kamp ile cümle
kamp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Pek çok üye toplama kamplarında tutuklandı, işkence edildi veya idam edildi.A grande maioria foi deportada para os campos de concentração ou simplesmente executada.
17 Temmuz 813 tarihinde Krum Konstantinopolis'in surlarına ulaştı ve herhangi bir engel olmadan kamp kurdu.Em 17 de julho de 813 ele próprio atingiu os muros da cidade e assentou seu acampamento sem obstáculos.
Bu kampanyada Ivory Soap isimli sabunlarla heykel yarışması düzenlenmiştir.A empresa chamou o sabão Marfim.
Vergilere ve ücret kontroll erine karşı kampanyalara devam etti.Ela continuou a fazer campanha contra impostos e controles de preços.
Parlamento Reformu (CPR) Kampanya kurucuları arasında yer aldı.Ela foi co-fundadora da Campanha para a Reforma Parlamentar (CRP).
Chelmno, Auschwitz ve Treblinka toplama kamplarında 3 milyon Yahudi öldürüldü.Testemunhou o assassinato em massa de milhões de judeus nos campos de extermínio de Treblinka e Belzec.
Etkilenen ülkeler ve halklarının durumu, dünya çapında bir insani yardım kampanyasının başlamasına sebep oldu.A situação de muitos povos e países afetados em todo o mundo provocou uma resposta humanitária.
Pennsylvania Üniversitesi kampüsü ^ (İngilizce)Universidade da Pensilvânia (em inglês).
Molly: Kampın hemşiresidir.É uma das enfermeiras do hospital.
2004 yılında ise "Kirlenmek Güzeldir" kampanyasını başlattı.Em 1996 ele lançou "Dangerous Madness".
Ayazağa kampüsünden Taşkışla ve Gümüşsuyu kampüslerine metro hattı üzerinden ulaşım mümkündür.Poderá trocar de uma linha à outra e de linha de metrô aos trens periféricos.
Göl çevresi yaz aylarında da kamp sporuna olanak sağlamaktadır.Os transportes públicos também alcançam o Palácio de Verão.
Bu kampanya, petrol kaynaklarının adil bir biçimde paylaşılması gerekliliğini ortaya koymaktadır.Mas para isso é fundamental que a população faça a separação correta do lixo.
Tugaya mensup askerler tutuklanarak Sırbistan'daki askeri esir kamplarına nakledildi.Este órgão ordenou a libertação dos prisioneiros políticos mantidos no campo de concentração de Camp Boiro.
Böylece her iki ordu nehrin iki tarafında karşılıklı kamp yaptılar.Isso obrigou os dois exércitos a acampar nas margens opostas do rio.
Düsseldorf kampüsü, 1984 yılında Berlin’e taşınmıştır.De campus Düsseldorf verhuisde naar Berlijn in 1984.
Ezio'nun kampı: Ezio Attila ile bir barış antlaşması imzalandıktan sonra Roma'ya geri çağrılmıştır.Ezio's kamp Ezio is teruggeroepen nadat de vrede is gesloten.
Hitler hapiste Mein Kampf (Kavgam) kitabını kaleme alır.Zijn gevangenschap benutte Hitler voor het schrijven van Mein Kampf (Mijn strijd).
1914 yılında kendisine Nobel Ödülü verildiğinde Barany bir Rus savaş kampında esirdi.Toen hem in 1914 de Nobelprijs werd toegekend was hij Russisch krijgsgevangene.
Ana kampüsü Fiji'nin başkenti Suva'da yer almaktadır.De FFA zetelt in de hoofdstad van Fiji, Suva.
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.Verder zette hij 44 Joodse kinderen uit het weeshuis in Izieu op transport naar Auschwitz.
Kanlı Seneffe Savaşı'ndan bir yıl sonra ise süvari alayı eğitim kampına albay olarak atandı.Na de bloedige Slag bij Seneffe een jaar later werd hij gepromoveerd tot kolonel.
1979 ile 1984 yılları arasında Kampen'deki Drama ve Sanat Akademisinde eğitim gördü.Ter Steege studeerde van 1979 tot 1984 aan de Academie voor Drama en Kunst in Kampen.
İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.De volgende maanden bezochten ze alle grote steden in de Zuidelijke Nederlanden voor de Blijde Intrede.
Kampanya hala sürmektedir.Deze campagne loopt nog steeds.
Yerine Gaius Flaminius Nepos atandı ve kış kampını oluşturmak üzere ordusunun başına döndü.Hij werd opgevolgd door Gaius Flaminius Nepos en voegde zich weer bij zijn leger in het winterkamp.
Seçim kampanyası süresince Obama hakkında birçok iddia dile getirilmiştir.Dit leidde tot een scriptie over de verkiezingscampagne van Obama.
15.000 kişilik istisna dışında hepsi, öldürüldükleri Auschwitz-Birkenau ölüm kampına alındılar.Op vijftienduizend na kwamen zij allen in het vernietigingskamp Auschwitz-Birkenau om het leven.
Fakat sadece 9 ay hapis kaldı ve bu sırada Mein Kampf (Kavgam) adlı kitabını yazdı.Hij zit slechts negen maanden in de gevangenis, waar hij het eerste deel van zijn boek Mein Kampf schrijft.
