Kuzeybatı 40. Cadde'de yeni bir otoyol kavşağı kampüste hizmet etmek üzere inşa edildi.For at lette adgangen til stationen blev der bygget en ny rundkørsel på den nuværende Fylkesvei 44.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.Universitet består av to campuser.
Mimarlık Fakültesi ve Hukuk Fakültesi dışındaki tüm bölümler ve fakülteler bu kampüstedir.Seluruh fakultas dan fasilitas akademik maupun fasilitas pendukung berada di kampus ini.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.Kampus ini terbagi atas dua kampus.
Sizi kampüsten alıp evinize kadar bırakıyor.Họ buộc cô ra khỏi nhà và đưa cô đến trại quân đội.
Kampüste Cafe APLUS ve Starbucks bulunmaktadır.Công ty cà phê được thành lập ở đây có Starbucks và Tully's.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.大学は、現在2つのキャンパスで構成されている。
Mimarlık Fakültesi ve Hukuk Fakültesi dışındaki tüm bölümler ve fakülteler bu kampüstedir.医学部・薬学部・工学部以外の学部・部局は、すべてこの丸の内キャンパスに位置していた。
Bu kampüsteki bölümlerle birlikte toplam bölüm sayısı 51'dir.兩房加儲物房單位總數51伙。
Kampüste dört fakülteye ait yapılar bulunmaktadır.校园内建有四个人工湖。
Kampüste 309 çeşit yerli türden 9000 ağaç olacak.교내에는 9,000 그루의 나무가 있으며, 309 가지 종류의 씨종들이 있을 것이다.
Eski kampüste bulunan 4,506 ağaçtan 1,000 yeni kampüs içinde yeniden ağaçlandırılacak.전 캠퍼스에 있는 4,506 그루의 나무 중에서 1,000 개가 새로운 캠퍼스로 옮겨진다.
Anadolu Havaalanı da bu kampüstedir.응우라라이 공항이 이 곳에 있다.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.경인교육대학교는 두 개의 캠퍼스로 이루어져 있다.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.Mokykla sudaryta iš dviejų korpusų.
Ağır? Kampüstedi en eski binlardan.-Ena izmed najstarejših zgradb na univerzitetnem zemljišču.
Ağır? Kampüstedi en eski binlardan.- Ο Αχυρώνας; - Ένα από τα αρχαιότερα κτίρια στο πανεπιστήμιο.
Bilirsiniz, bizim bir potansiyelimiz var kampüsteki en iyi ev olabilme.Bạn biết đấy, chúng ta có tiềm năng là nhà tốt nhất trong trường này.
Bilirsiniz, bizim bir potansiyelimiz var kampüsteki en iyi ev olabilme.Imamo potencial, da smo najboljši na univerzi.
Bilirsiniz, bizim bir potansiyelimiz var kampüsteki en iyi ev olabilme.Máte potenciál být nejlepší kolejí na této univerzitì.
Bilirsiniz, bizim bir potansiyelimiz var kampüsteki en iyi ev olabilme.Ştiţi, avem potenţialul de a bate cea mai tare frăţie din campus.
Bilirsiniz, bizim bir potansiyelimiz var kampüsteki en iyi ev olabilme.Tenemos el potencial para ser la mejor casa de este campus.
Bilirsiniz, bizim bir potansiyelimiz var kampüsteki en iyi ev olabilme.Έχουμε τις δυνατότητες να γίνουμε η καλύτερη αδελφότητα του πανεπιστημίου.
Biliyorsunuz, oğlunuz kampüsteki en büyük tazı köpeği.Bạn biết không, con trai của bạn doggie chó săn lớn nhất trong khuôn viên trường.
Biliyorsunuz, oğlunuz kampüsteki en büyük tazı köpeği. Benim oğlum, bir tazı köpeği mi?Su hijo es el mejor sabueso del campus. ?Mi hijo, un sabueso?
Biliyorsunuz, oğlunuz kampüsteki en büyük tazı köpeği.Ştiţi, fiul dumneavoastră e cel mai mare curvar din campus.
