people passed through this camp and its sub-camps.
1941'den itibaren Sovyet esirler bu kampta kalmaya başladı.From 1941, the stalag received POWs from Russia, who were housed in a separate compound.[1]
Kamptakiler Nisan 1945'te Sovyet askerleri tarafından kurtarıldı.The camp was finally liberated by the Russians in April 1945.[1]
Kampta ölen esirler Nardt'taki mezarlığa gömüldüler.Prisoners who died at the camp were interred at the cemetery in Nardt.
1945 yılına kadar kamptan yaklaşık bir milyon mahkum geçti.Estimates of the number of deaths vary between 8,000 and around 50,000.
Kaynaklar kampta ölen kişi sayısının 8.000 ile 50.000 arasında olduğunu belirtir.A couple of the original camp buildings still exist in the commercial estate Immenheim.
Burada kampta ölenler için bir anıt dikilmiştir.There is a memorial to them.
Savaş sırasında Nazilere karşı savaşan her ulustan mahkumlar bu kamptan geçmiştir.At some time during the war, prisoners from every nation fighting against Germany passed through it.
Bu sırada kampta 1.728 kadın vardı.At that time there were 1,728 women in the camp.
Kampta kalan Polonyalı kadın esirler serbest bırakıldıktan kısa bir süre sonra Oberlangen'de.Polish female soldiers of the camp at Oberlangen shortly after liberation
Ölüler yaklaşık kamptan yaklaşık 1 km kuzeyindeki toplu mezarlara gömüldü.The dead were buried in mass graves about 1 km north of the camp.
Kamptaki esir Fransız subayları.Some of the French officers held at Colditz
Gün boyunca kamptakilerin yarısı kartuşları ve radyo parçalarını sıralamak zorundalardı.During the day, half of the camp had to sort cartridges and radio parts.
Ayrıca, gelişim yıllarında Maine'deki bir kırsal kampta birçok yazı geçirdi. [3]She also spent many summers during her formative years at a rural camp in Maine.[3]
Galatlar, konsülün izlenmesini emrettiği kamptan her yöne kaçtı.The Gauls fled from the camp in all directions, whom the consul ordered to pursue.
Delil yetersizliğinden beraat eder, hala bir kampta tutulur.Acquitted for lack of evidence, he is still interned in a camp.
Musa ibadet etmek için kamptan ayrılır; onun yokluğunda İsrailliler Altın Buzağı'ya taparlar.Moses leaves the camp to meditate; in his absence the Israelites worship the Golden Calf.
Lange'ye göre, kampta sadece on dakika kalmış.According to Lange, she was only at the camp for ten minutes.
Yaklaşık %30'u Suriye sınırına yakın, hükümet tarafından yönetilen 22 kampta yaşamaktadır. [1]About 30% live in 22 government-run camps near the Syrian border.[5]
Kampta erkek kardeşler Pete ve Mich (ki kendilerinin çalışır durumda bir tankları mevcuttur) yer almaktadır.So die Brüder Peter Schiergen (Rennreiten) und Heiner Schiergen (Dressur).
Sonunda kampta her şeyi değiştiren bir cinayet işlenir.In jeder Folge gibt es einen Mordfall an einem jeweils wechselnden Ort.
Kampta bir poker oyunu sırasında Wild Bill Hickok, Jack McCall tarafından sırtından vurularak öldürülür.Hickok wird am Pokertisch im Saloon No. 10 von dem Verlierer Jack McCall hinterrücks erschossen.