Sonraki gece kampları Ra'zac tarafından basılır.Op deze manier komen ze achter de schuilplaats van de Ra'zac.
1984 yılında Pakistan'da bulunduğu mülteci kampında Steve McCurry tarafından fotoğrafı çekildi.Steve McCurry nam de foto in 1984 in een vluchtelingenkamp bij de grens met West-Afghanistan.
Tony bunu kabul eder, o akşam kampta çıkan bir ayaklanma sırasında Tony, Rebenga'yı bıçaklayarak öldürür.Tijdens een opstand in het kamp slaagt Tony erin om Rebenga te doden.
Tüm kampüsler WiFi ve bilgisayar süitleri ile donatılmıştır.Alle vliegtuigen zijn uitgerust met WiFi.
Ocak 1945 yılında kampta 45.000 'den fazla kadın esir vardı.Op 1 januari 1945 waren er hier meer dan 60.000 krijgsgevangenen geregistreerd.
Esir kamplarındaki yemek durumu son derece kötüydü.De omstandigheden in de krijgsgevangenenkampen waren erg slecht.
Kısa bir süre için George McGovern'in başkanlık kampanyasında çalıştı.Hij werkte ook korte tijd voor het campagneteam van presidentskandidaat George McGovern.
Ölümlerin çoğu, salgın hastalıktan dolayı bu kamplarda meydana geldi.De meeste doden vielen door ziekten die in deze kampen opgelopen waren.
2012 baharında müze, Umeå Sanat Kampüsündeki yeni binasına taşındı.In juni 2012 verhuisde het museum naar een nieuw gebouw bij de Umeå kunstcampus.
Kampüsler, Getty Center ve Getty Villa olarak adlandırılır.Zowel de Getty Villa als het Getty Center worden beheerd door de Getty Trust.
Bu esnada Sachsenhausen Toplama Kampında gardiyan ve sekreter olarak çalıştı.Van daar uit ging hij werken in Sachsenhausen als bewaker.
3.000'i yakalanıp esir kamplarına gönderildi.3000 personen werden bijeengedreven en overgebracht naar een gevangenenkamp.
Hatta bu kamplara zaman zaman diğer sosyalist ülkelerden de çocuklar gelmekteydi.Maar ook in andere landen ontstonden in deze periode verschillende socialistische partijen.
Yeni esir kampına geldiklerinde ise esirlerin sayısı azalmıştır.Bij terugkeer in het kamp werden de gevangenen opnieuw geteld.
Sezar kendisine karşı oluşturulan ittifaktan haberdar olmadan kışlık kampını Cisalpina Galya'ya kurdu.Caesar had zijn winterkampen in Gallia Cisalpina opgezet, zonder dat hij van de ontwikkelingen in Gallië wist.
Serbest bırakılması için uluslararası bir dayanışma kampanyası başlatılır.Er wordt sindsdien wereldwijd actie gevoerd voor zijn vrijlating.
Mahallenin, her yaz kamp yapılan Aliçi yaylası vardır.Elke zomer hebben ze een Alpenparty waar ze vandaan komen.
Pek çok üye toplama kamplarında tutuklandı, işkence edildi veya idam edildi.Een aantal van hen kwam in concentratiekampen terecht of werd ter dood veroordeeld en terechtgesteld.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.De school bestaat uit twee campussen.
Kamp komutanı olarak da Theodor Eicke'yi atadı.Hij werkte daar onder commandant Theodor Eicke.
Kulakların bir kısmı da çalışma kamplarına (gulag) gönderildi.Veel van de genen zijn georganiseerd in clusters (operons).
Parkta çeşitli yürüyüş patikaları ve kamping yerleri bulunmaktadır.In het park zijn diverse kampeerterreinen.
Newport'ta Wales Üniversitesi'ne dahil (Caerleon'da ve Allt-yr-yn'da) iki kampüs bulunmaktadır.In Caerleon is een van de twee campussen van de universiteit University of Wales, Newport.
Kaliforniya Eyalet Üniversitesi'ne bağlı Chico kampüsü bu şehirde bulunmaktadır.In de stad Chico is de California State University - Chico gevestigd.
Ve onu bir gün sonra aynı kampa çağırmıştır.Daags daarna ploegde hij het veld om.
Russenlager kamplarındaki koşullar genellikle Nazi toplama kamplarından daha kötüydü.De Duitse concentratiekampen waren over het algemeen wreder dan de Japanse.
Vientiane hem bulunduğu Vientiane bölgesinin başkenti hem de Laos'un başkentidir (Kampheng nakhon Vientiane).Vientiane is ook de hoofdplaats van de prefectuur Vientiane (kampheng nakhon Vientiane).
Fatih Terim onu yaz kampında görmek istiyordu.Panabaker ontdekte haar liefde voor acteren tijdens een zomerkamp.
Kampanyasının sloganlarından biri de "meer markt, minder overheid " (daha az pazar, daha az hükümet) "idi.Het thema van dit kabinet werd "Meedoen, meer werk, minder regels".
Sabah tekrar yakalanıp Stark kampına getirilir.De volgende ochtend is het weer verbeterd en gaan ze weer op weg naar het basiskamp.
Biz onlara köyün bir çeşmesinin yanındaki harmanlıkta kamp yeri verdik.Zijzelf woonden naast het landgoed in een villa aan de Parkweg.