Biliyorsunuz, oğlunuz kampüsteki en büyük tazı köpeği.Uw zoon is het grootste jachthond-Hondje op campus.
Biliyorsunuz, oğlunuz kampüsteki en büyük tazı köpeği.Vaš sin je največji "lovski pes" v vsem okrožju.
Biliyorsunuz, oğlunuz kampüsteki en büyük tazı köpeği.Víte, váš syn je nejvìtší kurevník na univerzitì.
Biliyorsunuz, oğlunuz kampüsteki en büyük tazı köpeği.Ξέρετε, ο γιος σας είναι ο μεγαλύτερος γαμίκουλας του πανεπιστημίου.
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi.Buồn cười thật đấy! yên lặng
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi.Il MT del nostro tennis club... Consiste nello stare al campus... e fare allenamenti speciali.
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi.MT klub tenis kita ... adalah waktu buat kita untuk kita tinggal di kampus... dan menjalani latihan spesial.
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi.MT-ul clubului nostru de tenis.... este pentru noi ca sa locuim in campus. si sa urmam un antrenament special.
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi.Podczas MT naszego klubu tensiowego... bęziemy mieszkać w kampusie... i przechodzić specjalny trening.
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi.Тренировка нашего теннисного клуба... проводится в кампусе... и включает специальные занятия.
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi.Тренировката на нашия тенис клуб... ще се проведе в лагера. Вие ще преминете през специално обучение.
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi....הטיול של מועדון הטניס ....זה בשבילנו כדי להתגורר בקמפוס .וגם אימון מיוחד .זאת מסורת
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi.هذا MT لنادينا هذا لنا لكي نقيم في حرم الجامعة و للخضوع لتدريب خاص أنه تقليد
Bizim tenis clubü MT ... bize kampüste ikamet etmek için... ve özel eğitime tabi.学校の中で 合宿所で特別トレーニングの 伝統を受ける 先輩!ありえませんよ!
En güvenli çocuklar burada kampuste yaşıyor.Các chiến nhất, tự tin hầu hết trẻ em trong khuôn viên trường đang sinh sống ở đây.
En güvenli çocuklar burada kampuste yaşıyor.Cei mai mişto şi mai încrezători tipi din campus locuiesc aici.
En güvenli çocuklar burada kampuste yaşıyor.Het koelste, de zekerste kinderen op campus leven hier.
En güvenli çocuklar burada kampuste yaşıyor. Kim taşınıyor buraya?Los chicos más populares y confiados del campus viven aquí. - ?Quién se va a mudar?
En güvenli çocuklar burada kampuste yaşıyor.Največji frajerji na univerzi živijo tukaj.
En güvenli çocuklar burada kampuste yaşıyor.Ty nejdrsnìjší, nejlepší lidi na univerzitì žijí tady.
En güvenli çocuklar burada kampuste yaşıyor.Τα πιο κουλ παιδιά του πανεπιστημίου μένουν εδώ.
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?Areálem školy pochodují demonstrující, a policie pronásleduje mě. Chápete?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?A rendőrség meg pont engem üldöz, mi?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?Auf dem Campus gibt es Unruhen, und die Polizei verfolgt mich, OK?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?C'e' una rivolta nel campus, e la polizia sta inseguendo me, chiaro?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?Decorria um motim no campus, e a polícia perseguia-me, certo?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?Era rascoala in campus, si politia ma fugarea, da ?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?Er is een rel aan de gang op de campus, en de politie is mij aan het achtervolgen.
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?Hay una motín en el campus, y la policía me está persiguiendo ¿bien?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?Il y a une émeute sur le campus, et la police me poursuit, hein?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?캠퍼스에 폭동이 일어나고 있고, 경찰들은 저를 쫓아와요, 그렇죠?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?Na kampusie są zamieszki, a policja ściga mnie, tak?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?V študentskem naselju so protesti. In policija me lovi, ne?
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?Γίνεται εξέγερση στην πανεπιστημιούπολη και η αστυνομία καταδιώκει εμένα, έτσι;